Gündem
"Geçilemez" denilen Ayn el-Arab geçildi: Paçavra siyaseti ve YPG işgali sona erdi!
Bir dönem "geçilemez" denilen, terör örgütü YPG'nin kalesi haline getirilen Ayn el-Arab, şanlı bir direnişle topa tüfeğe gerek kalmadan terörden temizlendi. Bölgeyi sahte isimlerle özleştirmeye çalışan sözde romantiklere en güzel cevabı, kadim kentin özüne dönen halkı verdi.
Terör koridoruna ağır darbe: "Kobani" masalı bitti!
Yıllardır PKK/YPG terör örgütünün işgali altında inleyen ve Batılı güçler tarafından bir "direniş sembolü" gibi pazarlanan Ayn el-Arab’da terör paçavraları yerle bir oldu. Bölgeyi sömürgeci dillerin mirası olan "Kobani" ismiyle pazarlayanlara ve bu beldeyi terörle bir tutan içimizdeki ve dışımızdaki bedbahtlara yargı ve saha cevabını en ağır şekilde verdi. Belde, silah patlamasına bile gerek kalmadan terör unsurlarından arındırılarak gerçek sahiplerine teslim edildi.
Tarihi gerçek: "Kobani" değil, Arap Pınarı!
Bölgeye "Kobani" ismini yakıştıranların tarih cahilliği de bu zaferle bir kez daha tescillendi. "Kobani" kelimesi, 1900’lerin başında bölgede demir yolu inşa eden Alman şirketinin (Company) isminden devşirilmiş, sömürge artığı bir yakıştırmadan ibarettir. Oysa bu mübarek toprakların Osmanlı’daki asıl ismi Arap Pınarı’dır. Sınırın Türkiye tarafındaki karşılığı ise Mürşitpınar’dır. Bölge, yapay isimlerden ve terörün kirli gölgesinden kurtularak aslına rücu etmiştir.
Suriye özgürleşiyor, beldeler özüne dönüyor
Suriye toprakları birer birer teröristlerin işgalinden kurtarılırken, kadim İslam coğrafyasının şehirleri de üzerlerine giydirilen yabancı ve bölücü gömlekleri yırtıp atıyor. Ayn el-Arab’ın temizlenmesi, sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda tarihi bir hakikatin yeniden tecellisidir. Terörden temizlenen her karış toprakla birlikte, Suriye halkı huzura kavuşurken, bölgedeki emperyalist oyunlar da tek tek bozuluyor.