AKİT MENÜ

Dünya

Restore edip cami yapacak güç yok mu? Türkiye’nin En Eski Kilisesi Ahır Olarak Kullanılıyor!

Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Çengilli Köyü'nde bulunan ve bölgenin en önemli Orta Çağ miraslarından biri olan Çengilli Kilisesi, bin yıllık görkemine rağmen bugün bir "hayvan barınağı" ve "samanlık" olarak kullanılıyor. Türkiye’nin en eski ve üzerinde üç ayrı kitabe barındıran tek kilisesi olma özelliğini taşıyan bu devasa yapı, devletin koruması yerine köylülerin insafına terk edilmiş durumda.

Haber Merkezi

Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Çengilli Köyü'nde bulunan ve bölgenin en önemli Orta Çağ miraslarından biri olan Çengilli Kilisesi, bin yıllık görkemine rağmen bugün bir "hayvan barınağı" ve "samanlık" olarak kullanılıyor. Türkiye’nin en eski ve üzerinde üç ayrı kitabe barındıran tek kilisesi olma özelliğini taşıyan bu devasa yapı, devletin koruması yerine köylülerin insafına terk edilmiş durumda.

Kutsal Mekan Tezek Kokuyor! Mimari yapısı ve üzerinde taşıdığı tarihsel belgelerle (üç farklı dildeki kitabeler) dünya çapında bir öneme sahip olan Çengilli Kilisesi, bugün içerisine hayvanların doldurulduğu, tabanı tezekle kaplı bir harabeye dönüştü. Bin yıldır ayakta kalmayı başaran bu taş işçiliği harikası, turizm broşürlerinde "ziyaret noktası" olarak gösterilse de gerçek manzara tam bir vefasızlık örneği.

 

Sultan Abdülhamid Han’ın Koruduğu Miras, Bugün Ahır Oldu!

Bu yapıyı sıradan bir kilise kalıntısından ayıran en önemli özelliklerden biri, Osmanlı Devleti’nin ve bizzat Sultan II. Abdülhamid Han’ın bu mirasa gösterdiği saygıdır. Abdülhamid Han döneminde, bölgedeki Hristiyan tebaanın ibadetlerini huzurla yapabilmesi ve tarihi dokunun korunması adına bizzat devlet eliyle restore edilen bu kilise, ecdadın hoşgörü ve korumacılık anlayışının bir nişanesiydi. Osmanlı’nın ihya ettiği bu bina, bugün nasıl olur da köylülerin hayvanlarını bağladığı bir ahıra dönüşebilir?

 

Neden Restore Edilmiyor?

Cami Yapmak Çok mu Zordu? Kamuoyu şu soruların yanıtını bekliyor:

 

Bu Sessizlik Neden?

Bin yıllık bir yapının ahır olarak kullanılmasına hangi kanun, hangi vicdan izin veriyor? Restorasyon projeleri neden hep kağıt üstünde kalıyor?

 

Neden İbadethane Olarak Yaşatılmadı?

Eğer bir yapı "kilise" olarak korunmayacaksa, Anadolu’nun fethinden bu yana süregelen bir gelenekle neden restore edilip camiye dönüştürülmedi? Bir yapıyı ahır olarak çürütmek mi daha sevaptır, yoksa onu tertemiz bir ibadethane olarak halkın hizmetine sunmak mı? Cami yapılsaydı bugün bu bina tertemiz olur, duvarları yıkılmaz, içine hayvan girmezdi.

Definecilerin Ve Bakımsızlığın Pençesinde Kilise sadece ahır olarak kullanılmasıyla değil, aynı zamanda kontrolsüzlük nedeniyle definecilerin de hedefi haline gelmiş durumda. Temelleri kazılan, duvarları oyulan bu tarihi hazine, her geçen gün biraz daha yok oluyor. Köyün tam ortasındaki bu devasa yapının içler acısı hali, Türkiye’nin kültürel mirasını koruma konusundaki samimiyetini sorgulatıyor.

 

Turist Geliyor Ama Gördüğü Tek Şey Rezalet!

Haber ajansları burayı "turistlerin uğrak yeri" diye pazarlamaya çalışsa da, oraya giden yerli ve yabancı turistlerin karşılaştığı tek şey bir utanç tablosu. Bin yıllık tarih, kapısına vurulan paslı zincirlerin ardında, hayvan dışkıları arasında yok olup gidiyor.

 

Yetkililere Sesleniyoruz:

Çengilli Kilisesi bir an önce köylünün deposu ve ahırı olmaktan çıkarılmalıdır. Bu yapı ya aslına uygun restore edilip turizme kazandırılmalı ya da bir vakıf eseri gibi ihya edilerek ibadethaneye (camiye) çevrilmelidir. Tarihe ve inanca saygı bunu gerektirir.

Yorumlara Git

Ünlü iş insanı safaride çatışmanın ortasında kalmamış! Soyulurken öldürülmüş

Brüksel’den Trump’a ‘dur’ ihtarı: Grönland NATO’nun kırmızı çizgisidir

Adliyede kadın hakimi vuran savcı hakkındaki sevk yazısı ortaya çıktı: Öldürmek için ateş etti

İBB uçağında kumar ve uyuşturucu rezaleti! Selen Görgüzel kirli çarkı tek tek anlattı!

Savunma sanayinde peş peşe stratejik adımlar! Beyin göçü tersine döndü