Gündem
Türk pasaportu taşıyan katiller derhal tespit edilmeli. El Cezire bir bir deşifre etti
El Cezire’nin “Kuşbakışı Görünüm” adlı araştırması, Gazze’de sivil katliamı yapan çifte vatandaş siyonist keskin nişancıları ortaya çıkardı. Katillerin bir kısmı Batılı ülkelerin yanı sıra başka ülkelerin vatandaşlığını da taşıyor. Peki, Türkiye’de İsrail pasaportu taşıyan kişiler bu zincirin neresinde? İsrail ordusunda görev alıp Filistinli sivilleri hedef alan Türk vatandaşları da uluslararası yargının konusu olabilir mi?
Gazze’de aylardır süren soykırımın arkasındaki karanlık ağlar deşifre olmaya devam ediyor. El Cezire’nin İngilizce kanalında yayınlanan “Bird’s Eye View” (Kuşbakışı Görünüm) adlı program, İsrail ordusu bünyesindeki çifte vatandaş keskin nişancıların, sivil Filistinlileri bilinçli olarak hedef aldığını belgeleriyle ortaya koydu.
Araştırma, yüksek çözünürlüklü hava görüntüleri, saha tanıkları ve video analizleriyle desteklendi. Ortaya çıkan bulgular, çatışma olmayan bölgelerde kadın, çocuk ve yaşlıların doğrudan nişan alınarak vurulduğunu gözler önüne serdi. Bu da uluslararası insancıl hukukun açık ihlali anlamına geliyor.
Belirlenen altı keskin nişancıdan her biri, İsrail pasaportunun yanında ABD, Kanada, Fransa, Almanya, Güney Afrika ve İtalya vatandaşlıklarını da taşıyor. Ancak bu tablo sadece Batı’ya değil, Türkiye’deki İsrail pasaportu sahiplerine de ciddi sorumluluk yüklüyor.
Zira Türkiye’de de çifte vatandaş statüsünde olup İsrail ordusuna destek veren, bazıları aktif görevde bulunan kişilerin olduğu biliniyor. Hukukçular, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup yabancı bir orduda savaş suçu işleyenlerin, “evrensel yargı ilkesi” gereği Türkiye’de de yargılanabileceğini hatırlatıyor.
Bu durumda, İsrail ordusuna hizmet eden Türk vatandaşları da potansiyel savaş suçlusu konumuna düşüyor.
El Cezire’nin araştırması, keskin nişancıların sosyal medya paylaşımlarını da inceleyerek, kimi zaman vurdukları sivilleri övünçle paylaşan görüntülere ulaştı. Bu kayıtlar, uluslararası mahkemelerde kullanılabilecek doğrudan delil niteliğinde.
Uluslararası Af Örgütü ve Human Rights Watch, Batılı ülkelere “vatandaşınız savaş suçu işliyorsa yargılayın” çağrısı yaparken, aynı çağrı Türkiye için de geçerli.
Ankara’nın, vatandaşlık bağıyla bağlı olduğu kişilerin İsrail ordusunda sivilleri öldürmesine karşı sessiz kalmaması gerektiği vurgulanıyor.
İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırımda şu ana kadar 68 bin 643 Filistinli hayatını kaybetti, 170 binden fazlası yaralandı. Şehitlerin büyük kısmı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Birleşmiş Milletler, Gazze’nin yeniden inşası için 70 milyar dolardan fazla bir bedel gerektiğini açıkladı.
Artık dünya, sadece İsrail’i değil, İsrail pasaportu taşıyan tüm ortaklarını da görmek zorunda.
Ve Türkiye’deki soru hâlâ yanıt bekliyor:
Gazze’de çocukları öldüren İsrail ordusuna hizmet eden Türk vatandaşları hakkında ne yapılacak?