Gündem
Ramazan öncesi provokasyon: Terör devleti, Batı Yaka'daki 2 bin dönüm araziye el koydu
Filistin'in doğasından ağaçlarına, hayvanlarından kültürel mirasına, Filistinlilerin canlarından malvarlıklarına kadar sistematik işgallerine ve katliamlarına devam eden terör devleti İsrail, Ramazan öncesi alçak bir provokasyona daha imza atarak işgal altındaki Batı Yaka'da 2 bin dönümlük araziye el koydu.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Mueyyed Şaban, İsrail’in Batı Yaka’daki Nablus'a bağlı Sebastiya ve Burka beldelerinde içinde arkeolojik alanların da bulunduğu 2 bin dönümlük araziye el koyduğunu duyurdu. Şaban, "Bugün yayımlanan resmi kamulaştırma emri, 18 Ocak 2025 tarihinde yayımlanan el koyma niyet beyanının doğrudan devamı niteliğindedir" ifadesine yer verdi.
Söz konusu el koyma işleminin Filistin halkının kültürel mirasına yönelik de bir saldırı teşkil ettiğini vurgulayan Şaban, İsrail yönetiminin, yerleşim birimi hedeflerine ulaşmak için araçları, "seçicilikle" kullandığını dile getirdi.
El koyma işleminin sadece arkeolojik sit alanıyla sınırlı kalmadığını, çevredeki tarım arazilerini de kapsayarak, bölge ekonomisine zarar verdiğini anlatan Şaban, İsrail'in Batı Yaka'daki fiili ilhakı, "düzenleme veya kültürel miras" kılıfıyla, idari araçlar üzerinden dayattığını ancak asıl amacın toprak kontrolünü yeniden yapılandırmak olduğunu ifade etti.
BİNLERCE ZEYTİN AĞACI DA TEHDİT ALTINDA
İsrail'in Haaretz gazetesi de 20 Kasım 2025 tarihli haberinde, orduya bağlı Sivil İdare'nin, Sebastiya arkeolojik alanını "geliştirmek" amacıyla özel mülkiyete ait 1800 dönüm araziyi kamulaştırmayı planladığını yazmıştı. Söz konusu haberde, kamulaştırma kararının Filistinlilere ait binlerce zeytin ağacını barındıran geniş arazileri de kapsadığına dikkati çekilmişti.
Filistin Turizm ve Tarihi Eserler Bakanı Hani el-Hayik de daha önce yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun son 2 yılda Gazze Şeridi ve Batı Yaka'da 316 arkeolojik ve tarihi alanı hedef aldığını belirterek, "İsrail, tarihi alanlara sistematik şekilde el koyuyor. Bu durum, alanların geniş ölçüde tahrip edilmesi ve arkeolojik arazilerin gasbedilmesiyle sonuçlanıyor" değerlendirmesinde bulunmuştu.