Gündem
Millet-devlet el ele hainleri püskürttü
Darbecileri, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’ın Cumhurbaşkanı’na bildirmesi, darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’nin Astsubay Ömer Halisdemir tarafından vurulması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Akar’ın yaverlerinin ihanetine maruz kalmasına rağmen halkın tankların önüne yatması; millet ile devletin el ele verip hainlere geçit vermediğini gösterdi.
HARUN SEKMEN/İSTANBUL -Milletin iradesini tankların paletleri altında ezmek isteyen FETÖ’cü cuntanın darbe girişiminin halk tarafından püskürtülmesinin ardından ilginç bilgilerde gün yüzüne çıkıyor. Darbecilerin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar tarafından Cumhurbaşkanı’na bildirmesi, darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’nin Astsubay Ömer Halisdemir tarafından öldürülmesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar yaverlerinin ihanetine maruz kalması, hainlerin darbeye destek vermeyen kuvvet komutanlarını etkisiz hale getirmek için düğün günü beklemesi ve halkın tankların önüne yatması, darbe teşebbüsü esnasında tarihe geçen anektodlardan oldu.
İLK HAMLE DÜNDAR’DAN
15 Temmuz darbe girişimi sırasında en kritik hamle 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’dan geldi. Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları rehin alınmışken, darbenin başarıya ulaşmasını önleyen hamle 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’ın Genelkurmay Başkanlığı’na atanması oldu. Başbakan Binali Yıldırım’ın imzasıyla vekil olarak atanan Dündar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’ten ayrılarak İstanbul’a gelmesi, güvenliğinin sağlanması ve sonraki askeri komuta sürecinde çok önemli rol oynadı. Bu sırada İstanbul’da da hareketli dakikalar yaşandı. Darbeciler, 1. Ordu Komutanını Ümit Dündar’ı arayarak, “Bize katıl” dedi. Dündar buna karşılık ‘Bir düşüneyim’ diyerek telefonu kapattı ve Cumhurbaşkanı’nı arayarak durumu bildirdi. Bu saatten sonra her şey milletin lehine dönmeye başladı.
KAHRAMAN ASTSUBAY DARBECİYİ ALNININ ORTASINDAN VURDU!
Darbe girişiminde bir diğer kritik hamle Ankara’da Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda yaşandı. Güneydoğu’da görevli darbeci general 1. Özel Kuvvetler Tugay Komutanı Tuğgeneral Semih Terzi, askeri uçakla Ankara’ya geldi. Darbecilerin harekete geçmesiyle Terzi, beraberindeki 20-30 kişiyle ÖKK’ya gitti. Bu sırada içerideki darbeci subaylar da harekete geçti. Kapıda grubun girişine izin vermeyen subay şehit edildi. Terzi başkanlığındaki darbeciler Tümgeneral Zekai Aksakallı’nın makamının bulunduğu binaya geçti. Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir, o an eşiyle Gazi Orduevi’nde olan komutanı Aksakallı’yı aradı: “Komutanım başlarında Terzi Paşa olan bir grup makamınızı teslim almaya geldi” dedi. Aksakallı, “Evladım oranın namusu sensin, makamı teslim etme, geliyorum” talimatı verdi. Aldığı emrin ardından silahını çeken Halisdemir, “Komutanımın emri, sizi içeri alamam” dedi. Darbeci general Terzi ise Halisdemir’e “Yönetime el koyduk, yeni komutanın benim, yukarı çıkacağız” cevabını verdi. Yaşanan tartışmanın ardından Astsubay Halisdemir, darbeci general Terzi’yi vurdu. Terzi, helikopter ile kaldırıldığı GATA’da ölürken, kahraman Astsubay Halisdemir şehit edildi. Olay sonrası çıkan çatışmalarda Terzi’nin yanı sıra iki darbeci subay daha öldürülürken, 36’sı teslim alındı.
İHANET EN YAKINLARINDAKİ İSİMLERDEN GELDİ!
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın rehin alınmasının arkasında en yakınındaki bazı isimlerin ihanetinin olduğu ortaya çıktı. Darbe girişiminin başlamasıyla Genelkurmay Başkanlığı Karargahında hareketli saatler yaşandı. İlk olarak Orgeneral Akar’ın korumalarının bulunduğu katın demir kapıları kilitlendi. Bu sırada çıkan arbedede komutanın korumalarından bazıları vuruldu. Ardından subaylar Akar’ı gözaltına almaya kalkıştı. Darbe girişiminde bulunan askerler, Orgeneral Akar’a darbe bildirisini de imzalatmaya çalıştı. Buna karşı çıkan Akar’a silah dayandı, boğazı kemerle sıkıldı. Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler de yakın ekibinden bir subay tarafından silah zoruyla rehin alındı. Karargahtaki generaller de darbeye destek verenler tarafından tutuldu. İlk olarak Orgeneral Akar, Genelkurmay Karargahına inen helikopterle darbe girişiminde bulunanlar tarafından üs olarak kullanılan 4. Ana Jet Üs Komutanlığına götürüldü.
ERDOĞAN2IN YAVERİ DE GÖZALTINDA
Darbe girişimine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başyaveri Ali Yazıcı ve Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı Albay Muhsin Kutsi Barış gözaltına alındı. Darbecilerin Cumhurbaşkanı’na havada planladığı suikastta, Başyaver Albay Ali Yazıcı, Erdoğan’ın koruma ekibine Marmaris’teki TC-ATA uçağının koordinatlarını sordu. Ekip şüphelendi, şaşırtma için ATA yolcu uçağı koduyla kalktı, iki THY uçağı daha peş peşe havalandı. Yavere de ‘Rota belli değil’ denildi. Yazcı’nın Cumhurbaşkanı’na suikast için konum istediği bildirildi.
DÜĞÜNDEN ALDILAR
Darbe girişimi sırasında Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ve beraberindeki üst rütbeli subaylar katıldıkları düğünde rehin alındı. Muharip Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mehmet Şanver’in kızının İstanbul’daki düğününe katılan Orgeneral Ünal, buraya gelen Cougar tipi iki helikopter ve Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timi tarafından alındı. Bunların arasında Ünal’ın yakın ekibinden, o gün izinli olduğu belirtilen bir ismin de bulunduğu öne sürüldü. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi’nin ise konutuna girişinde darbe yanlısı askerler tarafından alındığı belirtildi. Orgeneral Mendi’nin de rehin alınmasına yakın çalışma ekibinde bulunan bir subayın destek olduğu tespit edildi. Komutanları rehin alanlar arasında özel kalem müdürü, emir subayı ve astsubayı gibi yakın çalışma ekibinde bulunanların olduğu öğrenildi.
İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRÜ DARBECİLERE MEYDAN OKUDU
Darbe girişimine başladığı sırada bir polisin telsizine el koyan asker ile İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ın telsiz konuşmaları nasıl bir psikolojik savaş yaşandığını gözler önüne seriyor. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine başladığı sırada bir polisin telsizine el koyan asker ile İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ın telsiz konuşmaları sırasında Çalışkan, geri adım atmayacaklarını dile getirirken, telsizdeki askere, “Türk savaş uçakları Türk Milletini mi bombalayacak?” dedi. Bu polisin direnç gücünü artırdı. Meydanlara inen halk ve polis el ele vererek FETÖ’cü darbecileri bertaraf etti.
SAKARYA VALİSİ OTOMATİK SİLAHIYLA DARBECİLERE DİRENDİ!
Asker içine yuvalanmış FETÖ mensubu hainlerin darbe girişimine karşı, Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, valilik önünde silahıyla direndi. Darbe esnasında Sakarya Valiliği’ne yürümek isteyen askerlere karşı elindeki otomatik silahıyla valilik önüne çıkan Coş’un bu tutumu Sakarya’daki direncin kırılmasına büyük katkı sağladı. Sonrasında darbe kalkışmasında bulunan FETO’cü askerleri gözaltına aldıran Vali Coş, darbecilerin ellerini arkadan kelepçeleterek ve yüzlerini duvara döndürerek sorguladı.
DARBECİLERE MEYDAN OKUYAN ASKERLER DESTAN YAZDI
FETÖ’cü hainler İstanbul Tuzla’da görevli Astsubay Ferhat Daş ve emrindeki askerleri 15 Temmuz gecesi, “terör sorunu” var diyerek kışladan çıkardı. Halkın sokaklara döküldüğü esnada darbeci hainler halkın üzerine ateş açılmasını emretti. Astsubay Daş emri reddetti. Darbeci komutanın, “Vururum seni” demesi üzerine, “Senin silahınla ölmektense kendi kurşunumla ölürüm” diyerek tetiği çekti. Darbe teşebbüsü esnasında Genelkurmay Karargahını basan darbeciler Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile Orgeneral Yaşar Güler’i makamlarına girip rehin almaya çalıştı. Bu esnada Hulusi ve Yaşar paşanın korumaları ve darbeciler arasında çatışmalar oldu. Bu esnada karargahta olan Salih Zeki Çolak’ın koruma Astsubayı Bülent Aydın hainlerle mücadele ederken şehit düştü. Koruma Müdürü Yüzbaşı Burak Akın da yaralandı.
İKİNCİ DALGAYI İTFAİYE EKİPLERİ ÖNLEDİ
16 Temmuz sabahına doğru hainler büyük oranda tepelenirken, darbenin 2. dalgası da Kayseri’den kalkan uçakların Malatya’ya inmesiyle başlatılmak istendi. Malatya Erhaç’a inen uçaklardaki 39 hain burada F-4 E 2020 savaş uçaklarına bomba ve mühimmat yükleyerek havalanmaya çalıştı. Hava üssü aynı zamanda sivil uçaklara hizmet verdiği için Havalimanı Kurtarma ve Yangınla Mücadele ekipleri görev yapıyordu. Yetkililer sivil olan bu ekiplere pistin etrafını araçlarla kapatmalarını istedi. Darbeci hainler ekiplere silah çekerek araçları kaldırtmak istedi. Ekipler buna rağmen kapatmadı. Darbeciler uçakları çalıştırmadığı için teslim olmak zorunda kaldı.
MİLLET TANKLARIN ÖNÜNE YATTI
Fetullahçı cunta tarafından gerçekleştirilmek istenen darbe, hainlerin kullandığı tankların önüne canını hiçe sayarak yatan vatandaşlar tarafından engellendi. Türkiye’nin dört bir tarafında halk, kendi parasıyla alınmış tankların namlularının üzerine çıkarak ihanetin daha fazla büyümesine müsaade etmedi.