AKİT MENÜ

Gündem

İslami Cihad’dan Akit’e özel açıklama! Direniş silah bırakacak mı?

İslami Cihad İran Temsilcisi Nasır Ebu Şerif, Akit Medya’ya yaptığı açıklamalarda “barış kurulu”, silah bırakma tartışmaları ve Gazze’nin geleceğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Haber Merkezi

 HABER MERKEZİ 

Gazze’de devam eden savaş ve olası siyasi çözüm tartışmaları sürerken, İslami Cihad Hareketi’nin İran Temsilcisi ve Siyasi Büro Üyesi Nasır Ebu Şerif, Akit TV’den Mahmut Muslihan’a konuştu. Ebu Şerif, direnişin silah bırakıp bırakmayacağı, gündeme gelen “barış kurulu” girişimleri ve Gazze’nin geleceğine ilişkin sorulara kapsamlı yanıtlar verdi.

“BARIŞ, ACIYI YÖNETMEK DEĞİL NEDENLERİNİ ORTADAN KALDIRMAKTIR”

Nasır Ebu Şerif, barış komitesi ya da siyasi girişimlerin hem ilkesel hem de pratik açıdan değerlendirildiğini belirterek, yalnızca insani boyuta odaklanan ve işgalin temel nedenlerini görmezden gelen yaklaşımların başarı şansı olmadığını vurguladı.

Hiçbir komite, meseleyi yalnızca insani yönüne indirger ve devam eden işgal, süregelen kuşatma ve gerçek bir siyasi ufkun yokluğunu görmezden gelirse başarılı olamaz. Barış, acıyı yönetmekle değil, acının nedenlerini ortadan kaldırmakla ilgilidir” diyen Ebu Şerif, kalıcı çözüm için temel şartların açık olduğunu ifade etti.

ÜÇ TEMEL ŞART VURGUSU

İslami Cihad’ın destekleyebileceği herhangi bir formülün üç temel ilkeyi garanti etmesi gerektiğini vurgulayan Nasır Ebu Şerif, geçici ve kolayca çöken ateşkeslerin kabul edilemez olduğunu belirterek, ciddi güvencelerle düşmanlıkların kalıcı biçimde sona erdirilmesini şart koştu. Ebu Şerif’e göre bununla birlikte Gazze üzerindeki ablukanın gerçek anlamda kaldırılması, geçiş noktalarının açılması ve insani yardımların hiçbir siyasi ya da askeri şantaja maruz kalmadan ulaştırılması gerekiyor. Son olarak ise kalıcı bir çözümün ancak haklara dayalı, Filistin halkının meşru taleplerini esas alan siyasi bir yol haritasının hayata geçirilmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

“SİLAH MESELESİ KRİZİN ÖZÜ DEĞİL”

Direnişin silah bırakıp bırakmayacağı yönündeki tartışmalara da değinen Ebu Şerif, sorunun sık sık yalnızca “bir tarafın silahları” üzerinden ele alınmasının gerçekleri perdelediğini savundu.

Kriz çok daha derindir: işgal, kuşatma, hakların yokluğu ve siyasi gelecek beklentisinin olmaması. Bu nedenlerle, geleceğe dönük düzenlemeler ancak savaşın kök nedenlerini ortadan kaldıran kapsamlı bir paket içinde anlamlı ve adil olabilir” ifadelerini kullandı.

Ebu Şerif’e göre, uzun vadeli bir ateşkes, güvenlik düzenlemeleri ya da Gazze’nin gelecekteki yönetimine ilişkin yapılacak her türlü görüşmenin belirli temel ilkelere dayanması gerekiyor. Buna göre öncelikle düşmanlıkların kalıcı olarak sona erdirilmesini sağlayacak net ve bağlayıcı garantiler ortaya konulmalı. Bununla birlikte Gazze üzerindeki ablukanın kaldırılması, geçiş noktalarının açılması ve insanların serbest dolaşım hakkının güvence altına alınması şart. Ebu Şerif, ayrıca zorla yerinden edilmelerin önlenmesi, Filistin topraklarının ve halkın kimliğinin tehlikeye atılmamasının da vazgeçilmez bir temel olduğunu vurguladı.

GAZZE’NİN GELECEĞİ İÇİN “TEKNİK DEĞİL SİYASİ ÇÖZÜM” VURGUSU

Gazze’ye yönelik olası planlara da değinen Ebu Şerif, bölgenin geleceğinin teknik bir yönetim modeliyle sınırlandırılamayacağını söyledi. Önceliklerin, halkı koruyan profesyonel bir sivil yönetim, sürdürülebilir yeniden yapılanma ve ulusal uzlaşı olduğunu ifade etti.

“Gazze ne boşlukta ne de kaos mantığıyla yönetilebilir. Filistin’in ulusal uzlaşı ve birleşik kurumlar aracılığıyla düzene sokulması gerekir” diyen Ebu Şerif, kuşatmayı sürdüren ve işgali hesap vermez hale getiren her formülün istikrar değil, yeni şiddet dalgaları üreteceğini belirtti.

İSLAM ÜLKELERİNE ÇAĞRI

Nasır Ebu Şerif, İslam ülkelerine de çağrıda bulunarak, Filistin meselesinin yalnızca açıklamalarla değil, siyasi karar alma süreçlerinde somut adımlarla ele alınması gerektiğini söyledi.

Savaşı sona erdirmeyi, kuşatmayı kaldırmayı ve sivilleri korumayı önceleyen tutarlı bir bölgesel pozisyon oluşturulmalı. Uluslararası hukukun seçici değil tek standart haline gelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“YENİ DÖNEMDE TARAFSIZLIK ZORLAŞACAK”

Bölgesel ve küresel gelişmelere de değinen Ebu Şerif, önümüzdeki dönemde artan kutuplaşmanın ülkeleri yeni ittifaklara zorlayacağını belirtti. Yaptırımlar, abluka, siber savaş ve bilgi savaşlarının insanların yaşamını doğrudan etkileyen başlıca baskı alanları haline geleceğini söyledi. Ebu Şerif, “Bu bölge, İsrail’in güvenliği adına baskı ve savaş politikalarıyla parçalanmamalı. Çatışma haksız yere devam ederse yalnızca Filistin’i değil, herkesi etkileyecektir” diyerek Müslüman dünyasına adaletsizliği durdurmak için ortak hareket etme çağrısında bulundu.

Yorumlara Git

Türkiye aynı anda 38 savaş gemisi inşa ediyor: İhraç edilecek 2 fırkateyn, yeni projelere kaynak olacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a patates soyduracaktı! Ankut gözaltına alındı

Aynı tiyatro aynı palavra! Özgür’den deprem bölgesinde Ekrem taktiği

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan deprem bölgesinden önemli açıklamalar

Devlet Bahçeli’den deprem bölgesinden önemli açıklamalar