Kültür - Sanat
Asırlık el emeği tescil yolunda! Çöpe gidecekti, kültür mirası oldu!
Hurda musluk ve pirinç atıklardan el emeğiyle üretilen asırlık 'Kürtün zili' için coğrafi işaret süreci başlatıldı.
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde yıllardır ustadan çırağa aktarılan Kürtün zili, coğrafi işaret tesciline hazırlanıyor.
Harşit Çayı’ndan alınan özel kumla hazırlanıyor
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Cami Yanı Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan zil ustalığında hurdacılardan toplanan metal atıklar eritilerek, Harşit Çayı’ndan alınan özel kumla hazırlanan kalıplara dökülüyor. Ustalar tarafından şekillendirilen ziller, "akort" işlemiyle net ve yankılı sese kavuşturuluyor. Dayanıklılığı ve kendine has tınısı nedeniyle hayvancılıkta kullanılan ziller, son yıllarda dekoratif ürün olarak da talep görüyor. İlçede birçok ailenin geçim kaynağı olan zil üretimi, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerine de gönderiliyor.
Kültürel miras yaşatılıyor
Zanaatın korunması ve markalaşması amacıyla başlatılan tescil çalışmasıyla üretim standartlarının güvence altına alınması ve ürünün ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor. Kürtün’de atık metal ustaların elinde sanata dönüşerek, hem kültürel mirası yaşatıyor hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor.
Kent için önemli bir katma değer oluşturan ‘Kürtün zili’nin coğrafi işaretle tescillenmesi için çalışmaların sürdüğünü söyleyen Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Cahit Bal, Gümüşhane’de coğrafi işaret tescillerinin arttırılmasına yönelik Gümüşhane Valiliği, Gümüşhane Üniversitesi ve Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde bir komisyon kurulduğunu belirtti.
Kültürel bir miras
‘Kürtün zili’nin üretiminde hiçbir fabrikasyon ürün kullanılmadığının altını çizen Bal, "Kürtün zilimiz şehrimiz için bir katma değer oluşturuyor. Bu değer aynı zamanda UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne aday gösterilebilecek bir zanaat. Zilimiz, ilimizde geçmişten bugüne uzanan kültürel bir mirası temsil ediyor ve gelecek nesillere aktarılıyor. Üstelik kulaklarımızda hoş bir tını ve iz bırakıyor. Yöre halkımızın geçmişten geleceğe taşıdığı bu değeri tanıtmak ve tescil ettirmek için çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Yakın zamanda coğrafi işaretli bir ürün olarak tescillenmesi için sürecimizi tamamlayarak, bu kültürel mirasımıza resmiyet kazandırmayı hedefliyoruz. Bu zili dünyada üretilen diğer zillerden ayıran en önemli özellik ise geri dönüşümle üretilmesi ve ayrıca katma değer sağlamasıdır. Ustalarımız ilimiz ve bölgemizde atıl durumdaki eski muslukların içindeki madenleri eriterek, özel kalıplar ve özel tekniklerle bu zilleri üretmektedir. Burada üretilen ziller, hem ton farklılığı hem de kendine has sesiyle önemli bir kültürel değer oluşturuyor. Bu ziller çeşitli amaçlarla kullanılıyor. Hayvancılık başta olmak üzere Osmanlı’dan günümüze kapılarda tokmak olarak kullanılmış, aynı zamanda süs ve aksesuar eşyası olarak da değerlendirilmiştir. Zillerimizin en önemli özelliği, geçmişten bugüne ulaşan sanatsal bir el işçiliği mirasını taşımasıdır. Bölgemizin toprağından hazırlanan özel kalıplarla yaklaşık 40 farklı çeşit zil üretiliyor. Her biri büyüklüğüne göre farklı tonlarda ses çıkarıyor ve bu da her zili kendine özgü kılıyor. Üretimde hiçbir fabrikasyon ürün kullanılmıyor. Tamamen el emeğiyle, küçük bir köydeki özel üretim alanlarında hazırlanıyor. Ortaya çıkan o tatlı tını da bu kültürel değerin en belirgin göstergesi oluyor" dedi.