AKİT MENÜ

Gündem

Cami düşmanlığının bahanesi ‘siluet’

Her fırsatta hutbelerde Atatürk’ün adı anılmıyor diyerek algıya soyunan malum zihniyet, şimdi de Atatürk’ün mezarını gölgeliyor diyerek cami düşmanlığına kalkıştı.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Sebahattin Ayan  İstanbul

Haydarpaşa rıhtımına yapılması planlanan ve sol sekülerin Kadıköy’ün silüetini bozacağını iddia ettikleri Ulu Cami projesinin onaylanmasının ardından Ankara’da yapılacak olan camiye nefret kustular. Melih Gökçek döneminde projesi hazırlanan ve Anıtkabir’e kuş uçuşu yaklaşık 1 kilometreden daha uzak mesafede bulunan camiyi, sözde Anıtkabir’in “silüetini bozuyor” bahanesiyle durdurmak için harekete geçtiler. CHP’nin arka bahçesi konumundaki odalar ve malum medya, camiyi, Anıtkabir’in silüetinin bozulacağını iddia ederek engellemeye çalıştı.

ABB’DEN YALANLAMA

 

ABB’nin konuya ilişkin açıklamasında ise, Belediye Meclisi’nde oybirliğiyle alınan karar doğrultusunda belirlenen alanın Anıtkabir Yerleşkesi ve çevresiyle hiçbir bağlantısının bulunmadığı vurgulandı. Anıtkabir’e olan mesafenin iddia edildiği gibi 300 metre değil, 1 kilometreden daha fazla olduğu ifade edildi. Ayrıca, alanın zemin kotunun 50 metre daha alçak olduğuna dikkat çekildi. İmar planı değişikliği onay sürecinin devam ettiği, planın henüz kesinleşmediği ve askı sürecinde yapılacak itirazların titizlikle değerlendirileceği kaydedildi.

DÜPEDÜZ DİN DÜŞMANLIĞI

 

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Mil Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Tahiroğlu da, şunları söyledi: “Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılar şehircilik ya da mimari tartışma olmaktan çıkmış, açık bir inanç ve cami düşmanlığına evrilmiştir. Bunlarınki akılla alay etmektir, gerçeği çarpıtmaktır. Daha vahimi hukuku da istismar etmektir. Soruyoruz: 10 Kasım’da camilerde Atatürk için Mevlid okunmasına karşı çıkanlar kimdi? Camilerde Atatürk’ün adının anılmasını irtica sayanlar kimdi? Bugün de camiye karşı çıkanlar kim? Cevap değişmiyor. Zihniyet aynı. Bu insanlar Atatürk’ü korumuyor, hatırasına hizmet etmiyor. Atatürkçülüğü bir kalkan, laikliği bir sopa olarak kullanıp; ideolojik husumet yürütüyorlar. Bu, ne Atatürkçülüktür ne de laikliktir. Bu olsa olsa din düşmanlığının kamufle edilmiş hâlidir. Türkiye’nin dört bir yanında mezarların yanı başında camiler vardır. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin mezarlıklarında 24 saat Kur’an okunurken kimsenin manevi siluet bozuluyor dediğini duyan var mı? Çünkü mesele mezar değildir. Mesele şehircilik değildir. Mesele mimari hiç değildir. Mesele camidir. Eğer gerçekten samimi olsalardı; Atatürk’ün hatırasına saygıyı dert edinenler; Anıtkabir’de Kur’an okunmasına öncülük ederdi, ziyaretçilerin namaz kılacak mescit bulamamasını problem ederlerdi, adına yapılan dualardan, hatimlerden rahatsız olmazlardı.”

 

DAR VE TEK YÖNLÜ ANLAYIŞ

Din-Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir ise şunları dile getirdi: “Heykel yapmayı iyi bilirler. Her fırsatta dinimize, manevi değerlerimize ve kutsal mekânlarımıza saldırmaktan da geri durmuyorlar. Zihniyetleri zaten ortada. Her adımla kendilerini biraz daha deşifre ediyorlar. Ancak şunu görmezden geliyorlar: Toplumunun yüzde 90’ı Müslüman olan bu ülkede, son yıllarda maneviyatın güçlendiği, dini hassasiyetlerin daha bilinçli ve sağlam bir zeminde yaşandığı bir dönem var. Bunu kabullenemiyorlar. Asıl mesele de bu. Tıynetlerinde din düşmanlığı var ve bunu artık gizleme gereği bile duymuyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, dinin sahibi Allah’tır; bizler O’nun hizmetkârlarıyız. Ayrıca şunu da eklemek gerekir: Bu zihniyet, sistematik olarak heykel üzerinden ve özellikle Anıtkabir üzerinden siyaset üretmeye çalışan, dar ve tek yönlü bir anlayışı temsil ediyor. Kendi çerçevelerinde bunu bile tükettiler. Biz sahip çıkmak istesek dahi buna tahammül edemiyorlar.”

Yorumlara Git

MEB, bir yalanı daha çürüttü

Siyonistler gibi ateşkese uymuyorlar! Terör örgütü YPG'den yeni katliam

Gazze’de Hakka yürüdü! Hamas'ın kurucusundan acı haber

Şam Uluslararası Havalimanı'na radar sistemi! Türkiye'yi hedef alan iddiaya yalanlama

Dün teslim olmuştu! Türkiye'yi ayağa kaldıran hemşire hakkında flaş karar