AKİT MENÜ

İSLAM

3 Şubat 2026: Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız Günün Âyet ve Hadisi ile Günün Sözü, Günün Fotoğrafını istifadelerinize sunuyoruz... (3 Şubat 2026)

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

VAHYİN DİLİNDEN:



(٢١٦)  كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
  

(216) Size zor geldiği halde savaş üzerinize farz kılındı. Hakkınızda hayırlı olduğu halde bir şeyden hoşlanmamış olabilirsiniz.

Sizin için kötü olduğu halde bir şeyden hoşlanmış da olabilirsiniz. Yalnız Allah bilir, siz bilmezsiniz.

(Bakara Suresi, 2/216)         (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı) 

TEFSİRİ:

İslâm’da savaşın hükmü, milletlerarası ilişkiler bakımından tabii halin savaş mı, barış mı olduğu, savaşın sebepleri; farklı çıkarlara, din ve kültürlere sahip insan topluluklarının dünyada barışık olarak yan yana veya iç içe yaşamalarının mümkün ve câiz olup olmadığı gibi konulara ilgili âyetlerin açıklamalarında yer verilmiştir (meselâ bk. Bakara 2/256; Âl-i İmrân 3/28; Nisâ 4/75-76).

Bu âyet İslâm’da savaşa izin verildiği ve gerektiğinde farz kılındığı hükmünü getirmekten ziyade, daha önce gelmiş bulunan bu hükmün gerekçesini vermeyi ve savaşla ilgili bazı meselelere açıklık getirmeyi hedeflemektedir.

Savaş insanlara zor ve ağır gelir; çünkü savaşan insanlar hayatlarını tehlikeye atmakta, yurt ve yuvalarından uzak düşmekte, birtakım eziyetlere katlanmakta, dünyanın zevklerinden mahrum kalmaktadır. Savaşan toplumlarda istikrar bozulmakta, ekonomiden eğitime kadar birçok kurum krize girmekte, tabiat tahrip edilmekte, çevre kirlenmekte, Allah Teâlâ’nın yaratıp insanların istifadesine sunduğu nimetler boş yere –hatta insanlara zarar vererek– israf edilmektedir.

Bütün bunların savaşı istenmeyen, korkulan, nefse ağır gelen, nefret edilen bir ilişki biçimine sokması tabiidir. Ancak savaşıldığı takdirde kaybedilecekler ve kazanılacaklarla savaşılmadığında ortaya çıkacak kazanç ve kayıplar mukayese edildiğinde birincisi ağır basınca, hatta zorunlu hale gelince savaş da kaçınılmaz olmaktadır.

Şu halde İslâmî hükümler insanların arzularına, tabii meyillerine değil yükümlülükten hâsıl olacak sonucun iyi veya kötü, hayırlı veya hayırsız, faydalı veya zararlı olmasına dayanmaktadır. Tecrübelerden anlaşılmıştır ki insan var oluş amacı itibariyle faydalı olan bazı şeyleri arzulayabilmekte, bunlara karşı direnebilmekte, zararlı olanları da –bazan şiddetle, ısrarla ve iptilâ halinde– isteyebilmekte, engellenmeye karşı direnebilmektedir. Hikmetten yeterince nasip almamış ve olgunlaşmamış nefis, bu durumda iken kendine ağır gelen yükümlülüklerle eğitilmeli, aklın, hikmetin ve ahlâkın eksenine çekilmelidir.

Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 340-341
 

ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallelahu Aleyhi ve Sellem) 

“Ümmetime karşı en fazla merhametli olan Ebu Bekir’dir.
Allah’ın emirleri konusunda en şiddetli (en dikkatli) olan Ömer’dir.
Allah’ın kitabını en iyi okuyan Ubey b. Kâb’dır.
Feraizi (miras hukukunu) en iyi bilen Zeyd b. Sabit’tir.
Helal ve haram konusunda en fazla bilgiye sahip olan Muaz b. Cebel’dir.
Her ümmetin bir emini vardır, bu ümmetin emini de Ebu Ubeyde b. Cerrah’tır.”

Kaynak: Tirmizi, Menakıb 33

GÜNÜN SÖZÜ:




GÜNÜN FOTOĞRAFI: 




Yorumlara Git

Siyonist kuklası rahat durmuyor! Pehlevi’den 14 Şubat çağrısı

Nükleer programı askıya alıyor! İran, uranyumu Rusya’ya aktaracak

"New START" olmazsa dünya daha tehlikeli hale gelecek Dünya için kaos vakti

Diyarbakır'daki camide terbiyesizlik! Müftülük hemen harekete geçti

Binlerce yuva yıkan sanal bahis baronu Veysel Şahin'in kasası ifşa oldu