AKİT MENÜ

Tarih

2 Şubat 1814: Hayâtî Ahmed Efendi'nin vefatı (Osmanlı Âlimi)

Onlar; ülkemizde ve dünyada yaşadıkları dönemlere çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurup iz bırakıp gittiler. Bugün; Osmanlı âlimi Hayâtî Ahmed Efendi'yi rahmetle yâd ediyoruz.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

1166 (1753) yılında Elbistan’da doğdu. Elbistan müftüsü Seyyid Ahmed Efendi’nin oğludur. Tahsilini, memleketinde amcasının oğlu Seyyid Ömer ile Cirîdzâde Hasan ve Kayserili Ömer efendilerden okuyup tamamladı.


                            Elbistan / Kahramanmaraş

Elbistan’da on yıl kadar müftülük yaptıktan sonra İstanbul’a giderek Ayasofya Medresesi’nde müderris oldu.
Eserlerini İstanbul’da telife başladığı ve Şerh-i Tuhfe-i Vehbî’yi 1205’te (1791) tamamladığı bilinen Hayâtî Ahmed Efendi, İstanbul’a bu tarihten birkaç yıl önce gelmiş olmalıdır.

Hayâtî Ahmed Efendi Ayasofya müderrisliğinden Bosna kadılığına getirildi; Bosna kadılığından sonra İstanbul’a döndü (Hediyyetü’l-ʿârifîn, I, 183). 1225 (1810) yılında İstanbul’da Köprülü Dârülhadis Medresesi’ne müderris oldu. 1226 Rebîülevvelinde (Nisan 1811) kadı tayin edildiği Bağdat’a giderken memleketine uğrayıp oğlunu da beraberinde götürdü. Babasının iki yıl kadar kaldığı Bağdat’ta yaptığı çalışmaları anlatan oğlu Hayâtîzâde Şeref Halil Efendi onun Şerh-i Nuhbe-i Vehbî’yi burada yazmaya başladığını, sekiz ay kadar yalnızca Zîc-i Uluġ Bey üzerine çalıştığını, bazı kelâm ve fıkıh usulü kitaplarını incelediğini söyler. Bağdat’ta ayrıca astronomiye dair Şerḥu’l-Çaġmînî adlı eseri okutan, usturlap, mantık ve diğer konularda dersler veren Hayâtî Ahmed Efendi görev süresi dolunca Elbistan’a döndü.

Burada birkaç ay kaldıktan sonra İstanbul’a hareket etti. Hayâtîzâde’nin belirttiğine göre yolda Vehhâbîliğe bir reddiye yazmaya başlayan Ahmed Efendi, İstanbul’a döndükten sonra (2 Ocak 1814) bir ay kadar bu reddiye üzerinde çalışmış, ancak eseri tamamlayamadan (2 Şubat 1814 tarihinde) vefat etmiştir. Bursalı Mehmed Tâhir, mezarının Üsküdar’da Seyitahmet deresindeki kabristanda bulunduğunu kaydetmektedir (Osmanlı Müellifleri, I, 284).


Üsküdar’da Seyitahmet deresindeki kabristan

Hayâtîzâde, babasının 200 cilt kadar nâdide eserden oluşan kitaplığını İstanbul’da bir kütüphaneye vakfettiğini söyler.

Yorumlara Git

Modern Barbarlık Çağında İslam’ın Apaydınlık Nizamı

Yeni grev dalgası büyüyor! Almanya’da toplu ulaşım durma noktasına geldi

Ağıla giren kurt 2 saatte 200 koyunu öldürmüştü: Sürüsünü kaybeden vatandaşa ağlatan sürpriz!

Bahis mafyasına ağır darbe: Veysel Şahin'in suç ortağı Şeref Yazıcı'nın kirli parasına el konuldu

İstanbul'daki o otelde Epstein cinayeti! 'Oğlum hangi sapıklığa şahit oldu da öldürüldü?'