Gündem
Erdoğan’a güvenen kazanıyor
Küresel baronların silah ve paraya boğduğu SDG/PYD, Suriye’nin kuzeydoğusunda uydu devlet hayalleri kurarken, birkaç günlük operasyonla beyaz bayrak çekti. Küresel baronlar, ABD ve İsrail’e güvenen terör oluşumu, arkasında yenilmez güçler var zannedip, Türkiye’nin askeri, siyasi ve toplumsal gücünü göremeyip, devlet iddiasında bulunmaya kalkınca boyunun ölçüsünü aldı.
MUHAMMET KUTLU ANKARA
Küresel baronların silah ve paraya boğduğu SDG/PYD, Suriye’nin kuzeydoğusunda uydu devlet hayalleri kurarken, birkaç günlük operasyonla elinde avucunda olanları da kaybetti. Küresel baronlar, ABD ve İsrail’e güvenen terör oluşumu, arkasında yenilmez güçler var zannedip devlet iddiasında bulunmaya kalkınca boyunun ölçüsünü aldı. Taşıma teröristlerle Suriye’nin kuzeydoğusuna yerleştirilen SDG/YPG, Suriye coğrafyasını ve demografik gerçekliği okuyamadı, Türkiye’nin askeri, siyasi ve toplumsal gücünü göremedi. Türkiye’nin kararlı politikası ve attığı stratejik adımlar bölgede huzurun önün açarken, umudunu kana ve gözyaşına bağlayan terör baronları ve aparatları kaybetti. Suriye ordusu karşısında bozguna uğrayan SDG/YPG pes ederek, Şam yönetimine boyun eğerken, örgüte lojistik destek sağlayan ABD ile Siyonist İsrail de hezimete uğradı. Suriye’de son birkaç günde yaşanan tarihi gelişmeler, YPG/SDG’nin birçok bölgeden geri çekilmesini ve Suriye Hükümeti ile imzalanan kapsamlı entegrasyon/ateşkes anlaşmasını getirdi. Cephede tutunamayan SDG/YPG güçleri Fırat’ın doğusuna çekilirken, Deyrizor, Rakka ve Tabka gibi stratejik bölgeler tekrar Şam yönetimine bağlandı. Yaşananlar, daha iki hafta önce “Yüzünü Ankara’ya dönen kazanır” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini haklı çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Ocak’ta İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması programında yaptığı konuşmada; “Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri sonuçsuz kaldı. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Türkiye’yi karşısına alanlar kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar kaybedecektir” ifadelerini kullandı. Türkiye’ye yüzünü dönen Şam kazandı, yüzünü küresel baronlar, ABD ve siyonist İsrail’e dönen SDG/YPG ise kaybetti.
“TÜRKİYE’Yİ HESABA KATMADILAR, ERDOĞAN’IN UYARISINI ANLAMADILAR”
Suriye’nin bölücü SDG/YPG terör oluşumlarının boyunduruğundan kurtulduğu son operasyonları ve sonuçlarını Akit’e değerlendiren Siyaset Bilimci ve Güvenlik Uzmanı Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, “SDG Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan oldu. 10 Mart mutabakatını uygulamayan, kendisini desteklediğini düşündüğü İsrail ve ABD’nin adeta sessiz kalması SDG yönetimini şaşkına çevirdi. Bu şaşkınlık sahada da etkisini hızla gösterdi ve SDG’ye bağlı YPG güçleri hızlı bir şekilde dağıldı. Terör örgütü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın defaatle yaptığı ‘Yüzünü Ankara’ya dönen kazanır’ uyarısını bir türlü anlayamadı. Bu da sonlarını getirdi” görüşünü kaydetti.
“TÜRKİYE’YE RAĞMEN YAPILACAK HER HAMLENİN BOŞA ÇIKACAĞI GÖRÜLDÜ”
Suriye’de yaşanan büyük kırılmayı Akit’e yorumlayan Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu da, “Eğer bugün Gazze ile ilgili önemli aşamalarda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a davet mektubu geliyorsa, bu ABD’nin Türkiye’nin bu coğrafyadaki gücünü gördüğünün belgesidir. Her ne kadar kıt akıllı İsrail yöneticileri bunu görmemiş olsa da ABD gördü ve İsrail’in itirazlarına rağmen bölgenin geleceğine ilişkin önemli kararların alınacağı masalarda Türkiye’yi baş köşeye oturtma gereği duymaya başladı” dedi.
TEKAÜT PAŞALAR DA KAYBETTİ
Suriye’deki SDG/YPG hezimeti, yıllardır YPG’yi “tercih edilebilir” gören ve Suriye’nin kalıcı olarak bölüneceğini savunan emekli askerlerin eski açıklamalarını tamamen çürüttü. Özellikle emekli Amiral Türker Ertürk ve emekli General Naim Babüroğlu›nun öngörüleri, bugünkü gerçeklerle yüzleşince “Tekaüt paşalar da kaybetti” dedirtecek kadar tersine döndü. Emekli Amiral Türker Ertürk, sınırdaki tehdit algısını değerlendirirken “Sınırımızda IŞİD göreceğimize YPG’yi görmeye razıyım” demişti. Ancak Şam’ın anlaşmayla YPG/SDG’yi Fırat’ın doğusuna sıkıştırması ve entegrasyona zorlaması, Ertürk’ün bu tezini boşa çıkardı. Sınırda artık YPG yerine Suriye devlet kontrolü güçleniyor; Ertürk’ün tercihi, sahadaki yenilgiyle dramatik bir şekilde çöktü. Emekli General Naim Babüroğlu da benzer şekilde “Suriye 4 parçaya bölünecek” diyerek, PKK/YPG’nin kalıcı bir devlet kuracağını savunmuştu. Babüroğlu, “Suriye’nin yaklaşık yüzde 40’ını PKK/PYD terör örgütü devleti kontrol edecek” öngörüsünde bulunmuştu. Ancak YPG’nin geri çekilmesi, petrol sahalarının kaybı ve entegrasyon anlaşması, bu “yüzde 40’lık devlet” hayalini yok etti. Babüroğlu’nun bölünme ve “büyük tehlike” uyarıları da Şam’ın kazanımlarıyla boşa çıktı.