Gündem
PKK Suriye’den kovuluyor
Suriye’de PKK’nın uzantısı SDG, 10 Mart mutabakatına uymaması üzerine artan askeri baskı ve Suriye ordusunun ilerleyişi karşısında Fırat’ın batısından çekilmek zorunda kaldı.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Yaşanan ağır kayıplar ve örgütsel çözülme riskiyle tetiklenen bu geri çekilme, sahadaki güç dengelerinin kökten değiştiğinin somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Yaşanan gelişmelerin ardından, SDG’nin geri çekilmesini PKK vesayetinden kurtuluş olarak gören çok sayıda Kürt vatandaş, Suriye’nin farklı kent ve kasabalarında sokağa çıktı. Ellerinde bayraklar ve pankartlarla meydanlarda toplanan kalabalıklar, “silahlı yapıların değil, halkın iradesinin kazanması” yönünde sloganlar atarken, SDG’nin bölgeden çekilmesini sevinç gösterileriyle kutladı.
YAPILAN HAMLELER SEMBOLİK DEĞİL STRATEJİK
Konuyla ilgili gazetemize konuşan Güvenlik ve Dış Politika Uzmanı Dr. Ayhan Sarı, “Ahmet el-Şara’nın attığı adımları gördükten sonra tablo daha net okunuyor. Amerikalı bazı yetkililerin Şara yönetimini uyarıyor gibi görünen bu açıklamaları, büyük ölçüde İsrail kaynaklı propaganda ve dezenformasyon olarak değerlendirildi. Bu gelişmelerin ardından ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor: Ahmet el-Şara yönetimi, Türkiye ile koordinasyon içinde yalnızca Halep’in doğusuna değil, Suriye’nin tamamına, özellikle de Fırat’ın doğusuna yönelik kapsamlı bir operasyon kararı almış durumda” ifadelerini kullandı.
SDG’Yİ İSRAİL GÜDÜYOR
SDG’nin ABD ve İsrail güdümünde hareket ettiğine değinen Sarı, “Dün Halep’in doğusunda ABD’li yetkililer ile SDG arasında bir görüşme yapılırken, bugün Erbil’de Mesud Barzani, SDG elebaşı Mazlum Abdi ve Tom Barrack’ın bir araya gelmesi, sahadaki ve masadaki hareketliliğin eş zamanlı yürüdüğünü ortaya koydu. Amaç; bölgede yaşayan Kürtleri SDG ve PKK çizgisinden koparmak, Şam yönetiminin ve Türkiye’nin safına çekmek, aynı zamanda İsrail kaynaklı uluslararası baskı ve tepkilerin önünü kesmek. Bu hamleler, askeri sürecin siyasi zeminini güçlendirmeyi hedefleyen bilinçli bir stratejinin parçası olarak görülüyor. İlerleyen süreçte sınırlı ya da geniş çaplı bir askeri çatışmanın yaşanması olasılık dahilinde değerlendiriliyor. Ancak mevcut tablo itibarıyla sürecin, Şam yönetimi ve Türkiye açısından stratejik hedeflere uygun şekilde ilerlediği, siyasi ve askeri hamlelerin birbiriyle uyumlu olduğu ve sahada inisiyatifin büyük ölçüde bu eksene geçtiği yorumları öne çıkıyor” şeklinde konuştu.