AKİT MENÜ

Ekonomi

Milyonlarca kişiye yeni iş imkanı İstaihdama açılan yeni kapı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Dijitalleşme iş dünyasında, üretimde ve mesleklerde büyük bir dönüşüme yol açıyor. Çok sayıda insan işini kaybedebilecek olsa da 2030 yılına kadar dijital imkanlarla 170 milyon kişiye yeni iş olanağı oluşabileceği ifade ediliyor" dedi.

AA
Güncelleme Tarihi:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile beraber ATO Congresium'da düzenlenen 14'üncü Çalışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. İşçi, işveren ve memur sendikaları konfederasyonları ve oda temsilcilerinin bir araya geldiği toplantı, 'Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm' temasıyla gerçekleştirildi.

'DEĞİŞİMİ YÖNETMEMİZ GEREKİYOR'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dünyada ekonomik güç dengelerinin değiştiği, bunun da jeopolitiğe ve siyasete yansıdığını belirterek, "Eski kurumların ve kuralların büyük oranda geçerliliğini yitirdiği, uluslararası hukukun ve kurumların giderek etkinliğini yitirdiği günleri yaşıyoruz. Bu jeopolitik ve ekonomik değişimler belirsizlikleri ve riskleri artırıyor, ekonomileri derinden etkiliyor. Diğer taraftan küresel ölçekte, özellikle yapay zeka başta olmak üzere dijitalleşme alanında büyük bir değişim dönüşüm yaşanıyor.

Bu süreç, ekonomilerde ve üretim süreçlerinde yıkıcı yenilik ortamı oluşturuyor. Dijitalleşme, iş dünyasında, üretimde ve mesleklerde büyük bir dönüşüme yol açıyor. Dünya Ekonomik Forumu raporlarına göre; çok sayıda insan işini kaybedebilecek olsa da 2030 yılına kadar dijital imkanlarla 170 milyon kişiye yeni iş olanağı oluşabileceği ifade ediliyor. Meslekler tamamen ortadan kalkmasa bile, mesleklerin icra ediliş biçimleri dijital teknolojilerle birlikte dönüşüme uğruyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü'nün ortak raporuna göre küresel istihdamın yüzde 25'i üretken yapay zekadan etkilenecek, gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 35'e kadar çıkabilecek. Özellikle ofis ve büro işleriyle medya, yazılım ve finans gibi alanlarda yapay zekanın etkisi giderek artıyor. Bu durum, çalışma biçimlerinin, sosyal güvenlik sistemlerinin ve istihdam politikalarının yeniden tasarlanmasını zorunlu kılıyor. Bu gelişmeler karşısında doğru tutum, teknolojiyi insan emeğini dışlayan bir unsur olarak değil, dijital becerilerle güçlendiren bir fırsat olarak görmektir. Değişime direnmek yerine, değerlerimiz ve hedeflerimiz doğrultusunda değişimi yönetmemiz gerekiyor" dedi.

'DİJİTALLEŞME ETİK SORUMLULUKLAR GETİRMEKTEDİR'

Yılmaz, dijital dönüşümün çoğu zaman 'yeşil ve dijital dönüşüm' olarak tanımlandığını ancak süreci 'yeşil, dijital ve sosyal dönüşüm' olarak ele almak gerektiğini belirtti. Bu üç sürecin etkileşimini doğru analiz ederek, değişimi hep birlikte yönetmenin önemine vurgu yapan Yılmaz, "Çalışanlar açısından dijital dönüşüm; çalışma biçimlerinin, hak arama yollarının ve mesleki kimliklerin yeniden tanımlanacağını söyleyebiliriz. Dijitalleşme; esneklik ve uzaktan çalışma imkanı sunarken, iş güvencesi, veri gizliliği ve algoritmik yönetim gibi yeni riskler de doğuruyor.

Bu sürecin adil geçiş ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi büyük önem taşıyor. Adil geçişin temel önceliği, teknolojik değişimin kimseyi geride bırakmaması, çalışanların sosyal koruma önlemleri, yeniden beceri kazanma ve yetkinlik geliştirme programlarıyla desteklenmesidir. Yapay zeka ve dijitalleşme tehditler kadar fırsatlar da sunmaktadır. En büyük tehditlerden biri, sosyal adaleti bozma riskidir. Bu riskin önüne geçmenin yolu, fırsat eşitliği temelinde dijital imkanların toplumun geneline yayılması ve bu becerilerin kazandırılmasıdır. Aksi halde bu teknolojilerin dar bir kesimin elinde kalması, sosyal adalet konusunda ciddi neticeler doğuracaktır. Bu nedenle yaşam boyu öğrenme, dijital beceri eğitimleri ve sosyal diyalog mekanizmaları hayati önem taşımaktadır. İşverenler açısından dijitalleşme; üretimden insan kaynaklarına kadar her alanda verimlilik ve rekabet avantajı sağlarken, aynı zamanda etik sorumluluklar da getirmektedir" diye konuştu.

'YENİ NESİL ÇALIŞMA MODELLERİ ÖNCELİKLERİMİZ ARASINDA'

Kamu açısından dijital çağın; istihdam politikaları, sosyal güvenlik sistemleri ve iş hukukunun yeniden şekillenmesini gerekli kıldığına işaret eden Yılmaz, "'Dijital Türkiye' vizyonumuzun temel unsurlarından biri, kamu politikalarının, yasal ve idari düzenlemelerin, dijital dönüşümü ve uyumu sağlayacak şekilde yeniden yapılanmasıdır. Çok katı düzenlemeler yerine teknolojinin dinamik yapısına uyum sağlayan çerçeve düzenlemelerle sürecin yönetilmesi hedeflenmektedir. Yeni nesil çalışma modelleri, kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-özel yaşam dengesi, önceliklerimiz arasındadır.

Kadınların iş ve aile hayatı arasında tercih yapmaya zorlanmaması temel hedeflerdendir. Dijital platformların yaygınlaşması, mevcut iş hukuku normlarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Hedef, uluslararası normlarla uyumlu şekilde dijital platformlarda adil, güvenli ve kapsayıcı bir çalışma düzeninin tesis edilmesidir. Mesleki ve teknik eğitim de dijitalleşmeyle birlikte dönüşüm geçirmektedir. İŞKUR'un yapay zeka destekli hizmetleriyle milyonlarca kişiye daha etkin istihdam imkanları sunulmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız, gençlere dönük kapsamlı bir program ilan etti. İŞKUR, 3 yılda 450 milyar Türk lirası civarında bir kaynağı, bu alanlara ayırmış oldu. Bu büyük bir değişime, dönüşüme katkı sağlayacak" dedi.

'YENİ DÖNEMDE HERKESİN SORUMLULUKLARI VAR'

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da Çalışma Meclisi'nin işçi, işveren ve kamu temsilcilerinin katılımıyla oluşan, üçlü sosyal diyalog mekanizmasının en kapsayıcı platformu olduğunu söyledi. Çalışma Meclisi'nin sosyal adaleti pekiştirip, Uluslararası Çalışma Örgütü normlarının uygulanmasını kolaylaştırdığını aktaran Işıkhan, "Bu platform, katılımcı demokrasinin en önemli örneği olarak işçi ve işverenlerin, sesini doğrudan hükümete iletmesini sağlamış, çatışmaları önleyerek uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir.

Bu yılki ana temamız; 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun en kritik başlıklarından biri olan 'Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm' temasıdır. Dijital dönüşüm, artık bir trend değil; hayatımızın ve iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir. Bu dönüşüm tek başına devletin sırtına yüklenebilecek bir süreç değildir. Herkesin bu yeni dönemde üstleneceği sorumluluklar var. İşverenlerimiz, dijitalleşmeyi sadece maliyet düşürme ya da iş gücünü ikame etme aracı olarak görmemelidir. İnsan kaynağını merkeze alan, çalışanını yeni becerilerle donatan, yeniden eğitim ve beceri kazandırma süreçlerine yatırım yapan bir anlayışı esas almalıdır. Sendikalarımızdan beklentimiz ise bu dönüşümün karşısında duran değil, dönüşümü yönlendiren ve çalışanı bu sürece hazırlayan bir anlayışı benimsemeleridir. İşte bu kapsamlı dönüşümü, tüm boyutlarıyla ele almak amacıyla 14'üncü Çalışma Meclisimizde üç temel oturum başlığına odaklanacağız.

İlk oturumumuz 'Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm' başlığı altında, ikinci oturumumuz 'Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri' başlığı altında gerçekleştirilecektir. Son oturumumuz, 'Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri' olacaktır" açıklamasında bulundu

Yorumlara Git

Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu Rezervlerimiz tarihi zirvesinde

Ünlü isme uyuşturucu gözaltısı

Fransa’da NATO isyanı! Solcular Macron’a resti çekti: "Bu kirli ittifaktan derhal ayrılalım!"

Bakan Tunç’tan Minguzzi davası açıklaması: Taviz yok, adalet eksiksiz tecelli etti

İSKİ, içme suyu kaynağı olan Büyükçekmece Barajı'na atık su akıttı İSKİ'den bir skandal daha