Gündem
Bu gece Mirac Kandili
Hazreti Muhammed’in (s.a.v) Allah’ın daveti üzerine Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldiği gece olarak kabul edilen Mirac Kandili bu gece idrak edilecek. Mirac gecesinde beş vakit namaz farz kılındı, Allah’a şirk koşmayanların bağışlanacağı müjdesi verildi ve “Amenerrasulü” diye başlayan Bakara Suresi’nin son iki ayeti nazil oldu.
TAYFUN TAŞ İSTANBUL
Mübarek Üç Aylar’ın ikinci kandili olan Mirac gecesi, ülke genelinde ve İslâm coğrafyasının dört bir yanında ibadet, dua ve taatle idrak edilecek. Camilerde Kur’an-ı Kerim tilavetleri okunacak, salavatlar getirilecek, vaaz ve sohbetler düzenlenecek. Müminler, Peygamber Efendimiz’in Huzur-u Zülcelal’e kabul edildiği bu müstesna gecenin manevî ikliminde sabahlara kadar dua edecek.
BEŞ VAKİT NAMAZ FARZ KILINDI
İsra ve Mirac mucizesinin yaşandığı bu mübarek gecede, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da Allah’ın (c.c.) huzuruna yükseltildiği hadise bir kez daha hatırlanacak. Bu gecede, ümmetten Allah’a şirk koşmayanların cennetle müjdelendiği, Bakara Sûresi’nin son ayetlerinin nazil olduğu ve beş vakit namazın farz kılındığı hakikatleri cemaatle paylaşılacak, dualar ve niyazlar gerçekleştirilecek.
Miracı hikayelerden çıkarıp asıl manasının anlaşılmasını gerektiğini vurgulayan Tüm-Din-Gör- Der. Genel Başkanı Metin Kaçar, “Öncelikle aziz ve necip Ümmet-i Muhammed’in Mirac gecelerini gönülden tebrik ediyorum; Cenab-ı Hak bu mübarek gecede bizler her ne kadar layık olamasak da Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e nice ilahî ikramlar ve hediyeler sunmuş, mübarek gönlüne adeta su serpmiş, bizler de bu Mirac gecesinde Ümmet-i Muhammed olarak gönüllerimize ferahlık vermesini Rabbimizden niyaz ederken esir gönüllerimizin bu ferahlığa ne denli muhtaç olduğunu bir kez daha idrak ediyoruz.
Mirac denildiğinde Hz. Peygamber’in Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya, Sidretü’l-Münteha’ya ve nihayetinde Cenab-ı Hakk’ın huzuruna kabul edilişi hatıra gelir ve bu hadisenin bir hikâye olarak anlatılması elbette kıymetlidir ancak bu bilginin günlük hayatımıza yansıması yoksa tek başına yeterli değildir.
Zira Mirac, Hz. Hatice validemizin vefatı, Ebu Talib’in ahirete irtihali ve Taif’te yaşanan ağır imtihanların ardından yeryüzünde daralan ve bunalan Efendimiz’in gönlünün ilahî bir davetle ferahlatılması, onurlandırılması ve ümmete umutla yeniden gönderilmesidir.
Mirac’ın mekânlarını doğru okumak zorundayız, çünkü Mescid-i Haram elbette müstesna bir konuma sahip olsa da bugün Mescid-i Aksa’nın hali yüreğimizi yakan bir yaradır ve eğer Miraç gecesinde Resul-i Ekrem Efendimiz’in semaya yükselişinde Mescid-i Aksa’nın mihrabında kendisinden önceki tüm peygamberlere ruhaniyetleriyle imamlık edişini kavrayamazsak, Mirac’ı hakkıyla anlamamış oluruz; zira Mescid-i Aksa’yı anlayan Kudüs-ü Şerif’i, Kudüs’ü anlayan Filistin davasını, Filistin davasını anlayan da yeryüzündeki tüm mazlum Ümmet-i Muhammed’in halini idrak eder” ifadelerini kullandı.