Gündem
‘Kişi iddiasından vurulur’ İBB’den garaj yerine 50 katlı inşaat
CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) Levent’teki İETT garajı imara açması gündem oldu. "Kişi iddiasından vurulur" sözünü hatırlatan İBB AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, "Bu durum, 'Ben yaparsam hizmet, başkası yaparsa rant.' anlayışının tipik bir yansımasıdır" dedi. AK Parti'li Meclis Üyesi Abdülnaser Şimşek ise, ‘Yeşile muhalefetteyken duyarlısınız ama iktidardayken duyarsızsınız’ ifadelerini kullandı.
İBB Meclisi ocak ayı toplantısı, 2. Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında Saraçhane'deki binada gerçekleşti.
Meclis’te Levent'teki İETT garajının imara açılmasının AK Parti'li Meclis üyelerinin "hayır" oyuna karşılık CHP'li Meclis üyelerinin oylarıyla kabul edilmesi tartışıldı ve Şişli'deki, "1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği"ne ilişkin gündem maddesi görüşüldü.
Maddenin AK Parti'li Meclis üyelerinin, "hayır" oyuna karşılık CHP'li Meclis üyelerinin oylarıyla kabulünün ardından söz alan İBB AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, bu gündem maddesinin, Levent'teki İETT garajı ile ilgili olduğunu söyledi.
"Kişi iddiasından vurulur." sözünü hatırlatan Türkyılmaz, "Onun için bizim her zaman sözlerimize, vaatlerimize ve siyasi tutarlılığımıza dikkat etmemiz gerekir. Tam da bu dosya, bu tespitle ilgili önemli bir örneklik teşkil ettiği için ifade edeceğim. Levent'teki İETT arazisi üzerinden yaşanan süreç, CHP'nin muhalefetteyken savunduğu değerler ile iktidara geldiğinde sergilediği pratikler arasındaki derin tutarsızlığı ve siyasi pragmatizmi açıkça gözler önüne sermektedir. CHP yıllarca bu arazi üzerinden deprem toplanma alanı ve yeşil alan hassasiyeti üzerinden siyaset yürüttü." ifadelerini kullandı.
"BU DURUM, 'BEN YAPARSAM HİZMET, BAŞKASI YAPARSA RANT.' ANLAYIŞININ TİPİK BİR YANSIMASIDIR"
Bu siyaset yürütüldüğü dönemde Meclis üyesi olan Yerel Yönetimlerden Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek'in, o dönemki ifadelerini çok net hatırladığını belirten Türkyılmaz, şunları kaydetti:
"Ancak yönetim koltuğuna oturduğunuzda daha önce 'ihanet' ve 'rant projesi' olarak nitelendirdiğiniz yüksek yoğunluklu imar planlarını ki bugün üç emsalle geçiriyoruz. Burayı yeniden gündeme getirmeniz ve onaylamanız geçmişteki çevreci söylemlerinizin sadece bir muhalefet enstrümanı olduğunu bugün bize göstermektedir. Eğer bir alan deprem için hayatiyse yönetimin kimde olduğu bu gerçeği değiştirmemeliydi. 2019'da bu Meclis'te grup sözcünüzün ifadeleri ve daha önce de burada Meclis üyesi olan şimdi Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcınız Gökan Zeybek'in açıklamaları Meclis zabıtlarında mevcuttur."
Zeybek'in, İstanbul'daki deprem riskine dikkati çekip "250 bin kişiyi ilgilendiren söz konusu arazinin, deprem anında insanların toplanacağı yeşil alan olarak revize edilmesi gerekir." dediğini aktaran Türkyılmaz, "Bugün bu Meclis'te ise aynı aktörlerin, yüksek inşaat hakkını geri getiren kararın altına imza atmaları, siyasi tutarlılık açısından büyük bir zafiyettir. Bu durum, 'Ben yaparsam hizmet, başkası yaparsa rant.' anlayışının tipik bir yansımasıdır. Muhalefetteyken, 'İstanbul'un dikey mimari ile katledildiğini, gökdelenlerin şehrin silüetini bozduğunu' savunan bir partinin, eline yetki ve iktidar geçtiğinde kulelerin önünü açan eski planlara sarılması, seçmenine sunduğu yeni nesil belediyecilik vaadiyle taban tabana zıttır." diye konuştu.
CHP'nin "kaynak yaratma" bahanesine sığınarak ideolojik olarak karşı durduğunu iddia ettiği betonlaşma siyasetine maalesef eklemlendiğini dile getiren Türkyılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir arazinin mülkiyetinin İBB iştiraki İmar AŞ'de olması, oranın yoğun inşaata açılmasını asla meşrulaştırmamalıdır. CHP bu hamlesiyle ilkeli bir şehircilik yerine mali sıkışmışlığı aşmak için en kolay yol olan imar artışını tercih etmektedir. Özetle, CHP bu kararıyla, yıllardır kurduğu 'doğa ve kent hakları savunucusu' imajını, mülkiyeti kendisine geçen değerli bir araziyi nakde tahvil etme arzusu uğruna zedelemiştir. Bu durum, siyasetin 'ilkeler' üzerinden değil, 'sahip olduğunuz yetkiler ve güç' üzerinden yapıldığının en açık kanıtı ve örneğidir."
İmar ve Bayındırlık Komisyonu Başkanı ve CHP'li Meclis Üyesi Mahmut Sedat Özkan, Şişli'deki bu alanda bir plan tadilatı yapmadıklarını söyledi.
Özkan, "Orada daha önce kendi dönemlerinde (AK Parti) imar planı yapılan yerde, yasa gereği yükseklikle ilgili sınırlamanın düzenlenmesi lazım. Aldığımız kararda, yükseklikle ilgili bir düzenleme yapılıyor. Biz sanki bir yeri imara açıyormuşuz gibi konuşma ve algı yaratılıyor. Şu anda belediye hizmet alanına alınıyor. Belediye hizmet alanına alınan yere siz 'ret' veriyorsunuz. Bu kadar açık ve net. Kamu yararına yapılan bir çalışmadır." ifadelerini kullandı.
"YEŞİLE MUHALEFETTEYKEN DUYARLISINIZ AMA İKTİDARDAYKEN DUYARSIZSINIZ"
AK Parti'li Meclis Üyesi Abdülnaser Şimşek ise burada arazinin yüzde 5'e veya yüzde 10'a kadar bir bölümünün BEDAŞ'a, bir bölümünün de belediye hizmet alanına alındığını kaydetti.
Özkan'ın konuşmasında sanki alanın tamamının belediye hizmet alanına alındığı gibi anlatıldığına değinen Şimşek, şunları söyledi:
"2006 yılında burası, üç emsalle turizm ve ticarete alınırken ortalığı ayağa kaldıranlar, şu anda farklı davranıyor. 2020 yılında burası önerge ile yeşil alan haline getirildi. Daha önce 2006'da CHP'nin eleştirdiği anlamda 'yeşil alan' haline getirildi ama uygulanmadı. 2024'te Büyükşehir Meclis çoğunluğu da CHP'ye geçince o alınan karar unutuldu, uygulamaya konmadı. 2006'da sözü geçen o dönem CHP Meclis üyelerinin ifadesiyle, '300 bin metrekareye varan bir inşaat durumu' var. Daha önce bu teklif geldiğinde de muhalefetimiz vardı, aynı şekilde yine muhalefetimiz var. Yeşile muhalefetteyken duyarlısınız ama iktidardayken duyarsızsınız."
Öte yandan kabul edilen gündem maddesinde, yükseklik sınırının "en çok 50 kat olması" ifadesi yer aldı.