Gündem
Karanlık barolar da Allah’ın hükmüne karşı
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cuma hutbelerinde Allah’ın hükümlerini açıklaması, seküler yobazları olduğu kadar CHP’nin arka bahçesi konumundaki baroları da rahatsız etti. HAKDER Genel Başkanı Avukat Bülent Demir, “Allah’ın hükümleri ile ilgili olarak ne baro, ne de herhangi bir kul söz söyleyemez” diye tepki gösterdi.
Sebahattin Ayan İstanbul
CHP arka bahçesi gibi hareket eden ve çok sayıdaki üyesini bu kanalla siyasete sokan barolar, Diyanet hutbelerini hedef aldı. İstanbul 1 No’lu Barosu Kadın Hakları Merkezi, İzmir ve Ankara Baroları ile CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka ve DEM Parti, miras hukuku üzerinden kinini kustu. İzmir Barosu, ‘Diyanet’i Uyarıyoruz: Türkiye Şeriatla Yönetilen Bir Ülke Değildir’ başlıklı açıklama yayımlayarak tehdit diline sarılırken; Ankara Barosu da hukukun üstünlüğünün zedelendiğini ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etti. LGBT’nin savunuculuğunu yapan ve çocukları dağa çıkaran zihniyetin temsilcisi DEM Parti ise kadınların haklarının ellerinden alınacağını iddia etti.
ÜSTÜNE SÖZ SÖYLENEMEZ
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Türkiye Adalet Platformu ve HAKDER Genel Başkanı Avukat Bülent Demir, şunları söyledi: “Diyanet’in hutbeleri tamamen Allah’ın emirlerini içeren, ayetlere dayanan metinlerdir. Ne baro, ne herhangi bir kul, ne devlet, ne de özel veya tüzel kişilik Allah’ın sözünün üstüne söz söyleyemez. Bütün Müslümanlar o kurala uymak zorundadır. Türkiye Cumhuriyeti’nde bu kurallar uygulanmıyor olması, o kuraldan vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Biz Allah’ın ayetleri ve kuralları için yaşarız; bu uğurda da her türlü fedakârlığı yaparız. Allah’ın emri, miras hukukunda kadına bir, erkeğe iki paydır. Buna karşın tüm geçim sorumluluğu erkeğin sırtındadır. Söz bitmiştir. Batı’dan aldığımız kurallar Allah’ın hükümleriyle çelişiyorsa düzeltmemiz gerekir. Yıllardır Allah’ın hükümleri değil, beşerin koyduğu hükümler yürürlüktedir. Bunun sonucunda ülke kaotik bir ortama sürüklenmiştir. Aile yok olma noktasına gelmiştir. Bireyin hiçbir maddi-manevi özgürlüğü bu noktada söz konusu değildir. Son yirmi yılda bazı iyileştirmeler yapılmış olsa da Allah’ın emrettiği kuralları kanunlarımıza, yeni anayasamıza koymadığımız müddetçe toplumsal kargaşa ve kaos bitmeyecektir. Allah’ın hükümlerini ifade eden Diyanet’in hutbesine sadık kalmakla yükümlüyüz. Baro ve kuruluşların toplumu manevi değerlerinden uzaklaştırarak kin ve düşmanlığa sevk etmesi kabul edilemez. Bu ayrıca bir suçtur.”
KARA PROPAGANDA
Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Celaleddin Gül ise, şunları dile getirdi: “Cuma hutbesi gibi milyonların gönlüne dokunan, birlik ve beraberlik ruhumuzu diri tutan mukaddes bir irşad vasıtası, sistematik bir şekilde hedef alınmaktadır. Verilen mesajlar, kimi odaklar tarafından çarpıtılmakta, küçümsenmekte ve alaya alınmaktadır. Bu saldırıların ortak noktası; milletimizin inanç değerlerine olan düşmanlık ve toplumsal huzura karşı yürütülen bir provokasyondur. Hutbenin ana mesajı, “miras paylaşımında kadın veya erkeğin hakkını yemek, kul hakkıdır” gerçeğidir. Bu, kadını hedef almak değil; hakkı, adaleti ve kul hakkını korumak çağrısıdır. Asılsız eleştiriler Kur’an ayetlerine uzanan bir hadsizliktir. Eğer laiklik, Allah’ın ayetlerinin dile getirilmesine engel görülüyorsa, çözüm Kur’an’ı değiştirmek değil, laikliği değiştirmektir. Hutbelerimize uzanan her dil, milletimizin inancına, kimliğine ve değerlerine uzanmıştır. Basın özgürlüğü kılıfı altında yürütülen kara propagandayı ve toplumu kutuplaştırmaya yönelik saldırıları asla kabul etmeyeceğiz. Hiçbir siyasi parti, hiçbir köşe yazarı, hiçbir medya grubu ve baro, kutsallarımızı tartışma malzemesi yapamaz. Milletimizin manevi değerlerini hedef alan her girişime karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”