Dünya
O ülkeyi Şiileştirmek için milyon dolarlar harcayan İran komediye imza attı! Sadece bir kişi o da oralı değil!
Bölgesel nüfuz elde etmek için mezhepçi bir politika izleyen Tahran yönetiminin "Japonya’yı Şiileştirme" projesi tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Rejim yetkilisi Felahatpişe, 6 yılda milyonlarca dolar harcadıklarını ancak tek bir Japon’u bile ikna edemediklerini itiraf etti.
Bölgesel nüfuz elde etmek için mezhepçi bir politika izleyen Tahran yönetiminin "Japonya’yı Şiileştirme" projesi tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Rejim yetkilisi Felahatpişe, 6 yılda milyonlarca dolar harcadıklarını ancak tek bir Japon’u bile ikna edemediklerini itiraf etti.
İran’da rejim yetkililerinin itirafları, Tahran’ın ideolojik yayılmacılık uğruna halkın kaynaklarını nasıl çarçur ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Eski milletvekili ve Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı Haşmetullah Felahatpişe, Japonya’da yürütülen "tebliğ" faaliyetlerinin trajikomik sonucunu kamuoyuyla paylaştı.
"TEK BİR KİŞİ BULDULAR, O DA JAPON DEĞİLDİ"
İran’ın dış politikadaki mezhepçi yaklaşımını eleştiren Felahatpişe, büyük umutlarla ve dev bütçelerle çıkılan Japonya seferinin sonunu şu sözlerle özetledi:
"Japonya'ya gittik. Tüm ülkeyi Şii İslam'a dönüştürmek için birkaç milyon dolarlık bir bütçemiz vardı. Altı yılda sadece bir kişiyi din değiştirmeye ikna edebildik ve o kişi Japon bile değildi."
HALKIN PARASI MACERAYA HARCANIYOR
Ekonomik ambargolar ve iç karışıklıklarla boğuşan İran halkı yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verirken, rejimin binlerce kilometre ötedeki Japonya’da sonuçsuz hayaller peşinde koşması tepkilere neden oldu. Felahatpişe’nin bu açıklamaları, İran’ın "yumuşak güç" adı altında yürüttüğü faaliyetlerin sosyolojik gerçeklikten ne kadar kopuk olduğunu da tescillemiş oldu.
SOSYAL MEDYADA ALAY KONUSU OLDU
Mezhepçi yayılmacılığın Japonya duvarına çarpması, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Kullanıcılar, "İran’ın Japonya’yı dönüştürme hayali, Japon teknolojisinden daha hızlı çöktü" yorumlarında bulundu. Tahran yönetiminin, bu büyük başarısızlığın ardından diğer ülkelerdeki benzer "bütçeli" faaliyetlerini durdurup durdurmayacağı ise merak konusu.