İSLAM
29 Temmuz 2025: Günün Âyet ve Hadisi
Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü', 'Günün Karikatürü'nü istifadelerinize sunuyoruz... (29 Temmuz 2025)
VAHYİN DİLİNDEN
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(٣١) قَدْ خَسِرَ الَّذٖينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِؕ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَا حَسْرَتَنَا عَلٰى مَا فَرَّطْنَا فٖيهَاۙ وَهُمْ يَحْمِلُونَ اَوْزَارَهُمْ عَلٰى ظُهُورِهِمْؕ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ
(31) Allah’ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar gerçekten ziyana uğramışlardır.
Nihayet kendilerine kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar günahlarını sırtlarına yüklenmiş bir halde diyecekler ki: “Dünyada iyi amelleri terk etmemizden dolayı vah halimize!” Dikkat edin, yüklendikleri vebal ne ağır!
(En'âm Suresi, 6/31) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı
TEFSİRİ:
İnkârcıların öldükten sonraki durumlarıyla ilgili gelişmeler geçmiş zaman fiilleriyle anlatılmaktadır. Müfessirler, bu ifadelerde, ba‘s ve âhiret olaylarının sanki vuku bulmuş kadar kesin olduğunu vurgulamak için geçmiş zaman fiillerinin kullanıldığını belirtirler. Bununla birlikte âyetlerin, yalnız kıyamete hasredilmesi yerine, her inkârcının ölümünden yani ruhunun bedeninden ayrılmasından sonraki durumunu anlattığını düşünmek de mümkündür.
Buna göre, ölen her insan gibi müşriklerin ruhları da bedenlerinden ayrıldıktan sonra ölümün ardından ikinci bir hayat daha olduğunu apaçık görmüş, dünyadayken bu hayata inanmamakla yanıldıklarını anlamış ve bu yanılgılarını yüce Allah’ın huzurunda itiraf etmişlerdir.
Şimdiye kadar ölmüş olanlar bu hali yaşamış olduğu gibi şimdiden sonra ölecek olanlar da yaşayacaklardır. İnsanlardan Allah’ın huzuruna çıkarılacaklarına inanmayanlar, bunu yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır.
Sonunda o belli saat yani ölüm ansızın gelip de dünyadan ayrıldıklarında yahut yeniden diriltilip Allah’ın huzuruna çıkarıldıklarında, sırtlarına günahlarını yüklenmiş bir halde “Dünyadaki kusurlarımız, terkettiklerimiz yüzünden vah başımıza gelenlere!” diyeceklerdir.
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 393-394
ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallelahu Aleyhi ve Sellem)
“Sıcak (öğle vakti) şiddetlendiği zaman, onu namazla serinletin. Muhakkak ki, sıcaklığın şiddeti, cehennemin nefes almasından ileri gelir.
Öyle ki, cehennem ateşi Rabbine ‘Ya Rabbi! Bir kısmım bir kısmımı yedi.’ diyerek şikâyette bulundu.
Bunun üzerine Allah, nefesin biri kışta, biri de yazda olmak üzere (yılda) iki nefes almasına izin verdi.
İşte sizin gördüğünüz en şiddetli sıcak ve en şiddetli zemherir / soğuk bundan (bu iki nefesten meydana gelmekte)dır.”
Kaynak: Buharî, Mevakît, 9; Müslim, Mesacid, 185, 186, 187
Hadisin Açıklaması:
Bu hadis-i şerifte, dünyadaki mevsimlerin - kış ve yaz mevsimlerindeki şiddetli sıcaklık ve soğukluğun cehennemin nefes almasından kaynaklandığından bahsedilmektedir. Aslında hadislerde cehennemin bir parçası olacağı bildirilen güneşin şimdiki konumu da bu hadisi anlamaya katkı sağlayacaktır.
- Bugün, fen bilimleri güneşin sürekli yanan bir ateş kütlesi olduğunu kabul etmekle beraber, onun asıl ısı ve ışık deposunun kaynağını bilmiyor. Meseleyi sadece hidrojenlerin helyuma dönüşmesi konusuyla açıklamak mümkün değildir.
- Bilim, bu gerçeği kendi kriterleri içerisinde idrak etmese de onu reddetmesi mümkün değildir. Çünkü bu konu fen bilimlerinin kısır bakış açılarıyla değil, ancak ilahî lütuflara mazhar olan peygamberlerin bakış açılarıyla değerlendirilebilir.
GÜNÜN SÖZÜ:
GÜNÜN KARİKATÜRÜ: