Gündem
56 ülkenin Müslüman gençliği ‘zulme karşı’ İstanbul’da buluştu: Dünyanın umudu Asım’ın nesli göz kamaştırdı!
İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF), işbirliğiyle 56 ülkeden katılımcılarla İstanbul’da ‘Filistin İçin Adalet: Zulme Karşı Direniş" ana temasıyla düzenlenen "5. Uluslararası Model İslam İşbirliği Teşkilatı Liseler Zirvesi"nin ikinci gününde İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan önemli açıklamalar yaptı. Filistin'de yaşananların modern dünyanın makyajını kazdığını ve tüm dünyaya düzenin çürümüş kolonlarını gösterdiğinin altını çizen Erdoğan dünyanın umudunun eğitimli Müslüman gençlik olduğunu söyledi.
İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF), Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi, Beyoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı işbirliğiyle Şişli'deki Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi'nde "Filistin İçin Adalet: Zulme Karşı Direniş" ana temasıyla düzenlenen "5. Uluslararası Model İslam İşbirliği Teşkilatı Liseler Zirvesi" ikinci gününde devam etti.
Zirvede konuşan Bilal Erdoğan, programa katılan gençlerin taşıdığı potansiyelin ulusların, etnik kimliklerin sınırlarını aşan bir durum olduğunu belirterek, gençlerin Müslüman dünyanın şu anda sahip olduğu en stratejik imkanları olduğunu dile getirdi. Erdoğan, son yıllarda yaşanan küresel sarsıntıların insanlara çok şey öğrettiğini vurgulayarak, "Pandemi, savaşlar, tedarik zincirlerinin çöküşü, yoksulluğun derinleşmesi, yapay zeka yarışının oluşturduğu eşitsizlikler... İnsanlık büyük teknolojik kapasiteye sahip olduğu halde adalet üretemiyor. Devasa ekonomik sistemler kurmuş olmamıza rağmen insan onurunu koruyacak düzen tesis edemiyoruz. Aslında yaşadığımız kriz ekonomik, teknik ve siyasi bile değil, yaşadığımız kriz ahlak krizidir" ifadelerini kullandı.
DÜNYANIN VİCDANI; MÜSLÜMAN GENÇLER!
Değerlerin, adalet duygusunun ve insanlık hassasiyetinin geri çekildiği bir dönemden geçildiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Filistin'de yaşanan her hadise, modern dünyanın makyajını kazıyor ve bize düzenin çürümüş kolonlarını gösteriyor. Hukukun nasıl araçsallaştırıldığını, uluslararası mekanizmaların nasıl güç sahiplerinin çıkarına göre hareket ettiğini, insan hayatının nasıl bir pazarlık nesnesine dönüştüğünü hep birlikte görüyoruz. Ama bir şeyi daha görüyoruz, bugün dünyanın vicdanını omuzlayanlar Müslüman gençlerdir. Filistin adına yükselen seslerin büyük kısmı, sizin neslinizin sesi. Bu, bize büyük bir şey söylemekte; bu çağın en etkili gücü yalnızca tanklar, ordular, savaş araçları değil, hakikatin peşinde koşan, sesini duyurabilen ve birbirini uyandırabilen gençliktir."
DAHA ÖNCEKİ NESİLLERDE GÖRÜLMEMİŞ BİR DURUM VAR
Erdoğan, Filistin meselesinin artık birkaç ülkenin politik meselesi değil, modern dünyanın ahlaki meşruiyet testi olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: "Filistin'de sadece askeri bir saldırıdan söz etmiyoruz. Aynı zamanda hafızanın silinmeye çalışıldığı, gerçeklerin çarpıtıldığı, bir halkın toplumsal varlığının yok edilmeye çalışıldığı bir süreçten söz ediyoruz. Bu süreçte uluslararası hukuk çoğu zaman suskun, uluslararası kurumlar etkisiz, batı ülkeleri çifte standart içinde ama tüm bunların üzerinde yükselen çok önemli bir şey var; dünyanın dört bir yanından toplanan sizler gibi gençlerin kararlı duruşu. Bugünün gençleri tarih boyunca hiçbir kuşakta görülmemiş bir şeye sahip; bilgiye erişim hızı, iletişim becerisi, dijital etkinlik, küresel ağlar ve en önemlisi hakikati anında ortaya çıkarabilme kapasitesi."
GÜÇ ADALETİN TECELLİSİNİ KOLAYLAŞTIRIR
Gençlerin Filistin konusundaki sosyal medya paylaşımlarının, dijital kampanyaların, uluslararası platformlardaki sunumların, makalelerin ve bilinçlendirme çalışmalarının Filistin'in yalnız olmadığını gösteren yeni araçlar olduğunu anlatan Erdoğan, "Ama gençliğin görevi yalnızca ses yükseltmek değildir. Bugün Filistin'e verilecek en güçlü desteklerden biri de şudur: Müslüman dünyanın ekonomik ve entelektüel kapasitesini büyütmek. Çünkü güç adaletin alternatifi değildir ama adaletin gerçekleşmesini kolaylaştırır" diye konuştu.
DÜNYAYI BU GENÇLER ŞEKİLLENDİRECEK
Bugün seslerin duyulması için güçlü teknolojik, ekonomik ve kültürel zemin olması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, Müslüman gençler üretmeye başladığında temsil gücünün de artacağını, temsil gücü arttıkça da adalet talebinin çok daha yüksek karşılık bulacağını vurguladı.
Bu coğrafyada girişimciliğin her zaman büyük dönüşümün kıvılcımı olduğunu aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e her medeniyet hamlesi önce zihinsel bir yenilenmeyle sonra ekonomik bir hareketlenmeyle başlamıştır. Bugün de aynısı geçerlidir. Müslüman genç girişimciler yaptıkları işlerle sadece kendi bireysel başarılarını değil, tüm Müslümanların küresel prestijini de yükseltmektedir. Türkiye'nin 20 yıl kadar sene önce kişi başı milli geliri 3 bin dolarken, şimdi bu rakam 15 bin doları aştı. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 25 yıl önce 200 milyar dolar civarındayken, bu yıl 1,5 trilyon doları aştı. Bu tabii ki Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın liderliğiyle oldu. Ancak bu bize aynı zamanda çevremizdeki dünyada yer almak için yeni bir güven verdi. Filistin için adalet mücadelesinin uzun vadeli ayağı budur. Müslüman dünyanın ekonomik ve entelektüel gücünü büyütmek, bunu bu salondaki gençler yapacak."
YENİ BİR ÇAĞIN İÇİNDEYİZ
Erdoğan, bu buluşmanın en önemlisinin gençliğin kendi kimliğini yeniden keşfetmesi olduğunu belirterek, "Müslüman gençliğin ayırt edici önemli bir özelliği vardır; aklı ve kalbi birleştirmek. Sadece başarı, maneviyat ve güç odaklı değil, hepsinin doğru dengesini arayan bir gençlik. Bu gençlik, bilgiyi ahlakla yoğurur, ahlakı cesaretle tamamlar, cesareti hikmetle dengeye oturtur. Bugünün dünyasında bu denge çok kıymetlidir. Yeni bir çağın içindeyiz, gerçeğin bile bazen görüntünün arkasına saklandığı, algı ile hakikat arasındaki çizginin bulanıklaştığı, dijital imparatorlukların zihinleri şekillendirdiği bir çağ. Bu çağda Filistin'i anlamak, yalnızca coğrafyayı anlamak değildir, aynı zamanda dijital hegemonyayla mücadele etmektir. Batı'nın asırlardır ürettiği 'hikaye yazma üstünlüğü', bugün sosyal medyada, Hollywood'da, haber ağlarında, akademik literatürde yeniden üretiliyor ama bu kez farklı olan bir şey var, bu çağın genç Müslümanları, bu hegemonya karşısında edilgen değiller. Hakikatin izini süren bir gençlik, yapay gerçekliklere boyun eğmez” dedi.
Erdoğan, panele katılan gençlerin sorularını da cevapladı. 56 ülkeden öğrencilerin katıldığı zirve, 1 Aralık'ta sona erecek.
KOSOVA MAARİF OKULLARI ÖĞRENCİLERİ BİLAL ERDOĞAN İLE BİR ARAYA GELDİ
Kosova Uluslararası Maarif Okulları öğrencileri, İstanbul’da düzenlenen zirvede İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ile bir araya gelme fırsatı buldu.
Zirvede Kosova’yı temsil eden öğrenciler Rezana Kajoshi ve Ela Naz Yılmaz, öğretmenleri Rrita Abdyli eşliğinde 28 Kasım – 1 Aralık 2025 tarihleri arasında yürütülen programda aktif görev aldı.
Zirve kapsamında genç delegeler, Türkiye’nin çeşitli kurum temsilcileri ve gençlik liderleriyle buluşarak uluslararası meseleler üzerine görüş alışverişinde bulundu. Konuşmasında gençlere seslenen Bilal Erdoğan, “Değişim gençlerden başlar, adalet gençlerle yükselir” sözleriyle gençlerin küresel konulardaki rolüne dikkat çekti.
Dört gün sürecek zirvede dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrenciler, tematik komite çalışmaları, panel oturumları ve üst düzey tartışmalara katılarak diplomatik süreçleri deneyimleme fırsatı buldu.