Gündem
“Türkiye Yüzyılı’nın savunma kalesi”
AK Parti milletvekilleri, yerel yönetimlerden sosyal politikalara, ekonomiden eğitim alanına kadar geniş bir yelpazede yoğun bir mesai yürütmeyi sürdürüyor. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, Arslan, “Afyonkarahisar bugün sadece geçmişin zaferleriyle değil, geleceğin teknolojileriyle de anılan bir şehir haline geliyor” ifadelerini kullandı.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Kurulduğu günden bu yana vatandaşların dertleriyle dertlenen ve gelecek nesillere yaşanabilir bir Türkiye bırakmak için AK Parti milletvekilleri, yerel yönetimlerden sosyal politikalara, ekonomiden eğitim alanına kadar geniş bir yelpazede yoğun bir mesai yürütüyor. Meclis gündeminin yanı sıra seçim bölgelerinde de vatandaşla iç içe çalışan milletvekilleri, sahada yürüttükleri ziyaret ve toplantılarla hem talepleri dinliyor hem de hükümetin çalışmalarını vatandaşlara aktarıyor. Bu kapsamda AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan da gazetemize özel açıklamalarda bulunarak hem yürütülen yatırımlar hem de Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde Afyonkarahisar’ın stratejik önemine dair değerlendirmelerde bulundu. Arslan, “Afyonkarahisar bugün sadece geçmişin zaferleriyle değil, geleceğin teknolojileriyle de anılan bir şehir haline geliyor” ifadelerini kullandı.
- Malumunuz artık montaj sanayiden üretim sanayisine hızlı bir geçiş yaptık. Bu geçişte de en büyük pay savunma alanındaki faaliyetlere ayrıldı.
Afyonkarahisar’ın savunma sanayiinde üstlendiği bu yeni rolü nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı, bağımsızlığımızın simge şehirlerinden biri olan Afyonkarahisar, bugün bir kez daha tarih yazıyor. Bu kez top sesleri değil, geleceğin teknolojileri yükseliyor bu topraklardan. Sivil girişimcilerimizin öncülüğünde yapılan bu büyük yatırım, ordumuzun gücüne güç katacak; savunma sanayimizin yerlilik oranını artırarak, Türkiye’nin stratejik bağımsızlığına yeni bir halka ekleyecektir. Afyonkarahisar, geçmişte zaferin adıydı; bugünse üretimin, mühendisliğin ve milli teknolojinin adıdır. Bu şehir hem maziden aldığı inançla hem geleceğe duyduğu güvenle Türkiye Yüzyılı’nın savunma kalesine dönüşüyor. Bir zamanlar özgürlük mücadelesinin kalbi burada atmıştı; şimdi de bağımsız teknolojinin kalbi burada atıyor. Afyonkarahisar, geçmişin şanını geleceğin gücüne dönüştürüyor.
- Meclis çalışmalarınızdan yakından takip ediyoruz. Her fırsatta Afyonkarahisar için elinizi taşın altına koyuyorsunuz. Bu minvalde de birçok yatırıma öncülük ettiniz. Afyonkarahisar’a yapılan yatırımlar nelerdir? Bu yatırımlar şehrin sosyoekonomik yapısını nasıl değiştirdi?
- Son 23 yılda Afyonkarahisar’a yaklaşık 140 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Bu sadece bir rakam değil, her haneye dokunan, her karış toprağa iz bırakan bir emeğin ifadesidir. Bu yatırımlarla bir zamanlar dumanı tüten fabrikalar yeniden can buldu, köy yolları sıcak asfalta kavuştu, çiftçimizin alın teri artık toprağında daha çok değer buluyor. Bugün Afyonkarahisar’da doğan bir çocuk, daha iyi bir hastanede dünyaya geliyor; okula giderken modern yolları kullanıyor, üniversitede, kendi şehrinde dünya standartlarında eğitim alıyor. 140 milyar lira, bir şehrin sadece taşını toprağını değil, umutlarını da yeniden inşa etti. Cumhuriyetin zafer şehri, bugün üretimin, sağlığın, eğitimin, teknolojinin de zafer şehri oldu.
Bir hatırlatma yapalım: Bundan yıllar önce, Bülent Ecevit hükümeti döneminde, Türkiye, Lüksemburg’dan 5 milyon dolar borç istemişti. Bugün, aynı Türkiye, bir ili için bunun yüzlerce katını kendi kaynağından üretiyor, kendi insanına yatırıyor. Afyonkarahisar, geçmişte bu millete özgürlük kazandırdı; şimdi de üretim gücüyle Türkiye Yüzyılı’na yön veriyor.
“TÜRKİYE YÜZYILI, BİR YENİDEN BAŞLAMA CESARETİDİR”
- Her konuşmanızda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonuna vurgu yapıyorsunuz. Türkiye Yüzyılı vizyonu sizin için ne ifade ediyor? ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun stratejik önemi nedir?
- “Türkiye Yüzyılı” sadece bir hedef değil, bir yeniden başlama cesaretidir. Biz geçmişin mirasını taşırken, geleceği kopyalamıyoruz, onu yeniden yazıyoruz. Bu vizyon, daha fazla bina yapmak değil, daha güçlü fikirler üretmektir. Yapay zekâyı, tarımı, sanayiyi, bilimi ve kültürü birbirinden koparmadan, aynı masa etrafında buluşturmaktır. Türkiye Yüzyılı ne bir slogan ne de bir afiştir. Bir ülkenin kendi potansiyeline inandığında neler başarabileceğinin ispatıdır. Biz bu yüzyılda, sadece teknolojiyle değil, vicdanla da güçleneceğiz. Çünkü biz inanıyoruz: Gerçek kalkınma, insanın kendine olan inancıyla başlar. Gözümüzü ufka değil, ötesine dikiyoruz. İşte bu yüzden, Türkiye Yüzyılı bizim değil, bizden sonrakilerin yüzyılı olacak.
Türkiye’yi terör belasından tamamen arındırma kararlılığımız tamdır. Bu terör örgütünü, dünyanın en güçlü orduları arasında yer alan ordumuzda görevli Mehmetçiklerimiz ve dünyanın en teknolojik silahlarıyla bitirdik. Ancak mesele sadece sahada bitirmek değil; asıl hedefimiz onu zihinlerden silmektir. Bu yolda hiçbir şey vaat etmiyoruz; Cumhurbaşkanımızın dediği gibi sözümüz yoktur, pazarlık yoktur.
Kaynak: Yeniakit Gazetesi