Dünya
Gazze'de Türkmen Köyü'nde katliam yapan İsralli askerden alçak çıkış! 'Büyük zevk aldım'
On yıllardır tozlu raflarda bekleyen veya kişisel arşivlerde saklanan bir mektup, 1968 yılında Gazze yakınlarındaki bir Osmanlı yadigârı Türkmen köyünde yaşanan vahşeti tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Bugün oldukça yaşlı olan eski İsrail askeri İzak Gohen'in kaleme aldığı mektupta yer alan "Büyük zevk aldım" ifadesi, tarihin en soğukkanlı itiraflarından biri olarak kayıtlara geçti.
On yıllardır tozlu raflarda bekleyen veya kişisel arşivlerde saklanan bir mektup, 1968 yılında Gazze yakınlarındaki bir Osmanlı yadigârı Türkmen köyünde yaşanan vahşeti tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Bugün oldukça yaşlı olan eski İsrail askeri İzak Gohen'in kaleme aldığı mektupta yer alan "Büyük zevk aldım" ifadesi, tarihin en soğukkanlı itiraflarından biri olarak kayıtlara geçti.
Osmanlı’nın Son İzlerine Kanlı Baskın
Söz konusu katliam, Gazze sınır hattında bulunan ve kökleri Osmanlı dönemine dayanan, sakin bir Türkmen yerleşiminde gerçekleşti. 1968 yılında düzenlenen bu "operasyon", mektuptaki ifadelere göre bir askeri gereklilikten ziyade, sistematik bir yok etme girişimiydi.
23 Çocuk Şehit Edildi
İtirafçı askerin mektubunda, o geceye dair kan donduran rakamlar ve ayrıntılar yer alıyor:
Sivil Katliamı: Mektupta, saldırı sırasında hiçbir direnişle karşılaşılmamasına rağmen 100’e yakın sivilin katledildiği belirtiliyor.
Çocuklar Hedef Alındı: En acı verici tablo ise kurbanların yaş dağılımında gizli. Katledilenlerin 23 tanesi henüz çocuktu.
İtirafın Şiddeti: Eski asker, mektubunda bu katliamı gerçekleştirirken pişmanlık hissetmediğini, aksine o anlardan "büyük zevk aldığını" açıkça ifade ediyor.
Tarihi Hafıza: Unutturulmak İstenen Türkmen Varlığı
Gazze ve çevresindeki Türkmen köyleri, Osmanlı’nın bölgeden çekilmesinden sonra sahipsiz kalsa da kimliklerini korumaya çalışmıştı. 1968’deki bu olay, bölgedeki Türkmen varlığını silmeye yönelik en ağır darbelerden biri olarak görülüyor. Mektubun ortaya çıkması, o dönem "kayıtlara geçmeyen" veya "çatışma" olarak sunulan olayların aslında silahsız sivillere yönelik bir soykırım girişimi olduğunu kanıtlıyor.