AKİT MENÜ

Gündem

Uğur Mumcu suikastını da kapsıyor! "Umut Davası"nda flaş gelişme

24 Ocak 1993 tarihinde suikast sonucu öldürülen gazeteci Uğur Mumcu ile 22 faili meçhul cinayeti kapsayan "Umut Davası"nın görülmesine devam edildi

AA
Güncelleme Tarihi:

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada maktul Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu Aybars ve avukatı hazır bulundu. Mahkeme Başkanı dava dosyasına gelen evrakı okumasının ardından Mumcu ailesi avukatına söz verdi.
Avukat, sanık Oğuz Demir adına kayıtlı bir aracın varlığından bahsederek bu araca ilişkin araştırma yapılmasını istedi. Ayrıca Demir ve ailesinin Avustralya’da olduğuna dair bilgiler olduğu belirtilerek iadesi talep edildi.

Beyanın ardından mahkeme başkanı ara kararı açıkladı. Buna göre Demir adına kayıtlı olduğu belirtilen aracın ilk tescil tarihinden itibaren trafikte gördüğü işlemlerin niteliğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılması kararlaştırıldı. Ayrıca sanığın Avustralya’da olma ihtimali bulunduğu kaydedilerek iadesi için gerekli talebin yapılması konusunda Adalet Bakanlığına yazı yazılmasına hükmedildi. Yine Demir’in ailesinin Türkiye’ye giriş yapıp yapmadığının araştırılması için gerekli yerlere yazı yazılması kararlaştırıldı.

Bir sonraki duruşma 14 Temmuz’a ertelendi.

 

Duruşma sonrası Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştiren CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın yine bildik sözlerle dindar insanları karalamaya çalıştı..

Dönemin başbakan yardımcısının Erdal İnönü olduğunu gizleyen CHP Grup Başkanvekili, yine o dönem Adalet Bakanlığı koltuğunda Seyfi Oktay'ın oturduğunu ve cinayeti aydınlatmadığını gözlerden kaçıran Günaydın, , "Uğur abinin katledilişinin üzerinden 33 yıl geçti. 33 yıl boyunca hala tam olarak aydınlatılamamış bir dava ile karşı karşıyayız. Oğuz Demir üzerinden tefrik edilen duruşmanın ise bugün 14’üncüsü görüldü. Tevhid-Selam Örgütü’nün 1988-1999 kadar bu memlekette 21 öldürme, yaralama ve bombalama eylemine karıştığını herkes biliyor. Ankara’nın ortasında cephanelik kurduklarını da biliyoruz." iddiasında bulundu.

Siyasi tarihi de bilmediğini, sözleri ile açığa çıkartan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 2000 yılında Başbakanlık koltuğunda Bülent Ecevit'in oturduğunu unutmuşcasına, şu sözleri sarfetti:

"Sözü edilen kişi yani Oğuz Demir 2000 yılında elini kolunu sallayarak kolluk kuvvetlerinin arasından kaçıyor. Kendisi bir süre sonra eşini ve çocuklarını da yurt dışına götürüyor. Üzerine kayıtlı araba hala Ankara’da dolaşmaya devam ediyor."

Kendi partisinin iktidarı döneminde işlenen cinayetten, şimdi AK Parti'i karalamak için sorumlu tutmaya kalkışan Günaydın, sözlerine şöyle devam etti:

"Neden bu kişi bugüne kadar yakalanamadı? Birileri o tuğlayı çekmek istemiyorlar mı? Mahkemenin yazdığı müzekkereler ve belgeler ile bu işin 33 yıl boyunca geldiği nokta açıktır. Burada bir siyasi irade eksiği olduğunu görüyoruz. Uğur Mumcu Türkiye’de karanlıkta hiçbir şey kalmasın diye cesur kalemiyle bütün olayların üzerine giden bir gazeteci ve aydındı. Eninde sonunda onun bütün faillerini mutlaka ortaya çıkartacağız ve mutlaka o tuğlayı oradan çekeceğiz. Duvar kimin başına yıkılması gerekiyorsa onun başına yıkılsın. Yeter ki Türkiye aydınlansın. Türkiye’de faili meçhul bir cinayet kalmasın. Failleri belli olanların yakalanamadığı bir memleket olarak Türkiye’ye devam etmesin. Bunun için gayret ediyoruz."

 "Dava geçmişi"

Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy’un öldürülmesinin de arasında bulunduğu birçok olayı kapsayan "Umut Davası"na ilişkin ilk yargılama Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde görüldü. DGM’lerin kapanmasının ardından yargılamaya Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

İlk derece mahkemenin kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra tekrar görülen davada, cinayetle uzaktan yakından ilgisi olmayan dindar kişilere yönelik yargılama furyası devam ettirildi.. 3 kişi "yasa dışı Tevhid-Selam ve Kudüs Ordusu örgütünü kurmak ve yönetmek" suçundan, 5 kişi ise aynı örgüte üyelikten çeşitli sürelerde hapse mahkum edildi. Davanın firari sanıklarından Oğuz Demir’in dosyası ayrılarak Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam ediyor.

Oysa Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu, özellikle PKK ile ilgili yazılar, yeraltı dünyası ile ilgili yazıları sebebi ile cinayetin işlenmiş olabileceği hususunda uyarılarda bulunmuştu..

Bu iki ihtimal dikkate alınmamış ve dindar insanlar, cinayet ile suçlanmışlardı..

Yorumlara Git

Camide namaz sonrası pilatesi cemaat çok sevdi!

Bilal Erdoğan’dan dünyaya barış vizyonu: "Başkasına yapılan yatırım aslında kendimize yatırımdır"

Batı Şeria’da ‘ilhak’ alarmı! Türkiye ve 7 ülke soykırımcı İsrail'in ipini çekti!

CHP’li Özgür Özel’in küfür ederek istifa ettirdiği Mesut Özarslan: ‘Allah Mansur Yavaş'ı da kurtarsın'

Rusya'dan Filistin açıklaması