Gündem
Savunması ortaya çıktı! Aziz İhsan Aktaş’tan rüşvet itirafı
Hakkında 704 yıl hapis istenen Aziz İhsan Aktar, mahkemedeki savunmasında "Bazı belediyelerde biriken hak ediş ödemelerimizi alabilmek adına yetkililerin taleplerini karşılamak zorunda kalıyorduk. Öyle ki bazı başkanlar sadece kendilerinin değil, başka adayların dahi taleplerini karşılatıyorlardı. Bu talepleri sadece ilgililere yapılan ödemeler olarak algılamayınız." ifadelerini kullandı.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı dava, sanık savunmalarıyla devam ediyor.
Aziz İhsan Suç Örgütü’ne yönelik Beşiktaş, Esenyurt, Avcılar, Adana, Adıyaman, Seyhan, Ceyhan belediye başkanlarının arasında olduğu 24'ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın görülmesine önceki hafta başlandı.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar katıldı.
Tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam eden duruşmada davanın önemli isimlerinden olan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunmasını yaptı.
İŞTE AZİZ İHSAN AKTAŞ'IN SAVUNMASI
Hakkında 704 yıl hapis cezası istenen, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunmasında şunları söyledi:
"Adımla anılan bir örgüt iddiası var. İddianamede onlarca şirkete sahip olduğum ya da akrabalarımın şirketlerinin benim olduğu yazıldı ama benim sahibi olduğum firma sayısı yalnızca ikidir. Yakınlarımla ticaret yapıyor muyum? Evet, ben bir iş insanıyım, işlerimi hukuksal zeminde yapmaya özen gösteririm. Ticari rakiplerimiz oluyor ve gizli tanıklar, ticarette yapamadıkları zararı, hukuku yanıltarak vermeye çalışıyorlar. 13 Ocak 2025’te gözaltına alındım ve tutuklandım. Kendi irademle baskı ve zorlama olmaksızın etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere başvuruda bulundum. Amacım yapmış olduğum işler kapsamında şirketlerin yaşadığı güçlüklerin açığa kavuşturulması, doğruların ortaya çıkması ve devletimize yardımcı olmaktı. Neden bu kararı almak işin 3 ay bekledim diye sorarsanız, gerekli belge ve bilgileri toplamak konusunda geçen süre nedeniyle bekledim. İddianameyi ayrıntılı olarak okudum. Savunmamda, işlediğim iddia edilen hiçbir suçun oluşmadığı, gizli tanık beyanlarının soyut olduğu anlaşılacaktır. Ceza davası algıyla değil delille yürütülür. Bu dosya kapsamında beraat edeceğimden eminim. Bazı belediyelerde biriken hak ediş ödemelerimizi alabilmek adına yetkililerin taleplerini karşılamak zorunda kalıyorduk. Öyle ki, bazı başkanlar sadece kendilerinin değil, başka adayların dahi taleplerini karşılatıyorlardı. Bu talepleri sadece ilgililere yapılan ödemeler olarak algılamayınız. Bazen düğün yapıyorsunuz, bazen sanatçı sağlıyorsunuz. Bazen gayrimenkulleri fahiş fiyatlarla satın alıyorsunuz, araç tahsis ediyorsunuz. Bazen aracı değerinden çok fazlasına satın alıyorsunuz. Bazen belediye başkanlarının eskiden kalma borçlarını ödüyorsunuz ama yetmiyor. Her istek karşılanınca öyle talepler geliyor ki, kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Her ne kadar bazı belediye başkanları ödemelerin düzenli olduğunu dile getirseler de, bu ödemelerin düzenli olmasını biz sağlıyorduk" ifadelerini kullandı.
Savunmasında, itirafçı olduktan sonraki sürece de değinen Aziz İhsan Aktaş, "İtirafçı değil iftiracı diyorlardı ya, iftiracı değil, söylediklerimin doğru olduğuna dair tüm itiraflarımı özetleyeyim. Söylediklerim ile paraları teslim alanların baz kayıtları eşleşti mi? Eşleşti. Daha ne yapacağım? Kameraya mı çekeceğim, ses kaydı mı alacağım? Beşiktaş Belediyesi’ndeki borç iddialarına gelmek istiyorum; Alican Abacı, kardeşlerinden borç sorununu çözmelerini istemiştir. Paralar, Fahri Aksoy tarafından Alican Abacı’ya teslim edildi. Belediye borçlanmıştı. Alican Abacı, Fahri Aksoy ve benim aynı araçta olduğum, HTS kayıtlarında mevcuttur. Abacı kendi kardeşlerine, Rıza Akpolat’a ait iki araca satın alma şartı koymuştu. İki aracın satın alım işlemi, Akpolat’ın üzerine kayıtlıdır. Akaryakıt şirketine ait ihale, Akpolat’ın baskısıyla yapılmıştır" diye konuştu.
Örgüt kurma suçuna ilişkin de savunma yapan sanık Aktaş, "Ailemle geçirdiğim zamanlarda ailem de örgüt üyesi olmuştur. Sanıkların yaptığı ihalelere fesat karıştırma suçuna ilişkin inkar savunmaları yersizdir. Bana itirafçı değil, iftiracı diyorlar. Benim böyle olmadığımı burada kanıtlayacağım. Daha önce verdiğim etkin pişmanlık hükümleri ifadelerini kabul ediyorum. Ben, doğrudan sadece 2 firma sahibiyim. Yakınlarıma ait şirketlerde tek başıma yetkili olduğum firma yoktur. Yakın çevrem ile siyaset yapıyorum. Ben bir iş insanıyım, işlemlerimi kamuya uygun şekilde yapmaya özen gösteririm. Verdiğim etkin pişmanlık ifadesini, kimse tarafından bir baskıya uğramadan, devletime yardımcı olmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdum. Kanıtlarımı ve evraklarımı toplamak için ifade verme sürecim biraz zaman aldı. Üzerime atılı hiçbir suçu işlemediğimi, gizli tanık ifadelerinin soyut olduğunu kanıtlayacağım" dedi.