AKİT MENÜ

Aktüel

“Kanserle Mücadelede En Güçlü Silahımız Erken Tanı ve Önlemedir”

Kanser, dünya genelinde kardiyovasküler hastalıklardan sonra en sık görülen ikinci ölüm nedeni olarak önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor.

Haber Merkezi

Her yıl 4 Şubat’ta anılan Dünya Kanser Günü, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmak, erken tanının önemini vurgulamak ve önlenebilir risk faktörlerine karşı bilinç oluşturmak amacıyla küresel ölçekte dikkat çekiyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Merve Kırmacı, Türkiye’de kanser insidansı ve mortalitesinin son yıllarda artış eğilimi gösterdiğine dikkat çekerek, bu durumun yalnızca tıbbi nedenlerle açıklanamayacağını belirtiyor. Dr. Kırmacı, “Türkiye’de kanser yükündeki artış; nüfusun yaşlanması, yaşam tarzı değişiklikleri, sigara ve obezite gibi risk faktörlerinin yaygınlığı ile çevresel maruziyetlerin birleşik etkisiyle şekillenmektedir. Bu nedenle kanserle mücadelede yalnızca tedaviye değil, koruyucu sağlık politikalarına da güçlü biçimde odaklanmak zorundayız” değerlendirmesinde bulunuyor.

Türkiye Kanser İstatistikleri ve GLOBOCAN verilerine göre, ülkemizde en sık görülen kanser türleri arasında akciğer, meme, kolorektal, prostat ve tiroid kanserleri yer alıyor. Akciğer ve kolorektal kanserler, kanser kaynaklı ölümlerde ilk sıralarda bulunurken; kadınlarda meme kanseri hem görülme sıklığı hem de toplumsal etkisi açısından ön plana çıkıyor.

 

Bu tabloyu değerlendiren Dr. Kırmacı, özellikle yaşam tarzına bağlı risklerin altını çizerek şunları söylüyor:
“Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik ve obezite gibi faktörler, kanser gelişiminde belirleyici rol oynuyor. Yapılan çalışmalar, bu risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla kanser vakalarının önemli bir bölümünün önlenebileceğini açıkça ortaya koyuyor. Bu noktada bireysel farkındalık kadar, kamusal sağlık politikalarının sürdürülebilirliği de büyük önem taşıyor.”

Son yıllarda Türkiye’de yürütülen araştırmalar, kanser epidemiyolojisinin yalnızca biyolojik değil; aynı zamanda sosyoekonomik durum, çevresel faktörler ve sağlık hizmetlerine erişimle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Akdeniz Bölgesi’nde gerçekleştirilen kesitsel çalışmalarda, çevresel maruziyetlerin ve yaşam alışkanlıklarının kanser prevalansı ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu saptanırken; ülke genelinde yapılan analizler pankreas kanserine bağlı mortalitenin giderek arttığını ortaya koyuyor.

 

Klinik araştırmaların ağırlıklı olarak meme, akciğer ve gastrointestinal sistem kanserleri üzerine yoğunlaştığını belirten Dr. Kırmacı, erken tanının yaşamsal önemine özellikle dikkat çekiyor: “Meme kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünde erken tanı, sağkalımı dramatik biçimde artırmaktadır. Tarama programlarına düzenli katılım, hastalığın daha tedavi edilebilir evrede yakalanmasını sağlar. Ancak tarama hizmetlerinin etkinliği, toplumun bu programlara katılım isteğiyle doğrudan ilişkilidir.”

Türkiye Kanser Kontrol Programı kapsamında yürütülen çalışmalar; tütün kontrolü, obeziteyle mücadele ve tarama programlarının yaygınlaştırılmasının kanser yükünü azaltmada kritik rol oynadığını gösteriyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre kanser vakalarının yaklaşık üçte biri, önlenebilir risk faktörleriyle ilişkilendiriliyor.

Bu noktada Dünya Kanser Günü’nün taşıdığı anlamın altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Merve Kırmacı, sözlerini şöyle tamamladı“Kanser yalnızca klinik bir hastalık değil; toplumsal, çevresel ve politik boyutları olan çok yönlü bir halk sağlığı sorunudur. Dünya Kanser Günü, bu gerçekliği hatırlatmak ve kanserle mücadelede multidisipliner yaklaşımların, erken tanı programlarının ve toplum temelli önleme stratejilerinin güçlendirilmesi için önemli bir fırsat sunmaktadır.”

 

Yorumlara Git

‘Gelin birlikte hareket edelim’ ABD'ye karşı ittifak çağrısı

Özgür Özel’in koruma ordusu Erdoğan’ı gölgede bıraktı: Bu neyin şatafatı?

Başkan Erdoğan’dan Mısır’da tarihi açıklamalar: Ticaret hacmi 15 milyar dolara yükseldi

İki sapığın ortak avukatı! FETÖ Elebaşı Gülen ile Sapık Epstein'i Aynı kişi savundu

Casusluk soruşturmasında flaş gelişme! Ekrem İmamoğlu hakkında...