Gündem
‘Eğer Suriye parçalanırsa…’ Oktay Saral’dan Erbakan’ın sözüyle hatırlatma
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Talat Atilla ile Memleket programında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunarak siyasetin nabzını tuttu. Türkiye'nin Suriye politikasının hayati önemine dikkat çeken Saral, Suriye'nin parçalanma ihtimaline karşı Necmettin Erbakan'ın meşhur "Suriye giderse hedef Türkiye'dir" uyarısını hatırlatarak kararlı bir duruş sergiledi. Muhalefetin erken seçim çağrılarına son noktayı koyan Saral, seçimlerin vaktinde yapılacağını vurgularken, CHP'nin mevcut yönetim anlayışını "esaret altında bir siyaset" olarak nitelendirerek sert eleştirilerde bulundu. Ekonomideki iyileşme sürecinin meyvelerinin yakında daha net görüleceğini belirten Başdanışman, Türkiye'nin hem sahada hem de masada oyun kurucu rolünü sürdüreceğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Talat Atilla ile Memleket programına konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dış politikadan iç siyasete, ekonomiden erken seçim tartışmalarına kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulunan Saral, Türkiye’nin Suriye politikasında aktif ve belirleyici bir rol üstlendiğini söyledi; erken seçim ihtimalini reddederken, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Saral'ın açıklamalarından satırbaşları şu şekilde:
"Epey bir süreç oldu, Suriye ile ilgili Şahra'nın gelişinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiçbir zaman Suriye'yi bu dış bir takım unsurların inisiyatifine de bırakmadı. Bizzat Şara'yla anbean görüşmeler yaparak Suriye'nin geleceğiyle ilgili devlet olma noktasında modeline varıncaya kadar bütün devlet tecrübesini deneyimlerini yeni Suriye, yeni devlet anlayışı içerisinde Türkiye bütün tecrübelerini ilgili merciler vasıtasıyla Suriye devletine aktardı, aktarmayı sürdürüyor.
Suriye hiçbir zaman kendi başına bırakılabilecek bir ülke görülmedi. Bir takım güçlerin Suriye içerisinde bir takım ayrılıkçı etnik unsurlar olsun, mezhebi unsurlar olsun bunları kışkırtarak Suriye'deki barış, huzur ve kardeşliğin bir ve bütün olmayı engelleyecek her türlü gayreti göstermişlerdi.
Zaten biz yaşadığımız süreç içerisinde gördük, hatta hiç unutmuyorum, rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamız, Suriye ile ilgili, "Suriye eğer işgal edilirse, Suriye eğer parçalanırsa tüm Ortadoğu parçalanır, tüm Ortadoğu biter ve ucu Türkiye'ye de gelir" demişti.
"TÜRKİYE CUMHURİYETİ BU OYUNLARA YENİK DÜŞMEDİ"
Bunlar tabi çok stratejik meseleler, konular.Böyle üstün körü konuşulabilecek meseleler değil. Türkiye onun için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, dış dünyada hakikaten inisiyatif alma noktasında Türkiye'nin gücünü hem barış müzakereleri olsun, hem özellikle bizim gönül coğrafyamız olan dindaşlarımız olan, kardeşlerimiz olan İslam coğrafyasının kan ve gözyaşına bulandırılmaya çalışıldığı, bir takım ayak oyunlarının, senaryoların burada oynanmaya çalışıldığı dönemde Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman bu oyunlara yenik düşmedi.
Irak'ta olsun, Suriye'de olsun, sınırlarımızda biz 40-45 yıldır terörü, oradan sızan teröristlerle uğraşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti mensubu emniyet güçlerimiz dünyaya kadar şehit verdik biz. Bunlar tabii bizim için çok büyük bir tehdit. Irak olsun, Suriye olsun bunların sulh içerisinde olması, tabii oradan gelebilecek olan terör gruplarının da izale edilebilecek olması Türkiye için çok önemli.
DEM Parti olsun, Öcalan olsun bir takım süreçler geçirdik hep şunu dedik biz: "İhtiyatlı iyimserlik".Çünkü, biz daha önce de bu müzakereleri devletin ilgili organları ile yürüttük. Fakat bakıyoruz ki bu iyi niyet, karşı cephede hep suistimale uğruyor. Hep kendine zaman kazanma, bir arka plan çalışması ve kendi geleceklerini tahkim etme, konsolide etme adına Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni oyalama taktiği yapmaya çalıştıklarını biz vaktiyle gördük, yaşadık.
"TÜRKİYE PARÇALANSIN İSTİYORLAR"
Artık ayrılıkçı grupların olmadığı bir anlayıştan tabi ki memnun olduk, memnun olacağız ama yine de dikkat edeceğiz. Dikkat etmemiz gerekir. Çünkü bu gruplar kendi iradelerinde değiller. Bunların arka planında Amerika var, İsrail var, Avrupa var, birtakım güçler var.
Türkiye güçsüz olsun, Türkiye parçalansın istiyorlar.Türkiye güçlü olursa, dünya sahnesinde yeniden yer alırsa bizim için hiç iyi olmaz düşüncesiyle hem Türkiye'yi rahatsız edecek hem içeride hem dışarıda bunları yapmaya çalışıyorlar. Ama tabii biz akıllıyız, ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz.
"ERKEN SEÇİM OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM"
Allah göstermesin, dış konjonktürden kaynaklı sorunlar, sıkıntılar olabilir. İçeride bazı ummadığımız, öngöremediğimiz ama şeyler olabilir. Evet, dünya diken üstünde. Dünyada her an her şey olabilecek, patlamaya hazır, güçlülerin zayıfları, mazlumları ezdiği bir dünya sürecini geçiriyoruz.
Bu mücadele içerisinde varlık mücadelesi veriyor Türkiye. Yeniden dünya sahnesinde bulunmak üzere. Ama ben erken seçim olacağı şahsen düşünmüyorum bunu zaten Cumhurbaşkanımız da söylüyor. Parti organlarımız, sözcülerimiz söylüyor.Erken seçim olmasını gerektiren bir durum yok.
"SIKINTILARIMIZ YAVAŞ YAVAŞ RAYINA GİRİYOR"
Sıkıntılarımız var, ama yavaş yavaş rayına giriyor. Özellikle 2026'nın altıncı ayından sonra ve 2027'nin başından itibaren bence iyice hissedeceğimiz refah artışının, enflasyonun dizginlenme noktasına doğru düşüş göstereceği ve tabi faizlerin de epey bir oranda düşeceği bir süreç olacak. Yeniden AK Parti'nin ilk 10 yılındaki bu ekonomik başarının ölçüsünün yazıldığı bir döneme gireceğimize ben inanıyorum.
"CHP ESARET ALTINDA"
Cumhuriyet Halk Partisi esaret altında. Cumhuriyet Halk Partisi dünya ve Türkiye gerçeğinden çok çok uzakta. İmamoğlu'na esir olmuş, mahkum olmuş. İmamoğlu'nu nasıl kurtarabilirim düşüncesi içerisinde. Bugün birçoğu bu konudan muzdarip. CHP içerisindeki, hatta seçmen noktasına varıncaya kadar da artık yeter diyorlar. CHP demek Ekrem İmamoğlu'nu aklama, Ekrem İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı yapmak demek değildir.
Özgür Özel, aslında bu durumdan vazife çıkarıyor, kendine oynuyor. Ekrem İmamoğlu'nu asla kurtaramayacağını biliyor. Şunu da biliyor, beni Ekrem İmamoğlu genel başkan yaptı, Ekrem İmamoğlu makamını kullandı.
Ama işte kendine oynuyor. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı olacağım diyor. Biz 'Türkiye gündemini uzak tutmak veya bu sıkıntıları, problemleri örtmek ya da sümen altına koymak için CHP ile söz düellosunda bulunuyoruz' düşüncesine asla katılmıyorum.
Tamamen Cumhuriyet Halk Partisi'nin akıl dışı, mantık dışı, sağduyusuz konuşmaları. Ben gerçekten Türk siyasi tarihinde böyle saçmalayan, hiçbir mantığa oturmayan cümleler, konuşmalar arz eden bir genel başkan hayatımda hiç görmedim."