AKİT MENÜ

Okur Postası

İnsan hakları mı? Sahnedeki palyaçolar, kulisteki katiller

Gazetemiz okurlarından Mustafa Alp Çelebi 'İnsan hakları mı? Sahnedeki palyaçolar, kulisteki katiller' başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Haber Merkezi

Bu bozuk dünya düzeni bir şeyde çok mahir: yalanı süsleyip vitrine koymakta.

Adına da “insan hakları”, “özgürlük”, “evrensel değerler” demekte.

Oysa hepsi hikâye, hepsi tiyatro!

Bakmayın öyle kürsülerde gerdan kırdıklarına; her kürsüde bir bildirge, her ekranda bir yalan, her konferansta gözleri dolan birer sahte sözcü… Ama konu Gazze olunca; diller tutulur, kalemler kırılır, o meşhur mikrofonlar aniden bozulur. Bir anda insan hakları, yerçekimine yenik düşer; maskeleriyle birlikte yere çakılır.
Çünkü bunların derdi insan değil, güçtür! Sözde “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”… Kim yazdı? Güçlüler; yani bugünün modern sömürgecileri.

Kime işletti? Zayıflara. Kimden esirgedi? Mazlumdan, Müslümandan, Gazze’den! Çocuklar bombalar altında parçalanırken, anneler evlatlarının parçalarını poşetlere koyarken, hastaneler bilinçli şekilde hedef alınırken o çok konuşan ağızlardan tek kelime dökülmez.

Çünkü onların insan hakları; renge göre, coğrafyaya göre, kimliğe göre çalışır. Batılıysa “trajedi” diye ağlarlar, Doğuluysa “istatistik” deyip geçerler. Bu mudur evrensellik? Bu mudur insanlık?

Hayır! Bu düpedüz namussuzluktur, ikiyüzlülüktür. Bu; elleri kanlı, kravatlı cellatların vicdan makyajıdır!

 

GAZZE’DE ÇÖKEN SADECE EVLER DEĞİL, BÜTÜN MASALLARINIZDIR!

Gazze’de yıkılan sadece binalar değildir.

Gazze’de göçük altında kalan sadece bedenler değildir. Gazze’de gömülen şey; Batı’nın kof ahlak iddiasıdır, BM’nin tarafsızlık yalanıdır, sözde özgür medyanın satılık maskesidir. Bir çocuk ölürken susan, bir hastane yerle bir edilirken “ama” diyerek denge arayan, bir halk yok edilirken kelimelerle kaçak güreşen her kim varsa bu soykırımın ortağıdır. Sessizlik tarafsızlık değildir; sessizlik, zalimin altındaki mermiyi parlatmaktır!

BİRLEŞMİŞ Mİ, DAĞILMIŞ MI?

Birleşmiş Milletler…

 

Adı, Türkçeye göre heceleyerek okuyalım “Bir-leş-miş”, kendisi dağılmış vicdanların kulübü. Gazze’de çocuklar enkaz altındayken, BM salonlarında konforlu koltuklarda “endişe” bildirileri okundu.
“Kınıyoruz” dediler; ama katili, elleri kopuncaya kadar alkışlamaktan geri durmadılar. Zalimi durdurmayan her kınama,
katliamı uzatan her açıklama, birer suç ortaklığı belgesidir. ABD’si, Avrupa’sı…
Bir elde insan hakları bildirgesi,
öbür elde katliamın finansmanı, füze bütçesi! Artık gizleyemezsiniz. Çünkü Gazze, bütün o sahte makyajları kanla silip attı. O “özgür medya” var ya hani Aynı çocuk ölür: Batı’da manşet olur, Gazze’de sadece bir dipnot. Aynı bomba düşer: Ukrayna’da “savaş suçu” sayılır, Filistin’de “meşru müdafaa” ya da “çatışma” denilerek aklanır. Kelime oyunlarıyla katliam aklayanların ellerindeki mürekkep değil, Mazlumların kanıdır.
Bize insan hakları masalı anlatanlara soruyoruz: Sizin o süslü bildirgeniz kaç çocuğu kurtardı? Kaç yetimin başını okşadı?
Kaç zalimi durdurdu? Hiç!
Ama biz biliyoruz: Gerçek İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Kâinatın Efendisi’nin (sav) Veda Hutbesi’dir. Ne BM salonlarında alkış topladı, ne veto hesaplarına kurban edildi. Ama 14 asırdır vicdanları ayağa kaldırdı. Efendimiz (sav) noktayı koydu:
– Irkta üstünlük yok!
– Can, mal, namus dokunulmaz!
– Zulüm haram!
Bugünün “medenileri” Gazze’de canı hiçe sayıyor, malı yağmalıyor, namusu bombalarla yok ediyor. Sonra da utanmadan, yüzleri kızarmadan “insan hakları” nakaratı söylüyorlar. Hadi oradan!
Sizin “medeniyet” dediğiniz, tek dişi kalmış o canavardan başkası değildir!

 

ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!

Sanmayın ki bu sessizlik unutulacak.
Sanmayın ki bu çocukların ahı yerde kalacak. İlahi adalet, sizin satılık mahkemelerinize benzemez. Allah hükmünü koyuyor: “Zalimlerin yaptıklarından Allah’ı habersiz sanma! O, onları ancak gözlerin dehşetten dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.” (İbrahim, 42)
Ve yine: “Zulmedenler, hangi akıbete sürükleneceklerini yakında bileceklerdir.”
(Şuarâ, 227)
Ve müjde: “Gevşemeyin, üzülmeyin.
Eğer iman etmişseniz, üstün gelecek olan sizlersiniz.” (Âl-i İmrân, 139)
Gazze bir hakikatin aynasıdır. Kim insan, kim sahtekâr, artık apaçık ortadadır. Sizin bildirgeleriniz çöktü. Maskeleriniz düştü. Bu çağ, sizi yalanlarınızla ve döktüğünüz kanla yargılayacak.
Ve bir şiirimizde dediğimiz gibi: “Duranlar olsa da perde arkasında, Mermiler gönderip gemiler bekletseler de sularda, Elbet bir gün!
Cemaat olup özgürce namaz kılacağız Mescid-i Aksa’da!”

Yorumlara Git

İstanbul'da sıcak saatler! Çatışma çıktı, yaralılar var

Özgür Özel’e kendi seçmeninden "hazır değilsin" mesajı! CHP’de anket şoku

Epstein Bataklığında Korkunç İtiraflar! ‘Babam ve arkadaşları özel bölgelerime vuruyorlar’

Başkan Erdoğan duyurdu: Önemli kararlar aldık

İBB kreşinde çocuk istismarı iddiaları! Yeni görüntüler ortaya çıktı