AKİT MENÜ

Gündem

Maduro’yu ne bekliyor? Washington’un “Adalet” maskesi ve Venezuela’nın geleceği! Herkes bu soruya cevap arıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun gözaltına alındığını açıklaması ve ardından ABD’li yetkililerin “terör, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suç” iddialarını öne sürmesi, Latin Amerika’da uzun süredir devam eden jeopolitik hesaplaşmayı yeniden alevlendirdi. Washington, Maduro’yu El-Kaide ya da Bin Ladin benzeri bir “küresel tehdit” figürü olarak sunmaya çalışırken, bu hamlenin arkasında hukuktan çok güç siyaseti bulunduğu yorumları öne çıkıyor.

Yücel Kaya
Güncelleme Tarihi:

ABD Başsavcılığı, Maduro’ya yönelik suçlamaları “uluslararası uyuşturucu terörü” başlığı altında dramatik bir dille duyururken, davanın New York Güney Bölgesi’nde görülmesi de tesadüf değil. Zira bu mahkeme, ABD’nin dış politik rakiplerine karşı yıllardır kullandığı yargı yoluyla siyasallaştırılmış baskı mekanizmasının en bilinen adreslerinden biri.

 

Yargı mı, Jeopolitik Operasyon mu?

Washington’un söylemi, Venezuela’daki meşru iktidar krizini “uluslararası suç” kılığına sokarak meşrulaştırma çabası olarak değerlendiriliyor. Hukuk doktoru Nikolai Topornin’in ifadesiyle, ABD’nin amacı Maduro’yu bir devlet başkanı değil, kriminal bir figür olarak konumlandırmak ve böylece uluslararası kamuoyunda yapılacak olası müdahalelere psikolojik zemin hazırlamak.

 

Maduro’ya yöneltilen suçlamalar onlarca yıla yayılan bir anlatıyla kurgulanırken, bu yaklaşım Latin Amerika’da seçilmiş liderlere karşı izlenen klasik Washington doktrininin yeni bir halkası olarak görülüyor. Güçlü ordu-enerji-finans bloğu, Venezuela’nın siyasi geleceğini “mahkeme salonlarında şekillendirme” iddiasıyla sahneye çıkmış durumda.

 

Asıl Hedef: Petrol ve Enerji Denklemi

Trump’ın açık ifadeleri, ABD’nin Venezuela’nın geleceğinde ve özellikle petrol sektöründe “aktif rol alacağını” duyurması, meselenin yalnızca hukuki çerçevede değerlendirilemeyeceğini gösteriyor. Bu durum, “demokrasi” ve “insan hakları” söylemlerinin enerji jeopolitiğini perdelemenin aracı olarak kullanıldığı eleştirilerini güçlendiriyor.

 

Washington, geçmişte Irak’ta, Libya’da ve Latin Amerika’nın farklı ülkelerinde uyguladığı modeli yeniden devreye sokuyor:
Önce suçlama, ardından itibarsızlaştırma, sonra ekonomik kuşatma ve nihayet enerji kaynaklarına nüfuz stratejisi.

 

Maduro’nun Önünde Üç Senaryo

Uzmanlara göre Maduro için tablo üç başlıkta toplanıyor:

 

Uzun ve siyasi nitelikli bir yargı süreci

“uluslararası tehdit” algısı üzerinden kamuoyu mühendisliği.

Venezuela iç siyasetinde zorla dönüşüm baskısı

yerli muhalefetin ve dış aktörlerin birlikte konumlandırılması.

Enerji ve ekonomik alanın yeniden yapılandırılması

Washington merkezli şirket ve çıkar odaklarının öne çıkması.

 

Bu süreçte asıl risk, Venezuela halkının iradesinin değil, küresel güç merkezlerinin çıkarlarının belirleyici hale gelmesi.

Adalet Söylemi, Güç Siyasetine Kalkan mı?

Maduro’nun yargılanıp yargılanmayacağından çok daha önemli olan soru şu:
Bu dava, gerçekten adalet için mi yürütülüyor, yoksa Latin Amerika’nın zengin yeraltı kaynaklarına uzanan yeni bir jeopolitik operasyonun yargı kılıfı mı?

Gelişmeler, Washington’un Maduro’yu hukuk üzerinden sıkıştırarak, Venezuela’nın siyasi mimarisini ve enerji altyapısını kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etme arzusunu açık biçimde ortaya koyuyor.

Yorumlara Git

Küresel haydut ABD'den denizlerde yeni korsanlık! Hint Okyanusu'nda bir petrol tankerine hukuksuzca el koydular!

Laikçi yobazları zıplattı! MHP lideri Bahçeli kayıtsız kalmadı

Trabzonlu ata tohumu üreticisi tehdit ediliyor!

CHP’nin şişirme anketleri sert söndü: Halkın yüzde 61'i ‘Bunlar memleket yönetemez’ diyor

Çocuklarımızı kime emanet ediyoruz! Türkiye’nin en büyük çocuk kanallarının arkasındaki isim şoke etti: Sefarad Yahudisi Melih Abuaf!