AKİT MENÜ

Dünya

İran’da kıyamet kopuyor: Avrupa elçilikleri boşaltıyor, sokaklar kan gölü

İran’da ekonomik çöküşle başlayan isyan, 18. gününde tam bir can pazarına dönüştü. Başkent Tahran başta olmak üzere ülke genelinde internet tamamen karartılırken, morgların dolup taştığı ve can kaybının 2 bin 500’ü geçtiği bildiriliyor.

Haber Merkezi

İran sokakları, tarihinin en kanlı ocak ayını yaşıyor. 28 Aralık’ta Riyal’in çöküşüyle patlak veren "Açlık İsyanı", molla rejiminin demir yumruğuyla bastırılmaya çalışılsa da kontrol tamamen kaybedilmiş durumda. Avrupa Birliği ülkeleri, Tahran’daki kaosu "geri dönülemez bir eşik" olarak niteleyerek vatandaşlarına "kaçın" çağrısı yaptı.  

Almanya, İtalya, İspanya, Portekiz ve Polonya gibi çok sayıda ülke, dışişleri bakanlıkları aracılığıyla yaptıkları açıklamalarda, ekonomik sorunlar nedeniyle başkent Tahran'da 8 Ocak'tan itibaren şiddetlenen protestolardan dolayı vatandaşlarını İran'ı terk etmeye çağırdı.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "bölgedeki son derece istikrarsız durum nedeniyle İran'da bulunan İspanyol vatandaşlarına mevcut tüm imkanları kullanarak ülkeyi terk etmeleri" ve "İran'a yapılacak tüm seyahatlerden de şiddetle kaçınılması" önerildi.

Açıklamada, Tahran'daki faaliyetlerine devam eden İspanya Büyükelçiliğinin, İspanyol vatandaşlarının İran'dan ayrılmasına izin verme yetkisinin bulunmadığı, bunun tamamen İran makamlarına ve yasalarına bağlı olduğu vurgulandı.

"TEK TARAFLI BİR DIŞ MÜDAHALE, İRAN’A İSTİKRAR VEYA BARIŞ GETİRMEYECEKTİR”

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de Meclis'te gazetecilere yaptığı açıklamada İran'daki mevcut durumu "çok karmaşık" olarak nitelendirdi.

Albares, "Şu anda tek taraflı bir dış müdahale, İran'a istikrar veya barış getirmeyecektir. Oysa İran'ın şu anda buna ihtiyacı var. Hepimiz, İran'ın özgürlüklerle dolu, demokratik bir geleceğe doğru ilerlemesini istiyoruz ancak bunu barışçıl bir şekilde ve her şeyden önce kaostan kaçınarak yapmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Portekiz Dışişleri Bakanlığı da Tahran'daki büyükelçiliğini kapattığını, İran'da temas kurulan tüm Portekiz vatandaşlarının büyük çoğunluğunun ülke topraklarını terk ettiğini ya da ayrılma sürecinde olduğunu duyurdu.

Polonya Dışişleri Bakanlığı da durumun istikrarsız olması nedeniyle vatandaşlarına İran’dan derhal ayrılmaları çağrısında bulunarak, bu ülkeye yönelik tüm seyahatlerden kaçınılmasını tavsiye etti.

Ayrıca dün İtalya Dışişleri Bakanlığı, "İran’daki İtalyan vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri yönündeki çağrısını teyit etmekte ve güçlü biçimde yinelemektedir." duyurusunu yapmış, seyahat önerilerini güncelleyen Almanya da İran'daki Alman vatandaşlarından ülkeyi terk etmelerini istemişti.

Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pascal Confavreux da "Fransa, özellikle keyfi tutuklama riski nedeniyle çifte vatandaşlığı olanlar da dahil olmak üzere vatandaşlarına İran’a hiçbir seyahati, kesinlikle tavsiye etmiyor. Buna Fransız gazeteciler de dahil." açıklamasında bulunmuştu.

İRAN’DAKİ OLAYLAR BÜYÜYOR

İran’da 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler ülke geneline yayılmıştı.

Başkent Tahran'da 8 Ocak'ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonrasında ülke yönetimi internet erişimini engellemişti.

İranlı yetkililerden olaylarda ölen ya da yaralananların toplam sayısına ilişkin şu ana kadar açıklama yapılmazken ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 2 bin 615 kişinin hayatını kaybettiğini, 18 bin 470 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu.

İlişkili haber:

Çin'den İran'a destek!

İlişkili haber:

İran'dan geri adım!
Yorumlara Git

Ali Yerlikaya’dan hadsiz CHP’liye şerefsiz yanıtı: Kahramanları sahipsiz mi sandın? Bedelini ödeyeceksin!

İspanya'dan Trump'ı kızdıracak öneri

Kemiklerin, boyunların kırıldığı GS-FB maçı davasında karar açıklandı: Mert Hakan Yandaş ve Oosterwolde’ye 1.5 yıl hapis!

AK Parti'den CHP'ye sert tepki: Eleştiri değil saldırganlık

Dönemin Türkiye’sinde bakın adalet nerede dağıtılıyordu! Manukyan'ın evini bilmeyen kuşağa gelsin