Gündem
'İran zorbalara teslim olmaz' Pezeşkiyan ABD'ye meydan okudu!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD’nin dayatmalarını eleştirerek İran’ın baskı ve zorbalık karşısında asla boyun eğmeyeceğini söylerken Washington’ın başka ülkelerin kaynaklarını zorbalıkla sömürdüğünü belirtti.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan son gelişmeleri değerlendirdiği açıklamalarında, "Vietnam Savaşı döneminde bir Amerikalı aydın yazmıştı ki, Amerika Birleşik Devletleri diğer ülkelerin kaynaklarına, madenlerine ve rezervlerine ihtiyaç ve çıkar duyduğu için onlardan kolaylıkla vazgeçemez" dedi.
Cumhurbaşkanı açıklamalarının devamında "Bilinçli gençlere ve aydın insanlara sahip ülkelerin, kaynaklarının kolayca ve bedelsiz şekilde elden gitmesine razı olmayacağı doğaldır. Bir taraf almak istiyor, diğer taraf vermek istemiyor; böyle bir karşılaşmanın sonucu sonsuz bir savaş olacaktır" ifadelerini kullandı.
ABD’NİN İRAN İÇİN YÜREĞİ Mİ YANIYOR?
"Gerçekten Amerika’nın yüreği İran’da demokrasi için mi yanıyor ki bu tür adımlar atıyor? Venezuela için mi üzülüyor ki o davranışları sergiliyor? Pratikte ve çekinmeden, “Bu ülkenin petrolünü istiyorum, oranın madenini istiyorum” diyor; Hollanda, Kanada ve diğer ülkelerle ortak oluyor ve “Burası benim payım, şurasının yarısı benim” diyor" diyen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan "Biz savaş istemiyoruz. Ben geldiğim günden beri inancım savaşın bir kenara bırakılması gerektiği yönündedir. Ancak bize zorbalık yapılacak, bizi aşağılayacak ve ne pahasına olursa olsun baş eğmemizi isteyeceklerse, bunu kabul mü etmeliyiz? Eğer İran kültürü zorbalık ve kabadayılık karşısında baş eğmekse, o zaman Loristan’dan ve bu büyük toprağın insanlarının cesaret ve onurundan söz etmenin anlamı nedir? Bu millete zor ve namertlik karşısında teslim olmak yakışmaz" diye ekledi.
HERKESE İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI YAPTI
Cumhurbaşkanı sözlerini "Bununla birlikte, işleri düzeltmek için tedavi aramak gerekir. Doktor hanım haklıdır, o değerli kardeşimiz haklıdır; ancak sadece “Durum böyledir” demek yeterli değildir. “Nasıl düzeltilebilir?” demek gerekir. Bu nedenle mahalle odaklı, cami odaklı, okul odaklı ve sağlık merkezi odaklı tartışmaları gündeme getirdik; yani nerede bir dernek ve oluşum varsa, katılmalı, program sunmalı, sorun çözümüne dahil olmalı ve iş birliği yapmalıdır" şeklinde sürdürdü.
HALKIN SESİNİ SOKAKTAN DUYMAK DOĞRU DEĞİL
"Halkın sesini ilk kez sokaktan duymak kabul edilemez. Benim sorumluluğum halkın sorunlarını çözmektir; onların baskı ve sıkıntı görmesine, sorunların birikmesine ve sonunda sokağa çıkıp bağırmalarına kadar beklemek değil ki ancak o zaman bir sorun olduğunu anlayalım" diyen Cumhurbaşkanı sözlerini "İşlerin düzeltilmesi uyum ve yardım gerektirir. Her kim bir yetenek ve uzmanlığa sahipse, buyursun; biz hazırız, elbette mevcut tüm kısıtlamalar ve sorunlarla birlikte ve onların da çözülmesi gerekir. Eğer meseleleri çözemezsek, kaçınılmaz olarak birbirimizle ihtilaf ve çatışmaya sürükleniriz" şeklinde tamamladı.