AKİT MENÜ

Gündem

Asrın Felaketinin Üçüncü Yılı... Devlet millet el ele yaralarını sarıyor

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki büyük depremin üzerinden üç yıl geçti. Türkiye’nin yakın tarihindeki en yıkıcı afeti olarak hafızalara kazınan felaket sonucu on binlerce insanımız hayatını kaybetti. Milyonların hayatını derinden etkileyen felaketin ardından geçen üç yılda "asrın inşası" gibi adımlarla yaraları sarma çalışmaları devam ediyor. Depremin yıktığı bölgelerde vatandaşlar; başta işsizlik, sosyal ve ekonomik birçok sorun için daha etkili çözümler bekliyor.

Haber Merkezi

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki büyük depremin üzerinden üç yıl geçti. Türkiye’nin yakın tarihindeki en yıkıcı afeti olarak hafızalara kazınan felaket sonucu on binlerce insanımız hayatını kaybetti. Milyonların hayatını derinden etkileyen felaketin ardından geçen üç yılda "asrın inşası" gibi adımlarla yaraları sarma çalışmaları devam ediyor. Depremin yıktığı bölgelerde vatandaşlar; başta işsizlik, sosyal ve ekonomik birçok sorun için daha etkili çözümler bekliyor.

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki büyük deprem, Türkiye tarihinin en yıkıcı afetleri arasında yer aldı. İlk deprem saat 04.17’de, merkez üssü Pazarcık ilçesi yakınlarında 7,7 büyüklüğünde gerçekleşti. Bu sarsıntıdan yaklaşık 9 saat sonra, saat 13.24’te aynı bölgede bu kez merkez üssü Elbistan yakınlarında 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi.

500 atom bombası gücündeki depremler, 120 bin kilometrekarelik alanda etkili oldu. Bir başka deyişle dünyanın 90 ülkesinden daha büyük bir yıkım gerçekleşti. Depremlerin ardından Hatay’da 400 metre uzunluğunda dev yarık oluştu. Gaziantep'te iki tepe birbirine kavuştu. Nurdağı Gökçedere Köyü ikiye bölündü. Kahramanmaraş’taki Çiğli köyü 6 buçuk metre, Değirmenkaya köyü 6 metre kaydı.

Doğu Anadolu Fay Zonu üzerinde gerçekleşen bu iki yıkıcı depremi, AFAD’ın 6 Şubat 2025’te açıkladığı verilerle en az 73 bin 402 artçı deprem izledi. Bugün ise artçıların sayısının 100 bini geçtiği belirtiliyor.

 

11 İlde Ağır Yıkım

Depremler; Adana, Adıyaman, Elazığ, Hatay, Gaziantep, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa olmak üzere 11 ili doğrudan etkiledi. Ayrıca Bingöl, Kayseri, Mardin, Tunceli, Niğde, Batman ile Sivas’ın Gürün ilçesinde de çok sayıda binada hasar tespit edildi.

 

On Binlerce Can Kaybı ve Yaralı

İçişleri Bakanlığı depremlerde, merkez üs olan Kahramanmaraş dışında Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ'da 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiğini, 107 bin 213 kişinin de yaralandığını söyledi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 51 bin 665 depremzede hasta ve yaralı başka bölgelerde nakledildi.

6 Şubat 2023 depremi, Türkiye'nin yanı sıra Suriye’nin kuzeyinde de büyük bir yıkıma yol açmıştı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, depremde en az 6 bin Suriyeli öldü. Ancak diğer bazı kuruluşlar, ölü sayısının 8 bini bulduğunu kaydediyor. Suriye İnsan Hakları Ağı adlı sivil toplum örgütü ise 10 bin 024 can kaybı olduğunu aktardı.

 

Etkilenen Bina Sayısı

Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nün 12 Haziran 2023 tarihli verilerine göre, deprem bölgesinde hasar tespiti amacıyla 2 milyon 239 bin 780 bina (toplam 6 milyon 472 bin 571 bağımsız bölüm) incelendi.

Yapılan incelemeler sonucunda 627 bin 805 bina az hasarlı, 44 bin 346 bina orta hasarlı, 202 bin 366 bina ağır hasarlı, 38 bin 901 yıkık, 21 bin 208 bina acil yıkılacak olarak tespit edildi.

Binalardaki ağır yıkımın yanı sıra havalimanları, karayolları ve demiryolları, köprüler ve menfezler, sanayi tesisleri, enerji iletim hatları, içme suyu ve atık su altyapıları başta olmak üzere çok sayıda mühendislik yapısında ciddi hasar meydana geldi.

Deprem bölgesinde ayrıca heyelan, sıvılaşma, yanal yayılma ve kaya düşmesi gibi jeolojik olayların yaygın olarak gözlemlendiği bildirildi.

 

Ekonomik Yıkım 103,6 Milyar Dolar

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın Mart 2023’te yayımladığı rapora göre, 6 Şubat depremlerinin Türkiye ekonomisine toplam maliyetinin yaklaşık 1 trilyon 995 milyar TL (yaklaşık 103,6 milyar dolar) olduğu tahmin edildi.

Bu tutarın, 2023 yılı milli gelirinin yaklaşık yüzde 9’una karşılık geldiği değerlendirildi. Raporda, ekonomik kaybın dağılımı şu şekilde sıralandı:

Konut hasarı: %54,9 (1 trilyon 73,9 milyar TL / 56,9 milyar dolar)

Kamu altyapısı ve hizmet binaları: 242,5 milyar TL (12,9 milyar dolar)

Konut hariç özel sektör hasarı: 222,4 milyar TL (11,8 milyar dolar)

6 Şubat depremleri, yalnızca can kayıplarıyla değil; fiziksel yıkım, altyapı tahribatı ve ekonomik etkileriyle de Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır afet olarak kayıtlara geçti.

 

Adana, Hatay ve Osmaniye’de Yüzlerce Sanık Yargılandı

6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana, Hatay ve Osmaniye’de yıkılan binaların yapımı, tadilatı ve denetiminde kusurları bulunan sanıklar hakkında açılan çok sayıda dava karara bağlandı. Bazı dosyalarda ise yargılamalar sürüyor.

Depremlerin ardından cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde kurulan Deprem Suçları Soruşturma Büroları, yıkılan binalarda yaşanan ölüm ve yaralanmalara ilişkin kusur tespitleri doğrultusunda soruşturmalar yürüttü.

 

Adana: 418 Kişinin Öldüğü Davalarda Ağır Cezalar

Adana’da Mete, Sami Bey, Ekim, Alpargün, Belük, Sinem, Tutar Yapı, Zeray, İhsan Bayram, Özgür ve Kubilay apartmanlarının yıkılması sonucu 418 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı.

Başlangıçta 21 kişi hakkında açılan davalara, kamu görevlilerinin de eklenmesiyle sanık sayısı 28’e yükseldi.

Alpargün Apartmanı davasında müteahhit Hasan Alpargün, 96 kişinin ölümü nedeniyle 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Ekim Apartmanı davasında teknik uygulama sorumlusu 21 yıl, müteahhitler ise 17 yıl 6’şar ay hapis cezası aldı.

Tutar Apartmanı C Blok davasında 63 kişinin ölümüyle ilgili olarak sanıklara 15’er yıl hapis cezası verildi.

Zeray Apartmanı davasında 7 sanık 7 yıl 6 ay ile 22 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı.

Mete Apartmanı davasında müteahhit ve inşaat mühendisine 12 yıl 2 ay 20’şer gün hapis cezası verildi.

Adana’da 12 sanığın yargılanması halen devam ediyor.

 

Hatay: 17 Binden Fazla Can Kaybı, Yüzlerce Dosya

Depremlerden en ağır etkilenen illerden Hatay’ın merkez Antakya ve Defne ilçelerinde yıkılan binalarda 17 bin 660 kişinin hayatını kaybettiği tespit edildi.

Bu bölgelerde müteahhitler, yapı denetim firma sorumluları ve proje müellifleri dahil 2 bin 92 şüpheli belirlendi. Bu şüphelilerden 579’unun vefat ettiği bildirildi.

Soruşturmalar kapsamında 1487 sanık hakkında 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

Ağır ceza mahkemelerinde görülen davaların 102’sinde karar çıktı, 105 sanık hakkında mahkumiyet kararı verildi.

Rönesans Rezidans’ta 269 kişinin ölümüyle ilgili dava Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor.

Emlakbank 1. Etap Konutları’nda 169 kişinin hayatını kaybettiği dosyada 4 sanığın yargılanması devam ediyor.

Hatay’ın diğer ilçelerinde de yıkılan binalara ilişkin soruşturma ve davalar sürüyor.

 

Osmaniye: Kamu Görevlilerine de Hapis Cezası

Osmaniye’de depremlerde 273 bina yıkıldı, 1010 kişi hayatını kaybetti.

Deprem Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 11 binaya ilişkin soruşturmalar tamamlandı, 43 sanık hakkında açılan davalar ağır ceza mahkemelerinde görülmeye başlandı.

Bilge Sitesi davasında 105 kişinin ölümü nedeniyle kamu görevlileri ve teknik sorumlulara 21’er yıl, müteahhitlere 8’er yıl hapis cezası verildi.

Yonca Sitesi B Blok davasında sanıklara 12 ila 15 yıl arasında değişen hapis cezaları uygulandı.

Metin Tamer Sitesi davasında müteahhit 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Osmaniye’de de diğer yıkılan binalara ilişkin yargılamalar devam ediyor.

 

Yeniden İnşa Süreci Devam Ediyor: 455 Bin Konut Yapıldı

Depremin ardından bölge şantiye alanına döndü. Radye temel, tünel kalıp, perde beton sistemi kullanılarak TOKİ tarafından konut ve iş yerleri yapıldı. Yeniden inşa seferberliğinin tamamlandığı deprem bölgesinde inşa edilen ev ve iş yeri sayısı 455 bin 357’ye yükseldi. İllere göre dağılım ise şöyle olacak: Hatay’da 153 bin 755, Malatya’da 79 bin 660, Kahramanmaraş’ta 73 bin 956, Adıyaman’da 43 bin 366, Gaziantep’te 31 bin 53, Diyarbakır’da 17 bin 206, Elazığ’da 14 bin 894, Şanlıurfa’da 13 bin 429, Osmaniye’de 12 bin 557, Adana’da 12 bin 73, Kilis 2 bin 569, Tunceli’de 298, Kayseri’de 288, Sivas 164, Bingöl’de 89.

Türkiye’nin ilk akıllı şehirleri ve uydu kentleri bu bölgelerde yükseldi. Türkiye’nin en büyük şantiyesi 28 bin 289 bağımsız bölümün inşa edildiği Malatya İkizce’deki TOKİ şantiyesi oldu. İkizce’yi Adıyaman İndere, Hatay Dikmece ve Kahramanmaraş Altınova takip etti.

 

Üç Yıl Geçti Ama Bazı Sorunlar Hala Aşılamadı

6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, deprem bölgesinde hayatın normale dönmediği ve sorunların çözülmek yerine zamana yayılarak kalıcı mağduriyetlere dönüştüğü ifade ediliyor. İlk günlerdeki belirsizliğin yerini bugün süregelen barınma, işsizlik ve altyapı sorunları almış durumda.

Bölgede hala bazı afetzedelerin konteynerlerde yaşamını sürdürdüğü belirtilirken, konteyner kentlerde üç yıldır kalanların çoğunlukta olduğu, kalıcı konutlara yerleşebilenlerin ise çok sınırlı sayıda olduğu dile getiriliyor.

Deprem bölgesinde düzenlenen anahtar teslim törenlerine rağmen, konutların fiilen kullanıma açılmasında ciddi gecikmeler yaşandığı ifade ediliyor. Vatandaşlara teslim edilen anahtarların, çoğu zaman altı-yedi ay sonra oturulabilecek evler için verildiği iddia ediliyor.

Teslim edilen bazı konutlarda ise su, elektrik, ısınma, temel yaşam donanımları gibi altyapı eksiklikleri nedeniyle hemen yaşamın başlamasının mümkün olmadığı vurgulanıyor.

 

Esnaf Ayakta Kalmakta Zorlanıyor

Depremde iş yerleri yıkılan, makineleri zarar gören binlerce esnaf ve üretici, yeniden kepenk açmaya çalışsa da ciddi engellerle karşı karşıya kaldıklarını ifade ediyor. Üç yıl içinde mağdur esnafa sağlanan desteğin büyük ölçüde 400 bin TL’lik krediyle sınırlı kaldığı, bu desteğe ise birçok esnafın erişemediği belirtiliyor.

Sanayi sitelerine yönelik somut bir adım atılmadığı, enerji altyapısına yatırım yapılmadığı ve şehir genelinde sık sık elektrik kesintileri yaşandığı da dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor.

 

İşsizlik En Büyük Sorun

Bölgedeki en büyük problemin işsizlik olduğu vurgulanıyor. Yalnızca konut inşa edilerek şehirlerin ayağa kaldırılamayacağına dikkat çekilirken, sanayi ve üretim olmadan kalıcı bir dönüşüm mümkün değil.

Binlerce afetzede ise başka şehirlerde hayata tutunmaya çalışıyor, memleketlerine dönmek istedikleri halde iş ve geçim imkanı olmadığı için geri dönemiyorlar.

Şehirler Toz ve Kirlilik İçinde

Öte yandan deprem bölgesindeki birçok şehirde hala yoğun moloz, toz ve çevre kirliliği yaşandığına dikkat çekiliyor. Altyapı, sanayi ve ticaretle eş zamanlı bir toparlanma sağlanmadığı sürece, inşa edilen konutların şehirleri yaşatmaya yetmeyeceği vurgulanıyor.

Uzmanlar ve bölge temsilcileri, kalıcı çözüm için konut, istihdam, sanayi, ticaret ve altyapının birlikte ele alınması gerektiğini, aksi halde deprem bölgesindeki mağduriyetlerin daha uzun yıllar devam edeceğini belirtiyor.

 

Kahramanmaraş'ta Yeni Bir Büyük Deprem Olur Mu?

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki sismik tehlikenin henüz sona ermediğine dikkat çekti. Sözbilir, depremlerden etkilenen bölgenin dünya üzerindeki en aktif sismik kuşaklardan biri olduğunu vurgulayarak, ilerleyen dönemlerde farklı faylar üzerinde yeni depremlerin yaşanabileceğini söyledi.

“Asrın felaketi” olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin, küresel ölçekte önemli sismik olaylar arasında yer aldığını belirten Sözbilir, ana kırılmanın gerçekleştiği faylarda yıkıcı bir deprem üretme olasılığının düşük olduğunu ifade etti. Ancak bu faylar üzerinde 6,0 büyüklüğüne kadar artçı depremlerin devam edebileceğini söyledi.

Depremler sonrası bölgede 100 binin üzerinde sarsıntı kaydedildiğini belirten Sözbilir, bunun sismik hareketliliğin hala sürdüğünün açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Ayrıca Kahramanmaraş merkezli depremlerde kırılmayan ve her an deprem üretebilecek fayların varlığına dikkat çekti.

Sözbilir, özellikle Maraş Fayı, Savrun Fayı, Yumurtalık ve Karataş fayları, Ecemiş Fayı ile Antakya ve Ölüdeniz fayları üzerinde riskin sürdüğünü belirterek, “Bu fayların tamamı henüz kırılmış değil. Gelecekte bu hatlar üzerinde sorunlar yaşanabilir” uyarısında bulundu.

Deprem sonrası Antakya ve Ölüdeniz faylarında hendek çalışmaları yürüttüklerini aktaran Sözbilir, bu çalışmalarla fayların deprem üretme sıklığını araştırdıklarını ve sonuçların yıl sonuna doğru netleşeceğini söyledi.

AFAD tarafından yürütülen Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planına da değinen Sözbilir, yeni konutların inşası ve afet bilincinin artırılmasının önemli olduğunu belirterek, “İyileşme sürecinin ardından risk azaltma ve bir sonraki depreme hazırlık çalışmalarına hız verilmesi gerekiyor” dedi.

Yorumlara Git

İsrailli adam DNA testinde Türk çıkan eşini öldürdü!

MİT ve Emniyet'ten nokta operasyon! İstanbul'da MOSSAD'ın infaz timine lojistik sağlayan 2 casus kıskıvrak yakalandı

'İsrail miti yıkılıyor!'

ABD, Suriye’den çekilmeye başladı

6 Şubat’ta Türkiye tek yürek! Asrın Felaketi'nin 3. yılında acı ve gurur bir arada