Aktüel
Sayı tamamlandı ve hat kuruldu
Gazeteci ve yazar Hüseyin Adalan, 'Sayı tamamlandı ve hat kuruldu' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İşte Gazeteci ve yazar Hüseyin Adalan'ın kaleme aldığı o yazı;
Ocak 2026.
İran’da sokaklar hareketli.
Dışarıdan bakan “halk ayaklanıyor” sandı.
Ama biz biliyorduk.
Bu, halkın öfkesi değildi.
Bu, haritaların yeniden çizilmesi için ateş yakma girişimiydi.
Plan basitti, kirliydi, tanıdıktı.
Önce İran.
Sonra Türkiye’ye doğru bir göç.
Göçle birlikte içeride huzursuzluk.
Aynı anda Suriye’de kontrolsüz askeri dalış.
Irak’ta Talabani hattı ayağa kaldırılacak.
PJAK devreye sokulacak.
Ve üç ülkenin Kürtleri tek ritimde sokağa inecekti.
Zincirleme reaksiyon.
Kaos.
Bölünme.
Yeni bir harita.
Ama unuttukları bir şey vardı:
Bu coğrafyada artık refleksle hareket eden bir devlet yok.
Türkiye bağırmadı.
Tehdit savurmadı.
Kameraların önüne çıkıp nutuk atmadı.
Çünkü devlet aklı şunu bilir:
Bağıran zayıftır.
Konuşan açıktadır.
SUSAN HAZIRDIR.
İran’daki hareketlenme başladığında, beklenen şuydu:
Türkiye sınırları zorlanacak, göç kapıları patlayacak, iç cephe çatlayacaktı.
Olmadı.
Çünkü sınırda set vardı.
İçeride denge vardı.
Ve daha önemlisi: oyun daha başlamadan okunmuştu.
Suriye ordusunun bir anda kontrolsüz şekilde dalması gerekiyordu.
Kaos üretmesi gerekiyordu.
Kürt unsurların ayağa kalkması için kan gerekiyordu.
Ama sahada başka bir tablo vardı:
Disiplin.
Yavaşlık.
Profesyonellik.
Bu tesadüf değil.
Bu, “hata yapma” tuzağının fark edilmesidir.
Devlet aklı bazen ilerlemeyi değil, ilerlememeyi seçer.
Çünkü bilir: erken adım, düşmanın ekmeğidir.
Irak ayağa kalkmadı.
Çünkü ayağa kalkacak diz bırakılmadı.
Ama bu kendiliğinden olmadı.
Bu boşluk değil, bilinçli bir ablukaydı.
HİÇ EKİBİ sahayı öyle bir çembere aldı ki;
nefes boruları tek tek kapatıldı.
Talabani hattı zaten baskı altındaydı.
Ama asıl darbe arkadan geldi:
Siyasi zemin kurutuldu
Askerî cesaret felç edildi
Uluslararası temas yolları kilitlendi
Öyle ki;
Fransa da giremedi,
Rusya da.
Ne masadan destek verdiler,
ne sahaya ayak basabildiler.
Çünkü HİÇ EKİBİ sadece silahı değil,
haritayı da kilitledi.
Bir isyan için üç şey gerekir:
para, silah, umut.
Irak’ta para var ama – kanallar kesildi.
Irak’ta silah yvar ama – yollar tutuldu.
Irak’ta umut vardı ama – arkalarının boş olduğu gösterildi.
Ve umut giderse,
hiçbir bayrak havaya kalkmaz.
Bu yüzden Talabani sustu.
Bu yüzden sokaklar dolmadı.
Bu yüzden senaryo çöktü.
Çünkü HİÇ, bu kez gerçekten HİÇ bıraktı.
PJAK İLERLEYEMEDİ. ÇÜNKÜ KARŞISINDA MİT VARDI.
Asıl kilit buradaydı.
PJAK sahaya sürüldü.
Ama bu kez sürpriz değildi.
Çünkü PJAK artık bir örgüt değildi.
İçi yabancıydı.
Kadrolarının içinde ABD askerleri vardı.
Ajanlar vardı.
Saha yönlendiricileri vardı.
Planları hazırdı.
Koordinatları belliydi.
Zamanlamaları yapılmıştı.
Ama karşılarında sıradan bir refleks yoktu.
Karşılarında MİT vardı.
SAHAYA GİRMEDEN GÖRÜLDÜLER
PJAK sahaya girmedi.
Çünkü sahaya giremeden okundular.
Hareketlenmeden kilitlendiler.
Ses çıkarmadan boğuldular.
İlk adımı atmadan haritaları çöktü.
Bu, çatışma değildi.
Bu, ön kesmeydi.
BİLGİ MİT’TEN GİTTİ, HAMLE YERİNDE YAPILDI
Türk aklı bilgiyi verdi.
Nokta nokta.
Kişi kişi.
Hat hat.
İran aklı hamleyi yaptı.
Zamanında.
Sesli.
Vura vura.
Vurulanda ABD özel yetiştirilmiş ordu personelleri.
Bu bir ittifak değildi.
Bu bir fotoğraf karesi de değildi.
Bu, çıkarların kesiştiği andı.
Ve bu coğrafyada çıkar kesişti mi,
örgütler nefes alamaz.
ABD SAHADAYDI AMA OYUNDA DEĞİLDİ
ABD unsurları PJAK’ın içindeydi.
Ama bu kez perde arkasında kaldılar.
Çünkü bu kez sahada
kamera değil, hafıza vardı.
drone değil, zeka vardı.
gürültü değil, sessizlik vardı.
Ve sessizlik MİT’in alanıdır.
PJAK durdu.
Çünkü görüldü.
Çünkü açığa çıktı.
Çünkü arkası boşaltıldı.
Ne slogan attılar.
Ne alan tuttular.
Ne sınır zorladılar.
Çünkü karşılarında
oyunu kuran değil, oyunu bozan bir akıl vardı.
Örgüt çoktu.
Ajan çoktu.
Plan derindi.
Ama MİT daha derindeydi.
Ve bu coğrafyada
derine inemeyen, nefes alamaz.
EN BÜYÜK KIRILMA: GÖÇ OLMADI
Bütün plan göç üzerineydi.
Çünkü göç demek iç kargaşa demektir.
Göç demek sokak demektir.
Göç demek siyasetin kilitlenmesi demektir.
Ama olmadı.
Kapılar patlamadı.
Şehirler karışmadı.
Sokak ateş almadı.
Planın bel kemiği burada kırıldı.
SONUÇ NET
Bu bir ayaklanma değildi.
Bu bir harita denemesiydi.
Ve başarısız oldu.
Çünkü bu kez:
Suriye’de disiplin vardı
Irak’ta güç yoktu
İran’da erken refleks vardı
Türkiye’de ise devlet aklı iş başındaydı
Devlet bazen konuşmaz.
Çünkü konuşursa ifşa olur.
Devlet bazen vurmaz.
Çünkü vurursa senaryo tamamlanır.
Bu sefer devlet sustu.
Okudu.
Kapatttı.
İstedikleri kaos olmadı.
İstedikleri isyan olmadı.
İstedikleri harita doğmadı.
Ve herkes şunu gördü:
Bu coğrafyada artık oyunu kuran değil, oyunu bozan bir akıl var.