Gündem
‘Kapattık’ dedikleri binaya girmeye çalıştılar: Tanal önce provoke etti sonra çekim yaptı!
CHP’li Mahmut Tanal ve bazı milletvekilleri, sabah saatlerinde CHP Genel Merkezi’nin önce kapattığını duyurduğu, ardından ise Genel Başkan İstanbul Çalışma Ofisi yaptığının bildirildiği binaya girmeye çalışan eylemcilerin başına geçerek provokasyona girişti.
This browser does not support the video element.
Mahkeme kararı ile CHP İstanbul İl Başkanlığı görevine atanan Çağrı Heyeti Başkanı Gürsel Tekin'in binaya girmesinin ardından, CHP tarafından önce il binasını kapatma kararı alındığı duyurulmuştu. CHP'den şok bir hamle daha geldi. Sonrasında ise mevcut İstanbul İl Başkanlığı binasının CHP Genel Başkanı’nın çalışma ofisi olarak kullanılacağı duyurulmuştu.
T24'ten aktarılan habere göre, Gürsel Tekin’in CHP’ye polis eşliğinde girmesinin ardından mevcut İl Başkanlığı'nın adresini Bahçelievler İlçe Başkanlığı olarak değiştiren CHP, Gürsel Tekin’in görevde kaldığı her gün adresini güncelleme kararı aldı.
Ancak kararların anlık değiştiği CHP’de, Mahmut Tanal ve bazı milletvekilleri, sabah saatlerinde CHP Genel Merkezi’nin önce kapattığını duyurduğu, ardından ise Genel Başkan İstanbul Çalışma Ofisi yaptığının bildirildiği binaya girmeye çalışan eylemcilerin başına geçerek polislerle sert tartışmalara girdi.
SIRF GERGİNLİK İÇİN İPTAL ETTİKLERİ İL BİNASINA GİRMEK İSTEDİLER
Yaşanan gerginliğin videosunu çeken ve sosyal medya hesabından çok büyük bir iş yapmışlar gibi paylaşan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal şunları yazdı: Genel Başkanımızın İstanbul’daki çalışma ofisine girişimizin yasaklandığını sorunca “hangi mahkeme kararıyla?” diye sorduğumuzda “ben verdim, ben verdim” cevabını veren zihniyet, devletin hukukla değil keyfî emirlerle yönetildiğinin açık kanıtıdır. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Hiçbir makam, hiçbir yetkili, hiçbir vali veya emniyet müdürü mahkeme kararı olmadan siyasi partilerin binalarına yasak koyamaz, engel çıkaramaz. Bu, Anayasa’ya, Siyasi Partiler Kanunu’na ve demokrasinin özüne aykırıdır. “Ben verdim” diyerek alınan karar; kişisel bir buyruğun hukukun yerine geçirilmesidir. İşte bu, tam anlamıyla polis devleti pratiğidir. Cumhuriyet Halk Partisi, 102 yıldır hukukun, özgürlüğün ve millet iradesinin teminatıdır. “Ben verdim” diyerek hukuku yok sayanlara karşı, biz de millet adına “biz kabul etmiyoruz” diyoruz. Bu makamların sahibi kişilerin keyfi değil, milletin iradesidir. Bu irade de asla susturulamayacaktır!