AKİT MENÜ

Dünya

Batı’nın Sahte Dünyasının Çöküşü

Prof.Dr.Sami Şener Haber Mirat'ta yazdı: Son yıllarda siyasi, iktisadi ve sosyal alanlardaki gelişmeler, Batı dünyasındaki çok yönlü çürüme belirtilerinin ard arda gelişmesine şahit oluyor. Fakat, medya ve sosyal medya kurgulanmış görevini yaparak, bu çöküşü dünya halklarının gözünden kaçırarak, sun’i gündemler ile bu dağılma ve yozlaşmayı gizliyor.

Haber Merkezi

Prof.Dr.Sami Şener Haber Mirat'ta yazdı: Son yıllarda siyasi, iktisadi ve sosyal alanlardaki gelişmeler, Batı dünyasındaki çok yönlü çürüme belirtilerinin ard arda gelişmesine şahit oluyor. Fakat, medya ve sosyal medya kurgulanmış görevini yaparak, bu çöküşü dünya halklarının gözünden kaçırarak, sun’i gündemler ile bu dağılma ve yozlaşmayı gizliyor.

 

Siyasi ve iktisadi Başarısızlıklar:

Afganistan, Irak, Suriye, Gazze ve Ukrayna saldırıları, Amerika ve Avrupalı ülkelerin maddeci, hegemonyacı karakterini açığa çıkardı. Bu ülkelerde on binlerce insanın, Batılı ülkelerin biraz daha lüks yaşayabilmeleri uğruna, nasıl öldürtüldüğünü, topraklarından uzaklaştırılarak perişan edildiğine şahit oldu.

Bunun yanında Afrika, Ortadoğu ve Asya’nın bazı ülkelerinde kukla rejimler vasıtasıyla iktisadi ve siyasi hürriyetlerin baskı altında kalmasına da Batılı ülkelerin göz yumduğu görüldü. Buna karşılık Batılı ülkelerde, büyük suistimaller, casusluk çalışmaları devam ettiği ve kişisel menfaatlerin toplumsal hak ve düzeni üzerinde gerçekleştiği görüldü. Irkçılık, kumar, lbgt, feminizm, çetecilik ve intihar olayları giderek arttı.

Kapitalist iktisadın acımasız kuralları, bazı kişileri aşırı derecede zengin ederken, büyük kitlelerin hayatını zorla sürdürmelerine sebep olmaktadır. Özellikle, Yahudi banker ve mali uzmanların, para hareketlerine yönelik çalışmaları ülkelerin iktisadi hayatını allak bullak etti. Bu ırkın, birçok ülkede siyaseti kontrol altına almalarına yol açtı. Son olarak Amerikan hazine bakanının, İsrail-Amerikan işbirliğinin İran’da dolar üzerindeki oyunlarının, halkı nasıl yönetime karşı ayaklanmaya noktasına getirmesine yol açtı.

Global iktisadi sistemlerin, nasıl sadece gelişmiş Batı’nın iktisaden güçlü ülkelerinin menfaatlerine göre çalıştığı ve diğer ülkelerin bu konularda, sadece onlara işçilik ederek, çok küçük bir pay alarak sistem içinde yer aldığını çeşitli örnekleriyle biliyoruz. Uluslararası Para Fonu, Birleşmiş Milletler ve benzeri uluslararası kuruluşların belli ülkelerin dışında, diğer ülkelerin hak ve ihtiyaçlarına cevap vermeyecek şekilde planlandığını, çeşitli olaylardaki tavırlarından öğrenmiş olduk.

Dünyada iktisadi ve mali buhran, halen nasıl etkin bir şekilde çalıştırılarak, haksızca başka ülkelerin sistemlerini zayıflattığı görülüyor.

Özellikle Batılı ülkelerde, siyasi hayatın büyük ölçüde iktisadi güç sahiplerine bağlı bir şekilde işleyip, hak ve insani değerler gibi konuların, ancak bu güçlerin istediği oranda gerçekleşebildiğini fark ediyoruz.

 

Batı’da Sosyal boşluk:

Batı toplumları, ilahi dinlere sırt çevirdiğinden beri, insani özelliklerini kaybettiklerini, bazı batılı sosyolog ve psikologlar açıkça dile getirmektedir. Batı’da din ve ahlakın hayatın dışına atılıp, sembolik bir hale gelmesinden sonra, Batı toplumlarında samimiyet, güven, ahlak ve fedakarlık gibi kavramlar geçerliliği neredeyse bitti. Hukuk, sosyal problemleri tek başına çözemez hale geldi.

Aslında bu durum, din ve ahlakın değersiz olduğu Batı dışı toplumlarda da ortaya çıktı. Sosyal dayanışma neredeyse sona erdi. İnsanlar, büyük ölçüde insani özelliklerini kaybetti.

Aile, toplumu ayakta tutan en önemli ve ahlaki müessese iken, aile dışı hayat özendirildi. cinsi arzular, özellikle çeşitli metotlar ile azdırıldı ve seks endüstrisi kurularak, toplumların ahlaki değerleri yok edilmeye çalışıldı.

Olgunluk yaşına gelmeyen genç kızlar, özel bir adada tecavüz ile istismar edilerek, modern fuhuş sistemi kurulduğu artık herkesçe biliniyor. Jeffrey Epstein isimli kişi, Batı’nın siyasi ve iktisadi kuruluşlarının başlarındaki insanları, devlet adamlarını çocuk yaştaki kızlar ile sapık duygularını tatmin etmek için virgin adalarında bir “yalancı cennet” oluşturdu. Burada, kirli ve hukuk dışı bir hegemonyanın planları yapılmaya başlandı. Bu durum, Batı’nın adeta çöküş belgesi olarak hatıralarda kalacak ve Batı’nın hayat anlayışının nasıl “sahte kavramlar” üzerinde gerçekleştiğini gösteren bir belge oldu.

Bütün bu olaylar, Batı düşünce ve ideolojilerinin hayatı nasıl meşru bir yapıdan, iki yüzlü, samimiyetsiz ve insani değerleri ortadan kaldıran bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Batı ülkelerinin maddi ve teknolojik açıdan gelişmiş olmaları, kimseyi aldatmasın. İçten içe insani özelliklerinden kopan ve maddi, cinsi ve sapık eğilimlerin harekete geçtiği bir çöküş, içten içe kendisini gösteriyor. Buna bakıp, kendi ahlaki ve fikri değerlerimize sahip çıkıp, bu çöküşün bütün dünyaya yayılmamasına çalışmak, bizim inanç ve kültürümüzün bir gereğidir.

Prof.Dr.Sami Şener

Yorumlara Git

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının sekizinci duruşması: Tutuksuz sanıkların savunmalarına başlandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Ramazan' talimatı!

İsrail bayrağını paspas yaptı! İçimizdeki İsrail sevdalılarını rahatsız etti. Başörtüsüne küfrün asıl sebebi bu mu?

"Şeytan Adası"nda asitli dehşet: Epstein binlerce litre sülfürik asit sipariş etmiş! Belgeler Epstein arşivinden çıktı

'Sarı Şeytan' bu kez haklı: 'Cennete gideceğimden emin değilim'