Aktüel
'Bölgede Türkiye merkezli yeni direnç bloku mu doğuyor?'
Kahire’deki Erdoğan–Sisi zirvesi, Gazze’den Afrika Boynuzu’na uzanan hatta Türkiye merkezli yeni bir güç bloğunun şekillendiğini gösterdi. Askerî seçeneklerin açıkça konuşulduğu bu yakınlaşma, terörist İsrail’in bölgesel hamlelerine karşı kurulan stratejik bir denge arayışına işaret ediyor.
Kahire’deki Erdoğan–Sisi zirvesi, Gazze’den Afrika Boynuzu’na uzanan hatta Türkiye merkezli yeni bir güç bloğunun şekillendiğini gösterdi. Askerî seçeneklerin açıkça konuşulduğu bu yakınlaşma, terörist İsrail’in bölgesel hamlelerine karşı kurulan stratejik bir denge arayışına işaret ediyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El-Sisi, Kahire’de bugün ikinci Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında bir araya geldi. İki lider, iktisadi, siyasi ve bölgesel güvenlik alanlarında kapsamlı anlaşmalar imzalarken, Gazze, Sudan, Libya, Suriye ve İran’daki hâdiselere karşı ortak hareket etme kararı aldı. Görüşmede, “bin yıllık ortak tarih” vurgusu ve iki devletin birbirine stratejik açıdan yaklaşma talepleri öne çıktı.
Erdoğan, basın toplantısında “Bin yıllık ortak tarihimiz, halklarımızın refahı ve bölgesel istikrar için bir güvence” ifadelerini kullanarak, tarihî bağların stratejik işbirliğinin temelini oluşturduğunu vurguladı. Sisi ise, bölgesel krizler karşısında Mısır ve Türkiye’nin ortak hareket etmesinin önemini belirterek, görüşmelerin “olumlu ve yapıcı” bir çerçevede gerçekleştiğini dile getirdi.
Ekonomik işbirliği gündemde öncelikli konulardan biriydi. İki ülke, mevcut 9 milyar dolarlık ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma hedefiyle anlaşırken, engellerin kaldırılması, yatırımların teşvik edilmesi ve özel sektör katılımının artırılması kararlaştırıldı.
Gazze’de ateşkes ilân edildi ancak terör devleti İsrail bu kisveyle bölgedeki saldırılarını sürdürüyor. Erdoğan-Sisi görüşmesinde bu husus ki liderin odaklandığı başlıca meseleydi. Beraber yürütülen arabuluculuk çabaları sonucunda Şarm El-Şeyh Anlaşması imzalanmış, ateşkesi kalıcı hâle getirmek ve insani yardımı ulaştırmak için koordinasyon sağlanmıştı. Sisi, görüşmede Filistinlilerin haklarının korunması ve Filistin devletinin tanınmaması hâlinde bölgedeki krizin devam edeceğini ifâde etti.
Libya ve Sudan gündemde öne çıkan diğer bölgelerdi. İki lider, Libya’da ülkenin birliğini ve toprak bütünlüğünü korumanın öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Ayrıca, Suriye’de siyasi birliğin ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiği vurgulandı.
Zirvede ABD’nin son dönemde tehdit ettiği İran hakkında da açıklamalar yapıldı. Erdoğan, dış müdahalelerin bölgede geniş çaplı çatışmalara yol açabileceğini belirterek, diplomatik çözüm yollarının en sürdürülebilir seçenek olduğunu ifade etti.
Görüşme sonrası taraflar, üçüncü Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısını 2028’de Ankara’da yapma niyetini açıkladı. Bu zirve, hem geçen yılın diplomatik ilişkilerinin 100. yılı hem de iki ülke arasındaki işbirliği momentumunun pekiştiğini gösteriyor.
Somali’nin ehemmiyeti ve İsrail parmağı
Erdoğan, konuşmasında lâfı Afrika Boynuzuna getirerek Türkiye'nin Somali'ye desteğini yineledi ve bölgeyi istikrarsızlaştırabilecek eylemlere karşı uyardı. Terör devleti İsrail, Somali’den ayrılmaya çalışıp “özerkliğini” ilân eden Somaliland’ı devlet olarak tanımıştı. Erdoğan buna karşı da bir açıklama yaptı:
“Türkiye, İsrail’in Somaliland bölgesini tanıma kararını tanımıyor; bu karar doğrudan Somali’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alıyor!”
“Somaliland” bölgesinde kendini Cumhurbaşkanı ilan eden Abdirahman Mohamed Abdullahi bölgenin zengin mineral ve enerji kaynaklarını İsrail yatırımlarına açmaya hazır olduklarını bildirip Siyonist devlet ile “stratejik işbirliği anlaşması” imzalamak istediğini beyan ediyor. Abdullahi, Somali’nin yeraltı kaynaklarını İsrail’e peşkeş çekme karşılığında teknoloji ve savunma sanayii ürünleri talep ediyor.
Erdoğan, Gazze’ye asker göndermek istiyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sisi ile Kahire’de görüşmeden bir gün evvel Suudi Arabistan’da temaslarını sürdürmüştü. Cidde’de de açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip” demişti. Şarkul Avsat’a konuşan Erdoğan, Gazze’deki anlaşma kapsamında Gazze’ye Türk askerini göndermek istiyor. Mısır ve Suudi Arabistan görüşmelerini biraz da bu minvalde okumak gerekir mi acaba? Türk basınına hiç yansımamış olsa da, Erdoğan Gazze’deki ateşkesin sağlamlaştırılmasını, İsrail’in kademeli olarak geri çekilmesi gerektiğini Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’a beyan etti. Erdoğan “Türkiye’nin gerekli koşullar sağlandığında, Gazze’de barışı sağlamak için askerî katkı da dahil olmak üzere her türlü desteğe hazır olduğunu” söyledi. Türkiye daha önce de defaat ile Gazze’ye asker göndermek istediğini açıklamıştı. Washington kanadı Türk askerinin Gazze’de olması gerektiğini ifâde ediyor ancak Tel Aviv tabiî olarak bu talepten hiç memnun değil. “Barış anlaşması”nda yer alan Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye bastırırsa Türk askeri “ateşkes”in ikinci aşamasında Gazze’ye girebilir.
Bahçeli’nin açıklamaları
Daha önce “Gazze yok olursa, vadedilmiş topraklar arasında Türkiye de bulunduğu için hedefte biz varız. Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır” çıkışı yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli, geçtiğimiz gün “Terörsüz Türkiye ile hedef terörsüz bölge” açıklamasında bulundu. İşin nihayetinde terörsüz bölgede sıra İsrail’i çökertmeye gelecekse, ne âlâ. İsrail, Ortadoğu’nun kalbinde hançer gibi saplı kaldığı sürece, “terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hayalden ibaret kalır.