Aktüel
İskilipli Atıf ve Es’ad Coşan Hocalar rahmet ve duayla anılıyor
Hak ve hakikat davasının sembol şehidlerinden olan ve CHP tek parti diktasının gadrine uğrayan İskilipli Atıf Hoca ile gönül insanı Nakşibendi-Halidi şeyhi Mahmud Es’ad Coşan Hoca vefatlarının yıldönümünde rahmet ve dualarla yâd ediliyor.
HABER MERKEZİ
Hak ve hakikat davasının sembol şehidlerinden olan ve CHP tek parti diktasının gadrine uğrayan İskilipli Atıf Hoca’yı Hakk’a irtihalinin 100’üncü sene-i devriyesinde dualarla yâd ediyoruz. Son devrin en büyük mazlumlarından olan, gardırop devrimi kurbanı İskilipli Atıf Hoca’nın ebediyete intikalinin 100. sene-i devriyesindeyiz.
ATIF HOCA’YA ŞAPKA İÇİN KIYDILAR
Şapka Kanunundan iki sene önce yazdığı bir eser nedeniyle dönemin “Üç Alileri” olarak bilinen heyetin yönettiği İstiklal Mahkemeleri tarafından idam cezasına çarptırılan Atıf Hoca, 4 Şubat 1926’da idam edilerek şehidler kervanına katıldı. Şubat’ın şehadet ayı olduğunu tescil edercesine soğuk bir 4 Şubat günü idam edilen İskilipli Atıf, Müslümanların gönlünde adeta devleşti. Aradan tam bir asır geçmesine rağmen milletin gönlünde aziz hatırası yaşayan ve evrensel bir hukuk kuralı olan “suç ve cezanın geriye yürümezliği” ilkesinin hiçe sayıldığı bir yargılama sonrası idam cezasına çarptırılan İskilipli Atıf Hoca, katledilişinin her yıldönümünde jakoben yobazların iftira ve hakaretlerine hâlâ maruz kalıyor.
Mahmud Es’ad Coşan (Akademisyen, Nakşibendî-Hâlidî şeyhi)
14 Nisan 1938’de, Çanakkale’nin Ahmetçe köyünde dünyaya geldi. Babası Halil Necati Efendi, annesi Şadiye Hanım’dır. Hz. Hüseyin’in (r.a.) soyundan olan dedeleri Buhara’dan gelip Çanakkale’ye yerleşmişlerdir.
Büyük dedesi Molla Abdullah Efendi, İstanbul’da ilim tahsilinde bulunmuş ve dönemin ünlü meşâyihinden Gümüşhâneli Ahmed Ziyâüddin Efendi’nin yakın bağlıları arasına girmiştir. Dedesi Molla Mehmed Efendi ise Fatih medreselerinde okuyup icazet aldıktan sonra, Birinci Cihan Harbi’ne iştirak etmiş ve bu savaşta şehit düşmüştür. Es’ad Coşan, ilköğrenimini Eminönü Vezneciler İlkokulu’nda, 1950 yılında tamamladı. Bu dönemin âlim ve âriflerinden Serezli Hasib ve Abdülaziz Bekkine Efendilerle tanıştı, meclislerinde bulundu. Küçük yaşlardan itibaren hocası, gönül dostu Mehmet Zahid Kotku’nun sohbetlerine devam etti. Orta ve lise’yi Vefa lisesinde 1956 yılında tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi bölümünü 1960 yılında bitirdi. Arap Dili ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı, Ortaçağ Tarihi ve Türk-İslâm Sanatı sertifikaları aldı.
Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Klasik-Dînî Türkçe Metinler Kürsüsünde asistanlığı devam ederken fakülte yayın komisyonunda iki yıl sekreterlik yaptı.
1965 yılında “XV. Yüzyıl Şairlerinden Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri” adlı çalışmasıyla doktora,
1972 yılında “Hacı Bektaş Velî ve Makâlât” adlı tezi ile doçentlik,
1982 yılında “Matbaacı İbrâhim-i Müteferrika ve Risâle-i İslâmiyye” adlı teziyle profesör unvanını aldı.
1973 -1980 yılları arasında Türk-İslâm Edebiyatı kürsüsünde Ana Bilim Dalı başkanlığı yaparak çeşitli dersler verdi. Aynı zamanda Almanya, Avusturya, Irak, İran, Libya, Ürdün, Suudi Arabistan ve İran gibi ülkelerde uluslararası toplantı ve konferanslara katıldı, araştırma ve incelemelerde bulundu. Hocası Mehmet Zâhid Kotku’nun (R. Aleyh) vefatının ardından irşad vazifesini devam ettirdi. 1987 yılında sosyal ve kültürel çalışmalara daha fazla zaman ayırabilmek için emekliye ayrıldı. Hocalarının başlattığı hadis derslerini Türkiye’nin birçok ilinde yaygınlaştırdı.
Eğitim, kültür, yardımlaşma, sanat, yayın ve medya alanlarında birçok çalışmanın öncüsü oldu. Avrupa, ABD, Orta Asya ve Avustralya’ya birçok kez giderek eğitim programlarına katıldı.
İstanbul, Ankara, Konya ve Bursa’da hadis ve fıkıh enstitüleri açtırdı.
Es’ad Coşan hoca, Arapça, Farsça, Almanca ve İngilizce bilmekteydi.
Başlatmış olduğu aile eğitim kampları ile insanların ufkunu açtı, ailece dinlenme ve eğitimin yolunu gösterdi. Kadın çalışmalarına, onların dernekleşmesine özel önem verdi. Her ilde hanım dernekleri kurulmasını teşvik etti.
Es’ad Coşan, Türkiye’nin ilk özel radyolarından olan Akra FM’in kurulmasına öncülük ederek televizyon çalışmalarını başlattı.
Mahmud Es’ad Coşan, 4 Şubat 2001’de Avustralya’da, bir cami açılışı için yaptığı bir seyahat esnasında müphem bir trafik kazası neticesinde damadı Prof. Dr. Ali Uyarel ile birlikte hayatını kaybetti. 9 Şubat 2001’de Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Eyüp Sultan Kabristanlığına defnedildi. (https://akra.media)