AKİT MENÜ

Dünya

Doğu Türkistan Gerçeği: Sessiz Duvarların Ardındaki Çığlıklar!

Doğu Türkistan… Adını telaffuz etmek bile bazen ürkütücü bir sessizlik bırakıyor kulaklarda. Burada, görünmez zincirlerle bağlanmış bir toplum yaşıyor. Camiler sessiz, okulların koridorları boş. Ve her gün, kimliklerinden, kültürlerinden, inançlarından koparılmış yüz binlerce insanın hikâyesi gölgelerde kayboluyor.

Haber Merkezi

Doğu Türkistan… Adını telaffuz etmek bile bazen ürkütücü bir sessizlik bırakıyor kulaklarda. Burada, görünmez zincirlerle bağlanmış bir toplum yaşıyor. Camiler sessiz, okulların koridorları boş. Ve her gün, kimliklerinden, kültürlerinden, inançlarından koparılmış yüz binlerce insanın hikâyesi gölgelerde kayboluyor.

2017’den bu yana “yeniden eğitim kampları” denilen yerlerde, binlerce Uygur ve diğer Müslümanlar keyfi şekilde gözaltına alındı. Birçoğu, ailelerinden koparıldı; çocuklar annesiz, babasız büyümeye zorlandı. Kampların kapıları ardında yaşananları dünyaya duyurmak neredeyse imkânsız. Ama sağ kalanların anlattığı hikâyeler, sessiz çığlıkların yankısı oldu: işkence, kötü muamele, sürekli gözetim ve yıldırma.

Bir tanık anlatıyor:
“Bizi sabahın ilk ışıklarıyla uyandırıyorlar. Her hareketimizi izliyorlar. Dini sembollerimiz yok ediliyor, dualarımız yasak. Kendimi bir hayalet gibi hissediyorum, ama en kötüsü, çocuklarımın yüzünü görememek.”

Ve bu sadece bireysel bir dram değil; sistematik bir politikadır. Zorla çalıştırma programları, ekonomik sömürü ve demografik mühendislik bu politikaların bir parçasıdır. Tarım alanları, fabrikalar ve madenlerde çalışan Uygurlar, devletin denetiminde, özgürlükleri kısıtlanmış bir emeğin zincirlerine bağlıdır.

Diller yasaklanıyor, kültürel miras siliniyor. Camiler yıkılıyor, dini semboller görünmez kılınıyor. İnsanlar sadece bir “kimlik” için değil, hayatta kalmak için bile mücadele etmek zorunda. Uydu görüntüleri ve uluslararası raporlar bu sessiz işkenceyi belgelerken, dünya çoğu zaman gözlerini kapatıyor.

Ve yine de umut var. Diasporadaki Uygurlar, kaçmayı başaranlar, sessiz çığlığı duyurmak için her gün çaba gösteriyor. Kadınlar, yaşlılar, gençler; seslerini duyurmak için sosyal medyada, araştırmalarda, raporlarda mücadele ediyor. Onlar, zulüm gölgesinde bile insanlığın bir kıvılcımını taşımaya devam ediyor.

Doğu Türkistan’daki bu sessiz duvarların ardında çığlık atan insanlık, vicdan sahibi herkes için bir çağrıdır: Görmezden gelmek artık bir seçenek değil. Buradaki hikâyeler, sadece Müslümanların değil, insanlığın kendi değerlerini hatırlaması için yazılmış bir manifesto gibi.

Sessizlik, zulmün en büyük ortağıdır. Ve her sessiz an, bu insanların acısını biraz daha derinleştirir. Bizler, onların sesini duyurmakla, insanlığın onurunu korumakla sorumluyuz.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

Yorumlara Git

Dünyayı tedirgin eden iddia: ABD bölgeye uçak gemileri, savaş uçakları ve hava savunma sistemleri sevk etti

Parasıyla alamayan ülkeden dünyaya ihraç eden ülkeye... Türkiye'nin teknoloji ihracatı şahlandı! 112 milyar dolarlık devasa ticaret

Jet-metres-voleybolcu, Ekrem’in gazetelerinde yasaklanmış!

Türkiye'den büyük operasyon

Bu kadar rezillikten sonra İmamoğlu CHP'den ihraç edilecek mi?