Gündem
Süresiz nafakaya son verilsin!
Gözlerini Meclis’e çeviren binlerce nafaka mağduru, evlilikleri bitiren, ailenin temeline dinamit döşeyen süresiz nafaka sorununun artık sona erdirilmesini, adil bir çözüm üretilmesini istiyor.
Sebahattin Ayan İstanbul
Evlilikleri bitiren, toplumun en küçük yapı taşı ailenin temeline dinamit döşeyen “süresiz nafaka” sorunu gündemdeki yerini koruyor. Adalet Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı ve önümüzdeki günlerde komisyona sunulması beklenen süresiz nafaka düzenlemesi, mağdurların beklentilerini artırdı. Yıllardır çözüm bekleyen binlerce mağdur, adil ve hakkaniyetli bir düzenleme için gözünü Meclis’e çevirirken, aile STK’ları da toplumun ihtiyaçlarına cevap veren, İslami değerlerle uyumlu ve yeni mağduriyetleri önleyecek kalıcı bir çözüm istiyor.
11. YARGI PAKETİNE GİRMELİ
Süresiz nafakanın hakkaniyetin ruhuna aykırı olduğunu belirten Süresiz Nafaka Mağdurları Platformu Başkanı İlhan Ergincan, şunları söyledi: “Yıllardır hem ekonomik hem de psikolojik bir cendereye dönüşen süresiz nafaka uygulamasının ve boşanma davalarının uzamasına yol açan mevcut yargılama usullerinin değiştirilmesi yönündeki çalışmalar hakkında umutla ancak kararlılıkla bir çağrıda bulunuyoruz; Hazırlıkları süren 11. Yargı Paketi, bu büyük toplumsal sorunu çözmek için elimizdeki tarihi fırsattır. Hukuk devletinde, bir kişinin ömür boyu, hatta ölen eşin yakınları tarafından bile ödenmeye devam eden bir borç altına sokulması kabul edilemez. Bir gün evli kalanın dahi 30 yıl nafaka ödemek zorunda kalabildiği süresiz nafaka, modern hukukun ruhuna aykırıdır.
EN FAZLA 1 YIL OLMALI
“Bu bağlamda, Adalet Bakanlığı’nın gündeminde olduğu belirtilen ve nafaka süresini evlilik süresiyle orantılı hale getiren düzenlemeyi kabul etmiyor, kanunlar ile yazılı en fazla 1 yıl süreli nafakayı mağdurlar olarak hayati bir adım olarak görüyoruz. Özellikle kısa süreli evliliklerde nafaka yükümlülüğünün tamamen ortadan kaldırılması ile sırf nafaka için yapılan evliliklerin ve bundan doğan sebepten boşanmaların önüne geçilmesi ile adalet duygusu yeniden tesis edecektir. Yine 11. Yargı Paketi ile birlikte öncelikle boşanma ve velayet kararlarının hızlı bir şekilde sonuçlandırılması gerekmektedir. Nafaka miktarı, tazminat ve ziynet eşyası alacakları gibi hususların ise boşanma kararının ardından ayrı bir davayla çözüme kavuşturulması şarttır. Tedbir nafakasının kaldırılması ve tazyik hapsi uygulamasına son verilmesi gerekir.”
HUKUKUN HIZI AİLEYİ KORUR
Aile yapısını koruyacak yeni sistemlerin gerekli olduğunu vurgulayan Sosyolog Büşra Çelik Sarıcan ise, şunları dile getirdi: “Boşanma, yalnızca iki yetişkinin yollarını ayırması değil bütün aileyi ve özellikle çocukları etkileyen derin bir süreçtir. Boşanma kararlarının hızlı verilmesi, ebeveynlerin kendi hayatlarına daha çabuk adapte olmalarını ve çocukların uyum sürecinin daha az yıpratıcı olmasını sağlar. Nafakanın süreli hale getirilmesi de yalnızca ekonomik değil, psikolojik açıdan da önem taşır. Ömür boyu süren bir bağımlılık, tarafların birbirinden kopmasını ve kendi hayatlarını yeniden inşa etmesini zorlaştırır. Oysa makul ve süreli bir düzenleme, çocuklarına daha sağlıklı bir gelecek sunmaya yöneltmelerine fırsat verir. Sonuç olarak düzenlemelerin yalnızca hukuki değil, psikolojik, sosyal ve aile içi ilişkiler açısından olumlu etkiler oluşturması beklenmektedir.”