Gündem
Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası! Ara karar çıktı
Maydonoz Döner'e yönelik yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) davasında ara karar çıktı.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atandığı Maydonoz Döner zincirine ilişkin 73 sanığın "FETÖ üyeliği" ve "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından yargılandığı davada, 11 tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 11 tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Mustafa Taktak, sanık Ümit Gürdap'ın araç alım satım işi yaptığını, aracını Gürdap'a sattığını ve bu kişiyi sadece araç satımı dolayısıyla tanıdığını anlattı.
Sanıktan araç satımıyla ilgili alacağı olduğunu kaydeden Taktak, bu nedenle aralarında para hareketi bulunduğunu söyledi.
Tutuksuz sanık Türkan Demir savunmasında, ailesinden kendisine kalan arsayı sattığını, bu satıştan gelen parayı Maydonoz Döner şubesi olan akrabasına ortak olmak için verdiğini ancak ortak olmak istediği şubenin açılmadan kapandığını öne sürdü.
Duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan tanık Huzur Özer, Ankara'daki Maydonoz Döner dosyasında yargılandığını, KHK ile ihraç edilen komiser olduğunu söyledi. Özer, İhraç olduktan sonra iş bulamadığını ve Tokat'a Maydonoz Döner şubesi açmak istediğini anlattı.
Tokat'ta dükkan aradığını ancak bulamadığını ifade eden Özer, şunları kaydetti:
"Maydonoz Döner yöneticileri Tokat'ta başka bir işletmecinin dükkan bulduğunu ancak maddi açıdan yetersiz olduğu için yüzde 50 ortak aradıklarını söyledi. Bunlar tamamen ticari amaçlı bir girişimdir. Tokat'a gittim. Ortak olacağımız Bekir amcayla tanıştık. Benim KHK'li olmamla ilgili aramızda bir konuşma geçmedi. Bizim oradaki muhatabımız Bekir amcaydı, onunla konuşuyorduk. Bünyamin Bey'le birkaç kez işle ilgili sıkıntı olunca konuştum. Bizim bir araya gelmemizde benim KHK'li olmamın bir alakası yoktur. Para kazanmak amaçlı bir araya geldik."
Tutuklu sanık Ahmet Terzi savunmasında bir yıldır tutuklu olduğunu, işle ilgili her şeyi resmi yaptıklarını ve suçu olmadığını savunarak, tahliyesine karar verilmesini istedi.
Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, 11 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi.
Heyet, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, 70 kişi "şüpheli" olarak yer alıyor.
Soruşturma kapsamında alınan MASAK raporları ile tanık beyanları, şüpheli ifadeleri, HTS kayıtları ve tapelere de iddianamede yer veriliyor.
İddianamede, Maydonoz Döner'in şubelerinin hem resmi ortaklarının hem de gayriresmi ortaklarının örgüt tarafından işlem gören kişiler arasından, yine örgüt tarafından uygun görülenlerden seçildiği, mevcut yatırımcılardan referans gösterilmeden ortaklığa girilmediği, şirket tarafından bunun "Referans Temelli Büyüme" olarak adlandırıldığı anlatılıyor.
İddianamede, tape kayıtları ve tanık beyanlarında, söz konusu şirketin örgüt iltisaklı kişilere destek amacıyla kurulduğuna yönelik ifadeler olduğu, örgütsel kapsamda işlem görmemiş ya da dosyaları kapanmış örgüt üyelerinin üzerine yiyecek sektöründe faaliyet gösteren şirketler kurulduğu ifade ediliyor.
Bu şirketlerin merkezlerinin İstanbul ve Antalya gibi büyük iller olduğu belirtilen iddianamede, şirketlerde işlem görmemiş örgüt üyelerinin ön plana çıkarıldığı, isim hakkı sistemi ile şirketlerin kısa süre içinde hızlı bir şekilde cirolarını artırarak büyüdükleri anlatılıyor.
İddianamede, markanın tanınırlığının artması sonrasında bazı şube ortaklarının hisselerinin tamamını ya da belirli bir kısmını yüksek bedellerle devrederek farklı şubelerin ortaklarına dahil oldukları ifade ediliyor.
İddianamede, şirketin isim hakkı bedelinin piyasada bulunan benzer firmalara göre çok düşük olduğu, illerde bayilik verilecek kişilerin örgütsel kapsamda işlem gören ya da örgütle iltisakını devam ettirenlerden seçildiği, bu kişiler tarafından bir veya daha fazla ortaklığa sahip şirketlerin kurulduğu, şirketlere resmiyette ortak yapılan kişilerin örgütle bağı kuvvetli olan, işlem görse de örgütle irtibatını kopartmayan, örgüt tarafından sadakatine güvenilenlerden seçildiği belirtiliyor.
Yurt dışında aranma kaydı bulunan kişilerin aile bireyleri üzerinden yapılan para transferleri ile şirkete gayriresmi ortak oldukları anlatılan iddianamede, şirket ortaklarının büyük kısmının işlem gören askerler ve polisler ile emniyet mahrem yapılanması içindeki kişilerden oluştuğu ifade ediliyor.
İddianamede, şirket ortağı olarak seçilenlerin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı veya örgütün deşifresine yönelik beyanlarının bulunduğunun örgüt tarafından tespit edildiği, anlaşıldığı anda şirketten ayrılmaları yönünde baskı yapıldığı belirtiliyor.
İllerdeki şubelerin genel denetimi ve kontrolünde, ortaklar arasında yer alan örgütte üst konumda bulunan bir kişinin görevlendirildiği, bu kişinin aranma kaydının olmasının bile şirketlerdeki görevlendirmeyi engellemediği belirtilen iddianamede, kişinin ortak alınması, çalışanların seçilmesi, maaş işleri, işten çıkarma, hesapların kontrolü gibi şubelerin genel işleyişinden sorumlu olduğu ve aracılığıyla örgüt adına yurt dışına para gönderildiği anlatılıyor.
Belirli aralıklarla iş yerlerinde şirket toplantısı adı altında örgütsel toplantılar yapıldığı, buradan toplanan paraların belirli bir kısmının örgütün güncel yapılanmasında yer alan kişilere verilmek suretiyle örgüt üyelerine dağıtımının sağlandığı bildiriliyor.
İddianamede, Maydonoz Döner markasının aşırı hızlı büyümesinin ardından "Somca Gıda AŞ" ortaklarının ikinci bir marka kurarak, aynı şekilde bayilik sistemiyle daha yüksek kazançlar elde ederek daha çok iltisaklı kişinin ailelerine ulaşma, böylelikle örgütsel kapsamda faaliyet alanını genişletme eğiliminde oldukları ifade ediliyor.
Sanıkların eylemlerine yönelik tespitler
İddianamede, sanıkların eylemlerine yönelik tespitlere de yer veriliyor.
Sanık Gökhan Bünyamin'in öğretmenlik görevini sürdürürken KHK ile ihraç edildiği, daha sonra OHAL komisyonuyla göreve iade edildiği, halen öğretmenlik yaptığı belirtilen iddianamede, bu kişinin "FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan soruşturma geçirdiği ve takipsizlik kararı verildiği kaydediliyor.
Bünyamin'in, sanıklardan İlhan Bahadır ile Maydonoz Döner'in gayriresmi ortaklarından olduklarına ilişkin tape kayıtları ve MASAK incelemesi olduğu ifade ediliyor.
İddianamede, sanık İlhan Bahadır'a yönelik yapılan değerlendirmede Maydonoz Döner'in Bayrampaşa, Çekmeköy, Kartal ve Maltepe şubelerinin resmi ortağı olduğu, KHK ile TRT'den ihraç edildiği ve 2018'de "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan takipsizlik kararı verildiği kaydediliyor.
Sanıklardan Ahmet Terzi'nin de KHK ile TRT'den ihraç edildiği, FETÖ iltisakı nedeniyle yargılandığı davada mahkumiyet aldığı ifade edilen iddianamede, Maydonoz Döner'in Bayrampaşa, Çekmeköy, Maltepe ve Kartal şubelerinin resmi ortağı olduğu aktarılıyor.
İddianamede, sanıklar Bahadır ve Terzi'nin tape kayıtlarında, kimliği belirlenemeyen "Mesut" isimli kişiye şirket hesabı üzerinden para gönderildiği, hesaba gönderildiğinde sıkıntılı duruma düşecekleri ve paraları elden vermelerine yönelik konuşmalar da olduğu belirtiliyor.
Konuşmalarda, söz konusu şirkette "FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan adli işlem görmüş veya KHK ile ihraç olan kişileri çalıştırdıklarının yer aldığı aktarılan iddianamede, bu bağlamda sanıklar İlhan Bahadır ve Ahmet Terzi'nin örgüt kapsamında haklarında adli ya da idari işlem yapılan kişileri SGK'li göstererek, para gönderip gizliliğe riayet ettiklerinin anlaşıldığı ifade ediliyor.
MASAK raporu
İddianamede, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca da yürütülen soruşturma kapsamında "Somca Gıda AŞ" hakkında alınan MASAK raporuna değiniliyor.
Şirketin 9 bin 671 çalışanı olduğu, bunlardan 2 bin 613'ü hakkında soruşturma kaydı bulunduğu ifade edilen iddianamede, çalışanlardan 326'sının örgütle iltisaklı suçlardan kaydı bulunduğu belirtiliyor.
İddianamede, çalışanlardan 1861'i hakkında kovuşturma kaydı bulunduğu, şubelerin 554 farklı resmi ortaklarından 232'si hakkında da örgüt soruşturması olduğu anlatılıyor.
Bu kapsamda 70 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından 14 yıl 2'şer aydan 28 yıl 4'er aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Öte yandan, celse arasında 3 sanık hakkında biten soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamelerde bu dosyayla birleştirildi.
Birleşen dosya kapsamında 3 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından 14 yıl 2'şer aydan 28 yıl 4'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Böylece dosyadaki sanık sayısı 73 oldu.