AKİT MENÜ

Gündem

İlk iş olarak nafaka sorunu çözülsün!

Aileyi yıkan süresiz nafaka 11. Yargı Paketi’nden çıkarılmıştı.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

 SEBAHATTİN AYAN  İSTANBUL 

Evlilikleri bitiren, toplumun en küçük yapı taşı ailenin temeline dinamit döşeyen “süresiz nafaka” sorunu gündemdeki yerini koruyor. 11. Yargı Paketi’nden çıkarılan süresiz nafaka düzenlemesi bir kez daha ülkemizin gündemine geldi. Akın Gürlek’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Adalet Bakanı olarak atanmasının ardından, kamuoyunda yalnızca yolsuzluklarla mücadele değil; aileyi sarsan eşcinsel sapkınlığa ve süresiz nafaka gibi sorunlara çevrildi. Nafaka yükümlüleri ve çeşitli sivil toplum temsilcileri, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve ekibinden ilk olarak süresiz nafaka uygulamasının yeniden ele alınmasını ve belirli kriterlere bağlanarak süre sınırı getirilmesini talep ederken ailenin korunması için bütün adımların atılması gerektiğini vurguladı.

 

NAFAKA ZULMÜ SON BULMALI

Öte yandan, adalet politikalarında yeni döneme ilişkin beklentiler artarken, HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında süresiz nafaka uygulamasını ‘zulüm’ olarak nitelendirerek, süresiz nafakanın son bulmasına yönelik çağrıda bulundu. ​Süresiz nafaka uygulamasının hem adalete hem de hakkaniyete aykırı olduğunu savunan Serkan Ramanlı, özellikle kısa süreli evliliklerin ardından ömür boyu nafaka ödenmesinin ciddi mağduriyetler yarattığını ifade etti. Ramanlı, çözüm önerilerini şu sözlerle dile getirdi: "Nafaka uygulaması evlilik süresiyle orantılı, süreli ve ölçülü bir sisteme kavuşturulmalıdır. Geçimini sağlayamayacak durumda olan vatandaşlarımız ise 'sosyal devlet' ilkesi gereği devlet tarafından desteklenmelidir." ​Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Velivizyon Projesi’ kapsamındaki ‘Ailem’ dizisine de değinen Serkan Ramanlı, projede yer alan bazı isimlerin kişisel duruşlarının aile değerleriyle çatıştığını iddia etti. Ramanlı, devlet projelerinin ‘ahlaki çöküşü normalleştiren figürlerin vitrini’ haline getirilmemesi gerektiğini belirtti. 

 

“SÜRESİZ NAFAKA MAĞDURİYET ÜRETİYOR” 

Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan, gazetemize yaptığı açıklamada Adalet Bakanlığı görevine atanan Akın Gürlek’e yeni görevinde başarılar dileyerek, aile hukukuna ilişkin iki temel sorunun ivedilikle ele alınması gerektiğini söyledi. Ergincan, “Bu önemli makamın ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Adalet mekanizmasının işleyişinde aile kurumunun korunması, toplumsal huzurun inşası açısından en kritik basamaklardan biridir” dedi. Aile hukuku bağlamında ilk olarak süresiz nafaka konusuna dikkat çeken Ergincan, mevcut uygulamanın boşanan taraflar arasında kalıcı bir gerilim oluşturduğunu savundu. Süresiz nafakanın, bireylerin yeni bir hayat kurmasını zorlaştırdığını ifade eden Ergincan, kısa süreli evliliklerde dahi süresiz nafaka hükmedilmesinin ekonomik ve psikolojik sorunlara yol açtığını belirtti. Nafakanın bir “cezalandırma yöntemi” olmaktan çıkarılması gerektiğini dile getiren Ergincan, sürenin makul bir geçiş dönemiyle sınırlandırılmasını önerdi. Nafaka süresi belirlenirken kadının yaşı, eğitim durumu ve iş gücüne katılım potansiyelinin dikkate alınması gerektiğini söyleyen Ergincan, azami sürenin bir yılı geçmemesi gerektiğini ifade etti. Ergincan ayrıca, nafaka yükümlülüğünü yerine getiremediği için uygulanan tazyik hapsinin kaldırılmasını, tedbir nafakasının gözden geçirilmesini ve mağduriyetin devam ettiği durumlarda devlet destekli bir “evlilik/boşanma fonu” oluşturulmasını önerdi. Ev hanımlığının meslek olarak kabul edilmesi ve zorunlu sigorta sistemiyle kadınların emeklilik hakkına kavuşması gerektiğini de sözlerine ekledi.

 

“GENÇ EVLİLİK MAĞDURİYETLERİ ÇÖZÜM BEKLİYOR”

İlhan Ergincan’ın gündeme taşıdığı ikinci başlık ise kamuoyunda “genç evlilik mağduriyetleri” olarak bilinen dosyalar oldu. Kültürel ve geleneksel nedenlerle erken yaşta evlenen, ancak mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle ceza alan kişilerin durumunun toplumsal bir yara haline geldiğini savunan Ergincan, “Ortada karşılıklı rıza ve kurulmuş bir aile birliği varken, babaların cezaevinde, anne ve çocukların dışarıda mağdur olduğu bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi. Gerçek istismar vakaları ile kendi rızasıyla evlilik kuran çiftlerin durumunun birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Ergincan, bu konuda hukuki bir düzenleme yapılmasının elzem olduğunu ifade etti. Türkiye Aile Hareketi olarak adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, aile içinde de hissedilmesi gerektiğine inandıklarını vurgulayan Ergincan, yeni dönemde aile birliğini etkileyen kronik sorunların hakkaniyetli yasal düzenlemelerle çözüme kavuşmasını beklediklerini sözlerine ekledi.

Yorumlara Git

BMGK terör örgütü DEAŞ mensuplarının firar haberleriyle sarsıldı! Suriye hükümetinin kaçaklara karşı başlattığı o amansız takip dünyada yankı buldu

BM mali çöküşün eşiğinde: Krizin merkezinde ABD’nin ödenmeyen aidatları

Davutoğlu da 3. yol peşinde

Discombobulator" adlı silah yeni değil ‘ Bir tek bizde var’ Trump pazarlama

Rüşvet belgelendikçe CHP azıyor