Gündem
YPG’nin yaptığını Siyonist İsrail yapmaz
Akit’e özel röportaj veren Suriye Demokratik Türkmen Hareketi Genel Başkanı Abdulkerim Aga, “Son mutabakat, YPG’nin son şansı” diyerek, örgütün askeri ve siyasi olarak tükendiğini söyledi. YPG’nin yıllarca Müslümanlara zulmettiğini, camileri harabeye çevirdiğini belirten Aga, “Bunların yaptığını soykırımcı İsrail yapmaz” ifadelerini kullandı.
SON ANLAŞMADA NELER VAR?
Sayın Aga, Suriye’nin birliği için yıllarca mücadele eden Suriye Demokratik Türkmen Hareketi lideri olarak Suriye Hükümeti ile YPG arasında imzalanan son anlaşmayı değerlendirir misiniz?
Yıllarca DAEŞ ile mücadele bahanesiyle Suriye’nin Kuzeydoğusu’nu işgal ederek ülkenin bütün petrol, gaz ve su kaynaklarını elinde tutan YPG terör örgütü, Suriye topraklarına saldırılarını sürdürmesi sebebiyle Suriye ordusunun ocak ayı başlarında başlattığı operasyonlarla Rakka, Deyrizor gibi önemli yerlerden atıldı. Kamışlı, Haseke, Aynularab bölgesine sıkıştı. Suriye ordusu karşısında hiçbir şanslarının olmadığını anlayınca da yeni bir anlaşma imzaladılar hükümet ile. Buna göre, hükümet ile YPG, ateşkes ve askeri idari yapıların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir mutabakata vardı. Mutabakat, Suriye güçleri ile YPG unsurları arasında ateşkes sağlanması, iki tarafın askeri ve idari güçlerinin kademeli entegrasyonunu içeriyor. Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin, Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine girmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Anlaşmada ayrıca, bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılması, YPG’ye bağlı üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulması, Aynularab güçlerine bağlı bir tugayın Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde teşkil edilmesi bulunuyor. YPG’nin işgali altındaki bölgelerdeki sözde özerk yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarıyla birleştirilmesi öngörülüyor. Suriye’deki Kürt toplumunun medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ile yerinden edilenlerin bölgelerine dönüşünün güvence altına alınması konusunda da uzlaşma sağlandı. Böylece, Suriye topraklarının birliği sağlanarak, ülkenin yeniden inşası için harekete geçilecek.
YPG’NİN ANLAŞMAYA UYMAKTAN BAŞKA ÇARESİ YOK
Bu anlaşmayla YPG bölgedeki özerklik iddialarından vazgeçiyor. Peki anlaşma kalıcı olacak mı?
YPG bugüne kadar imza attığı hiçbir anlaşmaya uymadı. Daha imzası kurumadan anlaşmayı bozdu. Ancak bu sefer yenilmiş ve bozguna uğramış bir terör örgütü olarak başka şansı kalmadığından bu son anlaşmaya uymaktan başka çareleri yok diye düşünüyorum.
YPG’NİN 100 BİNLİK ORDU YALANI
Peki bu sürece nasıl gelindi? 100 bin kişilik ordusu olduğunu iddia eden YPG/SDG nasıl teslim oldu?
Şunu söyleyeyim, PKK ve Suriye’deki uzantısı YPG ve bağlı terör örgütleri, sürekli yalanla, algıyla iş gördüler. Dünyanın en büyük yalancıları bunlar. 100 bin kişilik ordu kurdukları yalanıyla, ABD’yi milyarlarca dolar dolandırdılar. Bölgedeki Araplardan SDG’ye kattıkları kişilere 150-200 dolar verirken, Kürtlere 800 dolara kadar aylık maaş ödüyorlardı. Kendilerine bağlı 10 bini bile bulmayan sözde savaşçı sayısını on kat gösterip ABD’yi yıllarca dolandırdılar. Aldıkları paraların yüzde 90’ını çaldılar. Kalanını da maaşa bağladıkları kişilere adil olmayan şekilde aktardılar. Suriye ordusunun ocak ayı başlarında Halep’in doğusundaki iki mahalleyi YPG’den temizlemek üzere başlattığı operasyonla, terör örgütünün bırakın 100 bin kişilik orduyu, 10 bini bile bulmayan sözde savaşçısının olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle de bozguna uğrayıp birkaç gün içinde Rakka ve Deyrizor’dan kovuldular. Kuzeyde, Aynularab, Haseke, Kamışlı civarına sıkıştılar. Bu yüzden anlaşmayı imzalamak zorunda kaldılar, kendilerini son kez istemeden de olsa tasfiye etmiş oldular.
TERÖRİSTLERİN DEVRİ KAPANDI
Peki ABD ve diğer emperyalist ülkeler bunların bu yalanlarına nasıl kandılar?
Aslında emperyalist ülkeler onlara inanmış gibi yaptı. Bölgede petrol yataklarını koruyacak bekçi lazımdı ABD’ye. O yüzden onların o 100 bin kişilik ordu algısına inanmış göründüler. Bunlar bölgede parayı veren herkes için çalışan kiralık teröristlerdir. Hatırlarsanız, bölgeye hangi ülke geldiyse ona yanaştılar. Bir gün Amerikan bayrağını kaldırdılar, bir gün Rusya bayrağını kaldırdılar, bir gün İran bayrağını dolaştırdılar. Başka bir zaman Esat rejiminin bayrağını kaldırdılar. Ama artık Türkiye’nin de etkisiyle Suriye halkı, katil Esat rejimini devirip kendi yönetimini kurdu. Dünya da Suriye’de istikrarı sağlayabilecek güçlü ve demokrasiye bağlı bir yönetimin kurulduğunu görünce bu teröristlerin devri kapanmış oldu.
ÇOLUK ÇOCUĞU TUTUP CEZAEVLERİNE ATTILAR DAEŞ’Lİ DEDİLER!
Terör örgütü, DAEŞ kartını kullanarak nasıl bunca yıl dünyayı kandırdı?
DAEŞ konusu da ayrı bir skandal. Terör örgütü YPG, başlarda işgal ettiği yerlerdeki bir iki cezaevindeki DAEŞ’lileri de sorumluluğuna almış göründü. Onları cezaevlerinde tutup dünyayı onlardan koruduklarını söylemeye başladılar. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Baktılar, başta ABD olmak üzere bazı büyük ülkeler, DAEŞ’lilerin cezaevlerinde tutulmasını çok önemsiyorlar, haince bir planı yürürlüğe soktular. Bölgede, yolda, çarşıda, tarlada nerede birilerini yakaladılarsa kaçırıp cezaevlerine tıktılar. Araplar, Türkmenler, hatta Kürtlerden bir sürü çoluk çocuk, genç, yaşlı ortadan kayboldu. Sonradan anlaşıldı ki, YPG’li teröristler tuttuklarını yakalayıp cezaevlerine atmışlar. Bunlara da DAEŞ’li deyip, ABD’den para sızdırmışlar. Bunlar bu kadar hain bir terör örgütü işte.
YPG’DEN BARZANİ’YE, ORADAN İRAN’A, İRAN’DAN KANDİL’E UZANAN PETROL HATTI!
Petrolü nasıl çalıyordu bunlar?
Bunlar Suriye petrolünü de doğalgazını da, İran ve Kuzey Irak yönetimiyle birlikte kurdukları bir tezgâhla çaldılar. Suriye’den çıkardıkları petrolü hergün yüzlerce tankerle Kuzey Irak’a Barzani yönetimine gönderiyorlardı. Onlar da bu petrolü İran’a satıyordu. İran karaborsa piyasasında petrolü satıp, parasını Barzani yönetimine aktarıyordu. Onlar da PKK’nın üst düzey yöneticilerine, oradan kalan da YPG’ye yollanıyordu. Uzun yıllar boyunca Suriye’nin onlarca milyar doları işte böyle çalındı.
KÜRTLERE SOYKIRIM İDDİALARI ALÇAK BİR İFTİRA
Suriye ordusunun operasyonları sırasında YPG tüm dünyaya “Kürtlere soykırım yapılıyor” iddialarını yaydı. Böyle bir şey var mı?
Kesinlikle alçak bir iftira bunlar. Suriye ordusu operasyona başlamadan önce, her yerleşim birimlerindeki sivil halkın tahliye edilmesi için koridorlar açtı. Sivillerin tümü çıktıktan sonra operasyon başlattı. Yok denecek kadar sivil zayiatla operasyonlarını yaptı. Tıpkı Türkiye’nin hendek operasyonları sırasında yaptığı gibi. Türkiye’yi örnek aldılar. Bu nedenle sivil kaybı yaşanmadı. Ama iftiracı teröristler tam tersini yaymaya çalıştılar. O da tutmadı.
YPG KÜRTLERİ TEMSİL ETMİYOR
YPG ve türevleri Suriye’deki Kürtleri temsil ediyor mu sizce?
Kesinlikle hayır. Nasıl Türkiye’de DEM Parti bütün Kürtleri temsil etmiyorsa, Suriye’deki YPG/PYD/YPJ artık adına ne derlerse, bunların hiçbiri Kürtleri temsil etmez. Zaten Suriye’de Kürt nüfusu üzerinden iddiada bulunmaları da mümkün değil. Bundan iki yıl önce Birleşmiş Milletler Suriye Temsilciliği, Suriye’de Kürtlerin nüfusunun yüzde 4 olduğunu açıklamıştı. Bana sorarsanız yüzde 4 bile değil.
Öcalan’ın adına namaz kılmış hasta ruhlu insanlar
YPG ve türevi terör örgütleri bölgedeki camilere, dini yaşantıya nasıl zarar verdi?
Bizi en çok sarsan, kahreden de budur. Bunlar yıllardır işgal altında tuttukları bölgelerde camileri tahrip ettiler. Camiye giden cemaate saldırıp dövdüler, hakaretler ettiler namaz kılmasınlar diye. Bunlar çamurlu ayaklarla camilere dalıp, Öcalan’ın adına namaz kılmış hasta ruhlu insanlardır. Camilere girip hoparlörden İslam’a hakaretlerde bulunuyorlardı. PKK marşları dinletiyorlardı. Komünistiz diyorlar ama bunlar ne bir dine bağlılar, ne bir geleneğe, ne bir ideolojiye. Size şunu söyleyeyim, bunların yıllar boyu Suriye halkına yaptıklarını, soykırımcı İsrail bile yapmaz. O kadar İslam ve insanlık düşmanı bir terör örgütünden bahsediyoruz.
TÜRKİYE VE ERDOĞAN OLMASAYDI SURİYE’Yİ PARAMPARÇA EDERLERDİ
Türkiye’nin Suriye’nin özgürleşmesi ve toprak bütünlüğünü sağlamasındaki katkısı nedir?
Hiç şüphe yok ki, eğer Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük liderliği olmasaydı, emperyalistler Suriye’yi paramparça ederlerdi. Bugün Suriye diye bir ülke olmazdı. Sayın Erdoğan liderliğindeki Türkiye, yerle bir edilmiş, halkının yarısı mülteci olarak sürülmüş, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşam savaşı veren Suriye’yi yeniden hayata döndürmüştür. Türkiye milyonlarca Suriyeliye kol kanat germiş, ekmeğini aşını paylaşmıştır. Yine aynı güçlü Türkiye Suriye halkının katil Esat rejimini devirerek ülkesini geri almasına vesile olmuştur. Tüm Suriyeliler olarak dualarımız her daim Türkiye ve onun büyük lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ladır. Allah Türkiye ve Erdoğan’dan razı olsun.
İlişkili haber:
İlişkili haber: