Gündem
Maarif’in Kalbinde Ramazan temalı etkinlik, seküler yobazların kimyasını bozdu! İslam’ın karşısında ihanetin safındalar
Allah’ın lanetlediği eşcinsel sapkınlara sahip çıkan, “Sınırımızda cihadçılar olacağına laik PYD/YPG olsun” diyerek teröristlerle yol yürüyen ve şuurlu bir neslin yetişmesinden rahatsız olan malum zihniyetin hazımsızlığı, “İslam’ın karşısında, ihanetin safındalar” eleştirilerini beraberinde getirdi.
Buğra Kardan İstanbul
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınladığı ve mübarek ayda okullarda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinlikler düzenlenmesini öngören genelge; sol tandanslı eğitim sendikaları, mezhepçi oluşumlar, veli dernekleri ve CHP’nin arka bahçesi konumundaki Atatürkçü Düşünce Derneği’ni (ADD) kudurttu. Ramazan bilincini aşılamaya ve şuurlu nesiller yetiştirmeye yönelik genelge sonrası ihanet bildirisi yayınlayan 168 çakma aydının ardından harekete geçen malum odalar, genelge hakkında dava açma kararı aldı.
LGBTİ’Cİ, YPG’Cİ, VESAYETÇİLER
Üyelerine verilen görevleri yerine getirmeme çağrısı yapan marjinal sol çizgideki Eğitim-İş Sendikası ile laik ataklar geçiren Eğitim-Sen, Alisiz Alevilik dayatması yapan sözde Alevi Dernekleri, Veli-Der ve terör örgütüne yönelik açıklamalarla dikkat çeken İnsan Hakları Derneği (İHD) gibi dernekler Ramazan ayı boyunca sürecek etkinliklere karşı çıktı. CHP’lileri yetiştiren ADD ise ‘Anayasa’yı ihlal’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ iddialarıyla Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında suç duyurusunda bulundu. 81 ile gönderilen genelge doğrultusunda ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ adı altında bir dizi etkinlik düzenlenmesini ve öğrencilere Ramazan çetelesi dağıtılmasını sindiremeyen vesayetçi dernek, Tekin’in ‘müebbet’ hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Eşcinsel sapkınlara sahip çıkan, “Sınırımızda cihatçılar olacağına laik PYD/YPG olsun” diyerek teröristlerle yol yürüyen ve şuurlu bir neslin yetişmesinden rahatsız olan malum zihniyetin hazımsızlığı “İslam’ın karşısında, ihanetin safındalar” eleştirilerine yol açtı.
FEDA EDECEK ÇAKIL TAŞIMIZ YOK
Akit’e konuşan AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi ise, şunları söyledi: “ADD’nin tavrı şaşırtıcı değil. CHP’yle irtibatlı bu dernekçe genelgenin siyasi tartışma hatta dava konusu yapılması bize tuhaf gelmiyor. ADD ve onun gibi derneklerden, odalardan da bu umulur. Bunlar, dönem dönem demokratik görünüyorlar. Ancak bizi biz yapan değerlerle ilgili hizmetler verildiğinde sıtma tuttuğunu görüyoruz. Ellerinde, ayaklarında titreme olduğunu ve İslâm alerjisi başladığını gözlemliyoruz. Ülkemizde her inanç grubuna hürmet edilmeli. Ancak CHP ve ona bağlı derneklerde yahut odalarda böyle bir kaygı yok. Okullarda Ramazan etkinliklerinin ardından ‘Laiklik elden gidiyor’ diye bağırmak, bildiri yayınlamak bunun ürünüdür. Seçim dönemlerinde halkın dini hassasiyetlerinden faydalanmaya çalışıyorlar. Normal dönemlerde de İslâm’ın adını duymaya katlanamıyorlar. Bunların hezeyanlarına pabuç bırakacak değiliz. Bir bakan için müebbetle yargılama talep edenleri, tehditlerde bulunanları reddediyoruz. Bu basiretsizleri biliyoruz. Bakanımızın ardındayız. Hiçbir güruhun hezeyan dolu yaklaşımlarına feda edecek çakıl taşımız yoktur. Tekin’i hedef alan görünüşte aydınların, derneklerin ve odaların karanlı emellerini biliyoruz. Bunların İslâm hazımsızlıklarını biliyoruz. Bunların herhangi bir inançla değil, İslâm’la sorunları olduğundan da şüphe etmiyoruz. CHP’den güç alarak etkinlikleri ve Bakanı hedef alanları kınıyoruz.”
ESKİ ALIŞKANLIKLARI BIRAKIN
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz da şunları dile getirdi: “ADD’nin ‘Değerlerimizi yaşatalım, kültürümüzü gelecek kuşaklara aktaralım’ diye genelge yayınlayan Bakan Tekin hakkında müebbet hapis talepli suç duyurusunda bulunması talihsizliktir. Bu, derneğin milletine ve onun taşıdığı değerlere ne kadar yabancılaştığını, düşman olduğunu gösterir. Genelge anayasaya aykırı değil tam aksine Anayasa’nın bakanlığa verdiği görevin yerine getirilmesini talep eden bir genelgedir. Yargılanması gereken görevini lâyıkıyla yapan Bakan Tekin değil, Atatürk’ü ve Anayasa’mızı kendi marjinal görüşlerine alet eden ADD’dir. Sıradan bir dernek statüsünde olmasına rağmen bir yargı organı gibi davranarak her fırsatta içindeki kini kusmak kanun önünde hesabı verilmesi gereken bir eylemdir. Bize göre laiklik, din ve değer düşmanlığı değildir. Tam aksine devlete bu hakları koruma görevi veren düzenlemelerin dayanağıdır. ADD, bu millet için hayırlı bir iş yapmak istiyorsa ya modası geçmiş suç duyurusunda bulunmak, bildiri yayınlamak gibi eski alışkanlıklarından vazgeçsin ya da kapısına kilit vursun.”