AKİT MENÜ

Tarih

3 Şubat 1567: İbn Hacer el-Heytemî'nin vefatı (Şâfii Fakihi, Muhaddis, Edip)

Onlar; ülkemizde ve dünyada yaşadıkları dönemlere çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurup iz bırakıp gittiler. Bugün; Şâfii Fakihi, Muhaddis, Edip İbn Hacer el-Heytemî'yi rahmetle yâd ediyoruz.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Aslen Mısır’ın Aynişems yakınlarındaki Selmünt nahiyesinden olup atalarının daha sonra yerleştiği Garbiye bölgesindeki Mahalletü Ebi’l-Heytem (Heyâtim) köyünde dünyaya geldi.

Mensup olduğu Benî Sa‘d kabilesinin soyu ensara kadar uzandığı için Ensârî nisbesiyle de anılmaktadır. Büyük dedelerinden birine çok az konuşması sebebiyle “Hacer” (taş) lakabı takılmış, onun soyundan gelenler de İbn Hacer diye anılmıştır.

Küçük yaşta babasını kaybeden İbn Hacer ilk öğrenimini, babasının şeyhi olan sûfî İbn Ebü’l-Hamâil ve onun talebesi Şemseddin eş-Şinnâvî’den gördü. Kur’an’ı ezberledikten sonra Şinnâvî’nin himayesinde önce Tanta’ya, ardından Kahire’ye giderek (924/1518) tahsiline Ahmediyye Medresesi’nde ve Ezher’de devam etti. Zekeriyyâ el-Ensârî, Şehâbeddin Ahmed b. Ahmed er-Remlî, Ebü’l-Hasan el-Bekrî es-Sıddîkī gibi âlimlerden ders aldı.
Başta Nevevî’nin Minhâcü’ṭ-ṭâlibîn’i olmak üzere çeşitli metinleri ezberleyen İbn Hacer daha yirmi yaşında iken fetva ve ders vermek üzere hocalarından icâzet aldı. Tefsir, hadis, fıkıh, usûl-i fıkıh, ferâiz, kelâm, matematik, tıp, mantık, sarf, nahiv, meânî, beyân ve tasavvuf gibi ilim dallarının çoğunda eser verecek seviyeye ulaştı.
Yaptığı hac ziyaretlerinin ardından bir süre Mekke’de kaldı. 940’ta (1534) üçüncü hac ziyareti için gittiği Mekke’ye yerleşti. Günlerini Harem-i şerif’te ders ve fetva vermeye, ayrıca eser yazmaya hasretti. “Şeyhülislâm, İmâmü’l-Haremeyn, Müfti’l-Irâkeyn” gibi lakaplarla tanındı. Kendisine İslâm dünyasının her tarafından fetva sorulurdu.



İbn Hacer el-Heytemî, genellikle Eş‘ariyye’nin itikadî görüşünü benimsemiştir.

Tasavvufa bakışı müsbet olan ve kendisi de tarikata mensup bulunan İbn Hacer Kitap ve Sünnet’e dayanmayan, fıkıh bilgisiyle beslenmeyen tasavvufun karşısında yer almıştır.

İbn Hacer, Hulefâ-yi Râşidîn’le ilgili genel Sünnî akîdenin savunuculuğunu yapmış, özellikle imâmet meselesine dair eser ve fetvalarında Şîa’ya karşı sert bir tutum takınmıştır. Bir yandan Hz. Ali’nin Allah ile resulü katındaki mertebesini ve imâmete liyakatini ikrar ederken öte yandan Muâviye’ye sövmenin inanç bakımından tehlikelerini vurgulayan bir eser kaleme almıştır.

İbn Hacer 3 Şubat 1567 tarihinde Mekke’de vefat etti ve Cennetü’l-muallâ’daki Türbetü’t-Taberiyyîn kısmına defnedildi.

Yorumlara Git

Nükleer programı askıya alıyor! İran, uranyumu Rusya’ya aktaracak

"New START" olmazsa dünya daha tehlikeli hale gelecek Dünya için kaos vakti

Diyarbakır'daki camide terbiyesizlik! Müftülük hemen harekete geçti

Binlerce yuva yıkan sanal bahis baronu Veysel Şahin'in kasası ifşa oldu

Bakan Kurum: “Türkiye, dünya şehircilik tarihinin en başarılı ülkesidir”