AKİT MENÜ

Gündem

2026’nın ilk günlerinde Dünya sarsılıyor: Art arda depremler, büyük felaketlerin habercisi mi?

Dünya genelinde art arda yaşanan depremler ve sismik hareketlilik, 2026’nın büyük doğa olaylarının habercisi olabileceği endişesini gündeme taşıyor.

Haber Merkezi

Dünya genelinde peş peşe yaşanan depremler, akıllara korkutucu bir soruyu getiriyor: 2026 yılı büyük doğa olaylarının habercisi mi? Mississippi asıllı “ruhsal öğretmen” ve yazar Jill M. Jackson'ın yılın hemen başında dile getirdiği öngörüler, sismik hareketliliğin küresel çapta tırmanışa geçmesiyle yeniden gündem oldu.

Daha 2026’nın ilk yedi gününde, ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) verilerine göre Dünya genelinde 4,5 büyüklüğünün üzerinde yüze yakın deprem kaydedildi. Bu hareketlilik sadece sayıyla sınırlı kalmıyor; özellikle Pasifik Ateş Çemberi üzerindeki Japonya, Filipinler ve Endonezya gibi ülkeler, şiddeti 5,0’ı aşan sarsıntılarla sarsılmaya devam ediyor.

Jackson, özellikle ABD'nin batı kıyıları ve Asya için ciddi uyarılarda bulunuyor. Ona göre, karadaki bu kaymalar sadece sarsıntıyla kalmayacak, aynı zamanda büyük su baskınlarını ve sel felaketlerini de beraberinde getirecek.

Aslında bu uyarılar temelsiz bir korkudan ibaret değil; 2 Ocak'ta Meksika'da meydana gelen 6,5 büyüklüğündeki deprem, binaların tahliye edilmesine ve paniğe yol açarak yılın sert geçeceğinin ilk sinyalini verdi. Geçtiğimiz yılın son aylarında Japonya’daki büyük bir sarsıntıyı önceden tahmin etmesiyle dikkat çeken Jackson, şimdi de Kaliforniya, Oregon ve Washington eyaletlerinde yaşayanları hazırlıklı olmaya çağırıyor. Bölgedeki San Andreas ve Calaveras gibi tehlikeli fay hatlarındaki küçük deprem fırtınaları, uzmanlar tarafından da yakından takip edilen ciddi bir risk alanı haline geldi.

Ekonomik belirsizlik ve kariyerlerdeki keskin dönüşler

Sarsıntılar sadece yer kabuğuyla sınırlı değil; Jackson'a göre 2026 yılı ABD ekonomisi için de adeta bir hız trenini andıracak. Birçok insanın işini kaybedeceği bir işsizlik dalgasının kapıda olduğunu belirten yazar, bu karamsar tabloya farklı bir pencereden bakıyor. Ekonomik krizin, aslında insanların ruhsal olarak kendilerine uygun olmayan işlerden kopmalarına ve yerel bazda yeni iş kolları kurmalarına vesile olacağını iddia ediyor. Yaşanan bu büyük değişimlerin, insanların yıllardır oturdukları evlerden taşınma isteği duymalarına veya kariyerlerinde 180 derecelik dönüşler yapmalarına yol açan bir süreci tetiklediğini savunuyor.

Küresel çatışmalar konusunda da pek iyimser bir tablo çizmeyen Jackson, devam eden savaşların kısa sürede bitmeyeceğine, ancak bazı bölgesel gerginliklerin yıl ortasına doğru sönümlenebileceğine inanıyor. Toprak kaymaları, ekonomik dalgalanmalar ve toplumsal değişimlerin iç içe geçtiği bir yıl bizi beklerken, öngörülerin sismik verilerle örtüşmesi kamuoyundaki endişeyi artırmış durumda.

Bilim dünyası da San Francisco ve Los Angeles yakınlarında her an yıkıcı bir deprem beklerken, 2026'nın ilk günlerinden itibaren gelen veriler bu korkuların ne kadar gerçekçi olduğunu gözler önüne seriyor. 

Yorumlara Git

Trump'tan İran'a ekonomi darbesi! Vergi kararını resmen duyurdu!

Efkan Ala’dan muhalefete "Silivri" ayarı: İcazet alanlar meşruiyet dersi veremez!

Batman'da feci kaza: Çok sayıda ölü ve yaralı var

ABD kapıları kapattı: 100 bin vize tek kalemde iptal edildi!

Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük düşmanı kripto Yahudiler