Gündem
Ne darbesi ulan!
“Tümgeneral Dişli, ‘Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız, Biraz sonra göreceksiniz’ dedi. Bunun bir kalkışma olduğunu anladım ve hiddetle ‘Ne diyorsun ulan sen, ne operasyonu, sen manyak mısın, sakın ha’ şeklinde bağırdım. Bu girişimi durdurmalarını söyledim.” “Alçak FETÖ’cülerin bu çılgın girişimlerini, YAŞ’ta alacağımız kararlara ve yargıdaki soruşturmalara bağlıyorum” diyen Akar, yaveri Levent Türkkan’ın kendisini “Komutanım sakin olun, vururum” diyerek tehdit ettiğini kendisinin de buna ‘Sık ulan’ diye karşılık verdiğini anlattı.
RAMAZAN ALKAN / ANKARA - FETÖ’nün cuntacı askerleri tarafından esir alınan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadede alçakların ihanetini anlattı. Akar, darbe gecesi FETÖ’cü askerler tarafından zorla alıkonduğunu ve emirlerinin dinlenmediğini belirterek, yaveri Yarbay Levent Türkkan’ın kendisini ‘Komutanım sakin olun, vururum’ diyerek tehdit ettiğini kendisinin de buna ‘Sık ulan’ diye karşılık verdiğini anlattı. Akar, Akıncı Üssü’nde kendisinin FETÖ lideri Fetullah Gülen ile görüştürülmek istendiğini, kendisinin ise bunu şiddetle reddettiğini söyledi.
15 TEMMUZ GECESİ YAŞANANLARI ANLATTI
FETÖ’nün darbe girişimi öncesi Ağustos Şurası’nda örgüte büyük darbe vurmaya hazırlandıklarını söyleyen Akar, “Devletimizin bir süredir FETÖ/PDY ile yürüttüğü mücadele bizim de kurumsal olarak azami dikkat ve hassasiyetle içinde yer aldığımız bir mücadele olup bu yıl yapılacak Ağustos Şurası’nda silahlı kuvvetler içerisindeki bu yapının alacağı ağır darbenin hazırlıkları yapılmaktaydı” diye konuştu. Terör örgütü PKK’ya yönelik başarılı operasyonların yapıldığı sırada FETÖ’nün alçak darbe girişiminin ordunun tarihine kara bir leke sürdüğünü belirten Akar, kalkışmanın başladığı 15 Temmuz’da saat 17.00-18.00 sıralarında makamında çalışırken, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in, yanına geldiğini ve kendisine MİT’ten gelen bilgi ile bu akşam içerisinde Kara Havacılık Okulu’ndan 3 helikopterin görevlendirilmesiyle bir faaliyet icra edileceği yönünde istihbaratı ilettiğini kaydetti.
“NE DİYORSUN ULEN…”
Orgeneral Akar, darbe sırasında neler yaşandığını şöyle anlattı: “Tam emin olmamakla birlikte muhtemelen saat 21.00’e doğru arka kapıya dönük bir şekilde yuvarlak toplantı masasında çalışırken kapı çaldı. Ben ‘Gir’ dedim ve hatta, ‘Kimsin bu saatte’ gibi bir şey de söyledim. Baktığımda karargâhta görevli Tümgeneral Mehmet Dişli’nin geldiğini gördüm. Dişli, oturmakta olduğum masadaki sandalyelerden birine oturup heyecanlı ve geçmişte bildiğim, alışık olduğum ruh halinden farklı bir tarzda ‘Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı. Biraz sonra göreceksiniz’ gibi şeyler söyledi. Ben ilk önce anlamlandıramadım. Cümle içinde belki ‘uçaklar’ demiş olabilir. Ancak bunun bir kalkışma olarak ifade edebileceğim bir operasyon olduğunu anladım ve hiddetle ‘Ne diyorsun ulan sen, ne operasyonu, sen manyak mısın, sakın ha’ şeklinde bağırdım.”
“KOMUTANIM BU İŞ BİTTİ”
Akar, beyanına şöyle devam etti: “Haliyle çok öfkelenmiştim. Netice olarak ‘gittikleri yolun yanlış olduğunu, büyük bir bataklığa battıklarını, cezasını çekeceklerini, hiç olmazsa bir erkeklik gösterip başkalarını bu işe bulaştırmadan ve ölüm olmadan bu işi sonlandırmalarını, hemen giriştikleri bu girişimi durdurmalarını’ söyledim. Fakat ikna edemedim. Ardından odanın içerisine hızla ve aniden girmeye kalkıştıklarını fark edince ayağa kalktım ve o esnada Levent Türkkan, ‘Komutanım otur, kalkma, sakin olun, zorluk çıkartmayın. Komutanım sakin olun, vururum, sıkarım’ gibi şeyler söylediğini işittim. Kendisine ‘Sık ulan’ diye bağırdım. Bu şekilde etkisiz hale getirdiler.”
“TELEFONUM EMİR SUBAYININ ODASINDA KALDI”
Akar, Genelkurmay binasından götürülüşünü ise şöyle anlattı: “Epeyce bir zaman geçti. Ardından Boğaz Köprüsü’nde askerin kestiği görüntüler ve buna ilişkin haber, TV’de yayınlanmaya başladı. Ve bir müddet sonra ‘Gidiyoruz’ deyip, beni aldılar. Cep telefonum emir subayının odasında kaldı. Helikopter havalandı. Nereye gittiğimizi söylemediler. Ben de sormadım. Helikopterdeki silahlı askerlerin namlusu üzerime dönüktü. Mehmet Dişli de helikopterdeydi. Akıncı Üssü olduğunu söylediler.”
“FETULLAH GÜLEN’LE GÖRÜŞTÜRÜRÜZ”
Orgeneral Akar, Tuğamiral Ömer Harmancık’ın elinde iki yapraktan oluşan bir metni önce okuduğunu, ardından da kendisine uzatarak, “Komutanım, siz şunu bir okuyun ve bunu imzalayıp televizyonda okursanız her şey çok güzel olacak, herkesi alıyoruz, herkesi getiriyoruz” dediğini aktardı. Bu teklifi “şiddetle ve hiddetle” reddettiğini dile getiren Akar, şöyle devam etti: “Onlara ‘Kendinizi ne zannediyorsunuz? Siz kimsiniz? Sizin başınız, kıçınız kim?’ diye bağırdım. Bunun üzerine Hakan Evrim, ‘Dilerseniz sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürürüz’ gibi bir şey söyledi. ‘Ben kimseyle görüşmem’ diyerek tersledim. Ardından Akın Öztürk dışındakiler odayı terk etti.”
“BALKAN SAVAŞI’NDAN BETER ETTİNİZ”
Darbecilerin sözde bildirisini imzalamayı reddettiğini anlatan Akar, “Televizyon 2-3 saat sonra açıldığında ekranda TBMM’nin, emniyet binalarının bombalandığı yazıyordu. İlerleyen saatlerde gözlerinde umutsuzluğu fark ettim, moralleri iyice bozulmaya başlamıştı. ‘Yeteri kadar batağa battınız. Hiç olmazsa bir erkeklik gösterip burada kesin. Diğer insanların ölmelerini engelleyin. Yeteri kadar rezil ettiniz, daha fazla rezil etmeyin. Balkan Savaşı’ndan beter ettiniz. Silahlı Kuvvetlerin tarihine leke sürdünüz” dedi.
....VE PES ETTİLER
Darbecilerin bu noktadan sonra artık bir şey başaramayacaklarını gördüğüne dikkati çeken Orgeneral Akar, “(Sizi görüştüreceğiz) dediler. Bir cep telefonu getirip Sayın Başbakan ile görüştürdüler. Durumu anlattım. Telefonla konuşurken orada bulunan tüm bu hainlerin gözlerinin içine baka baka Sayın Başbakanımıza ‘Hiçbir pazarlık söz konusu olmayacak, askeri savcı, cumhuriyet savcısı, polis ve inzibata teslim olacaklar’ dedim. Götürüleceğini anlayan Akın Öztürk, ‘Komutanım ben de sizinle geleyim’ dedi Onu bırakıp çıktık.” Darbecilerden şikayetçi olacağını kaydeden Akar, TSK’nın itibarına bir günde kara bir leke süren bu hainlerin yaptıklarını asla unutmayacağını belirterek, “Hak ettikleri cezayı en ağır şekilde alacaklardır” dedi.