Aktüel
Sudan anladıkları Yol(su)zluk CHP’li Belediyelerde susuzluk tartışması büyüyor
Son dönemde CHP’li belediyelerde art arda yaşanan su krizleri kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konuya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme okuyucularımızdan Oktay Yüksel’den geldi.
SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL
Son dönemde CHP’li belediyelerde art arda yaşanan su krizleri kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konuya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme okuyucularımızdan Oktay Yüksel’den geldi. Yüksel, “Sudan Anladıkları Yol(su)zluk” başlıklı yazısında CHP’li belediye başkanlarının yönetim anlayışını ve susuzluk sorununa yaklaşımlarını sert sözlerle eleştirdi.
Yüksel, Türkiye’nin 1990’lı yılların başında özellikle İstanbul’da yaşadığı ağır susuzluk dönemini hatırlatarak, o günlerin nedeninin kuraklık değil kötü yönetim olduğunu vurguladı. Dönemin İSKİ yönetiminde yaşanan yolsuzlukları ve ihmalleri hatırlatan Yüksel, günümüzde benzer bir tablonun farklı şehirlerde yeniden yaşandığını ifade etti.
Yazıda, Ankara, İzmir ve İstanbul başta olmak üzere CHP’li büyükşehirlerde belediyeler tarafından yapılmış yeni bir baraj ya da gölet bulunmadığına dikkat çekilirken, su tesislerinin Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılıp teslim edilmesine rağmen, suyun vatandaşa ulaştırılması noktasında belediyelerin sorumluluktan kaçtığı savunuldu. Yüksel, yaşanan her krizde suçun DSİ’ye, bakanlıklara ya da bürokrasiye atıldığını, ancak belediyelerin kendi ihmallerini görmezden geldiğini belirtti.
İzmir örneğine özel bir parantez açan Yüksel, şehirde yıllardır ihmal edilen altyapı yatırımlarının bugün susuzluk olarak geri döndüğünü ifade etti. Belediye yönetiminin su kayıp-kaçağı sorununu camilerin ücretsiz su kullanımı üzerinden tartışmaya açmasını eleştiren Yüksel, ibadethanelerin toplam su tüketiminin yüzde 1’in bile altında olduğuna dikkat çekti. Asıl sorunun çürümüş borular ve yenilenmeyen altyapı olduğunu vurguladı.
Yazıda ayrıca, “altyapı için bütçe yok” denilirken milyonlarca liranın konserler, etkinlikler ve organizasyonlara harcanmasının çelişkili olduğu ifade edildi. Yüksel, boru hatlarının yenilenmesine gelince bütçenin hatırlandığını, sahne kurmaya gelince ise hiçbir tasarruftan söz edilmediğini belirtti.
İzmir’de DSİ’nin izin vermediği iddialarına da değinen Yüksel, çoğu zaman eksik belge sunulduğunu ya da yeterli proje üretilmediğini savundu. Buna karşılık, Bodrum Belediyesi’nin hazırladığı projelerle kısa sürede gerekli izinleri alabildiğini hatırlatarak, sorunun “izin” değil “niyet” meselesi olduğunu dile getirdi.
Yazısını çarpıcı bir özetle tamamlayan Oktay Yüksel, şu ifadelere yer verdi:
“Su yok, bahane çok. Hizmet yok, konser bol. Sorun camiler değil, kuraklık tek başına değil. Sorun yanlış öncelikler, plansızlık ve sorumluluktan kaçan bir belediyecilik anlayışıdır. Su akmıyorsa, sebebi musluk değil; yönetimdir.”
Yüksel’in yazısı, CHP’li belediyelerde yaşanan susuzluk krizinin sadece doğal şartlarla değil, yönetim tercihleriyle de doğrudan bağlantılı olduğu yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.