AKİT MENÜ

Gıda

Vatandaşlarımız etiketleri iyi okumalı

Akit’e özel röportaj veren Gıda Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fatih Efe yaptığı açıklamada, “Ürünlerin son kullanma tarihini değiştiriyorlar, Vatandaşlarımız etiketleri iyi okumalı” dedi.

Haber Merkezi

Akit’in bu haftaki konuğu, Gıda Mühendisleri Birliği Genel Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Mal Muayene Komisyonu Başkanı Fatih Efe. Fatih Efe’ye her gün yenilerine şahit olduğumuz gıda sahtekârlıklarına ilişkin sorular sorduk. Verdiği cevaplarla hem bilgilendik, hem de kaygılandık.

TAKLİT VE TAĞŞİŞ NASIL YAPILIR?

Sayın Efe, Türkiye’de taklit, tağşiş ve gıda sahtekârlığı konusunda neler söylersiniz?

Öncelikle kavramları halkımızın anlaması için anlatalım. Taklit, bir ürünün yerine aslı ile alakası olmayan başka bir ürünü koymaktır. Örnek olarak, balın yerine glikoz, dana eti yerine tek toynaklı hayvan eti koymayı gösterebiliriz. Tağşiş ise, esas ürünün içindeki kıymetli olan bileşenini, olması gerekenden daha fazla içinden çekip almak veya kıymetsiz olan bileşeni ilave etmek yoluyla çoğaltmak. Buna örnek olarak ise, sütteki yağı olması gerekenden fazla çekmek veya süte su ilave etmek. Bu da tağşişe en evrensel örnektir.

 

EN FAZLA ET VE SÜT ÜRÜNLERİ, BAL, ZEYTİNYAĞINDA TAKLİT VE TAĞŞİŞ OLUYOR

Daha çok hangi tür ürünlerde taklit ve tağşişe daha sık rastlanıyor?

Genelde maddi değeri yüksek olan gıdalarda taklit ya da tağşiş hilesine rastlıyoruz. Bunların başlıcaları; Et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, bal, baharatlar, zeytinyağı gibi ürünlerde yapılıyor.

AYÇİCEK YAĞI ZEYTİNYAĞI OLUYOR, MARGARİN TEREYAĞ OLUYOR!

Evlerin buzdolaplarının yüzde 80’ini bahsettiğimiz ürünler dolduruyor. Bunlarda yapılan hilelere örnek verebilir misiniz?

Ayçiçek yağına aroma verici ve renklendirici gıda katkı maddeleri eklenerek zeytinyağına benzetme yöntemi, bitkisel yağda sıkça rastladığımız sahtekarlıklardan. Hayvansal yağlarda, tereyağ yerine yine aromatik madde ilave edilerek margarin ikame edilmektedir. Aroma, bitkisel margarin, dolgu maddeleriyle tereyağını hem çoğaltıyorlar, hem de sahtesini üretip tüketiciye satıyorlar. Tereyağında, hem taklit, hem tağşişe rastlanıyor.

 

TÜKETİCİ PEYNİR YEDİĞİNİ ZANNEDERKEN ASLINDA MARGARİN YİYOR!

Peynirlerde de çeşitli hilelere rastlıyoruz. Genelde ne tür hileler yapılıyor peynirlerde?

Özellikle eritme peynirlerin içine margarin katılarak çoğaltılıp taklit hilesi yapılmaktadır. Tüketici peynir yediğini zannederken aslında peynir fiyatına margarin yemektedir. Bunun yanı sıra, son tüketim tarihi geçmiş bazı peynir çeşitleri eritilerek, eritme ve krem peynir olarak yeniden piyasaya sunulmaktadır.

YOĞURTLARA KATILAN MADDE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZE ZARAR VERİYOR!

Yoğurtlara neler katıldığını sormaya korkuyorum aslında…

Yoğurtlara adeta antibiyotik gibi bir gıda katkı maddesi katılarak raf ömrü uzatılmaktadır. Böylece yoğurtlar kolay kolay bozulmamaktadır. Aylarca dolapta aylarca kalıp bozulmayan yoğurtlara rastlıyoruz. Bunlar sağlıklı değildir. Burada, mikroorganizmaları öldüren katkı maddesi, bağırsaklarımızdaki probiyotik dediğimiz mikroorganizmaları da öldüreceğinden bağışıklık sistemimize çok büyük zarar vermektedir.

 

CİROYA GÖRE CEZA SİSTEMİ SUCUKLARDAKİ HİLELERİ AZALTTI

Süt ürünlerinde bunlar yapılıyorsa, etlerde neler yapıldığını düşünemiyor insan, ne dersiniz?

Et ürünlerinde en fazla taklit tağşişe, sucuk, salam, sosis gibi ürünlerde rastlanıyor. Dana sucuklarına kanatlı hayvan eti veya soya proteini katarak hile yapılmakta. Bu hile baskın baharat ve sarımsak ile gizlenmektedir. Daha önce tüm firmalara eşit ölçüde ceza kesiliyordu. Büyük firmalar bu standart cezalardan fazla etkilenmedikleri için onlara caydırıcı olamıyordu. Cezaya razı gelerek hileye devam ediyorlardı. Cezalardan küçük firmalar etkilendiği için ülke genelinde hizmet veren büyük firmalar üzerinde caydırıcı olamıyordu. Daha sonra Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayınladığı tebliğ ile üretimin miktarına veya ciroya göre cezai işlem uygulanmaya başlandı. Bu uygulamadan sonra sucuklara dana eti dışında hayvan eti katılmasına dönük hilelerde azalma görüldü.

ET YERİNE SU SATIYORLAR!

Etlerin ağırlığını suyla artırdıkları doğru mu?

Evet. Etler kuşbaşı haline getirilerek, beton mikserleri gibi makinelere atılıyor. 100 kilogramlık mikserin içine 90 kilogram kuşbaşı et ve kodeksin izin verdiği ölçüde 10 kilogram kadar ilaçlı su konarak vakum ile döndürüp, ilaçlı su et misellerinin içine sokularak 90 kilogramlık et 100 kilograma çıkarılmaktadır. Böylelikle, tüketiciye 10 kilogram et yerine ilaçlı su satılmış oluyor. Bu etler de (İstenilen orandaki azot, karbondioksit ve oksijenden oluşan) kontrollü atmosferli paketlere konulup market raflarında satılmaktadır. 1 kilogram normal dana eti pişince yaklaşık 600 grama düşerken, bu etlerin 500-550 grama düştüğünü görürüz. Bu da içindeki sudan kaynaklanmaktadır. Burada kontrollü atmosfer ve ilaç ile raf ömrü uzatılırken, su katılarak haksız maddi kazanç elde edilmektedir.

 

SON KULLANMA TARİHİNİ DEĞİŞTİRİYORLAR!

Geçtiğimiz günlerde Nevşehir’de yaşanan SKT silinip yeniden tarih basılmasına yönelik usulsüzlük tepki çekmişti. Gıda firmaları, yıllardır halkımıza bu şekilde tarihi geçmiş ürünler mi yedirdi?

Evet, hileler sadece taklit ve tağşişten ibaret değildir. Son dönemlerde en fazla yaşanan ve önüne geçilemeyen hilelerin başında Son Kullanma Tarihi (SKT) veya Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) geçmiş ürünlerin tarihinin ambalaj üzerinden aseton marifetiyle silinip yerine yeni tarih basılması geliyor. Bu işlem çok basit gibi görülse de halk sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Gerek kimyasal gerek mikrobiyal açıdan tarihi geçmiş gıda ürünleri, halk sağlığı açısından çok önemli bir tehdittir. Gerçekten de art niyetli gıda firmaları, bu son kullanma tarihi değiştirme yöntemiyle uzun yıllar halkımızın sağlığıyla oynamışlardır.

DONDURMA DİYE SÜTLÜ YA DA MEYVELİ BUZ YEDİRİYORLAR

Dondurmalarda durum nedir?

Dondurmalarda da aynı şekilde; klasik dondurma kap ve ambalajlarına bire bir benzeyen kap ve ambalajlara dondurma yerine sütlü buz konmaktadır ve bunların üzerine küçük bir yazı yazılarak adeta “Ben dondurma satmıyorum. Siz dondurma sanıyorsunuz” diye tüketicilerin algısıyla oynuyorlar. İnsanlar dondurma sanarak sütlü buz yiyorlar. Ama dikkat ederseniz, siz de göreceksiniz. Ambalajlara dikkatle bakarsanız, önceden dondurma sanıp aldığınız birçok ürünün aslında dondurma olmadığını, sütlü buz veya meyveli buz olduğunu anlayacaksınız. Bu nedenle, etiket okuryazarlığı çok önemlidir. Halkımızın bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor.

 

SÜT TOZU YERİNE KAHVE AĞARTICI SATIYORLAR!

Süt tozu ile ilgili neler yapıyorlar?

Kahvelerde kullanılan süt tozu yerine yine küçük puntolarla aynı ambalaja “kahve ağartıcı” yazarak gıda, katkı ve dolgu maddesi satmaktadırlar. Vatandaşlarımız yine etiketlere, ambalajlara dikkat ederek ürün alırlarsa yanılmaktan kurtulacaktır.

MEYVEYLE HİÇ ALAKASI OLMAYAN MEYVE SULARI İÇİYORUZ

Tüketici algısına yönelik sahtekârlığa yönelik yöntemler hakkında bilgi verir misiniz?

Firmalar, meyve sularının ambalajlarının üzerinde meyve suyu veya meyve nektarı yerine, aynı ambalaj ve aynı görsel üzerine, “meyveli içecek”, “meyve benzeri içecek”, “meyve aromalı içecek” gibi yazılar yazarak, meyve suyu veya nektarı algısı yaparak, meyve ile alakası olmayan karışımları tüketiciye satmaktadır. Bunların önüne de, meyve suyu veya nektarı olmayan ürünlerin ambalajlarının üzerine meyve resimleri koyulmasının yasaklanmasıyla geçilebilir. Çünkü bu tür içecekler meyve suyu veya meyve nektarı değildir. Bu tür içecekler, yapay veya doğala özdeş aroma vericiler, renklendiriciler gibi gıda katkı maddelerinin su ve şeker süspansiyonu ile elde edilmektedir. Yani meyve ile hiçbir alakası yoktur. Başka bir ifadeyle, firmaların algılarımıza yönelik bu yöntemleriyle meyveyle hiç alakası olmayan sözde meyve suları içiyoruz.

 

KABARTMA STT VE QR KOD YÖNTEMLERİ ÇÖZÜM OLABİLİR

Peki buna kesin bir çözüm bulunamaz mı?

Gıda Mühendisleri Birliği olarak, bu konuda çözüm önerileri için bir çalıştay hazırlığındayız. Çalıştay’dan çıkan çözüm önerilerini bakanlığa sunacağız. Bu çalışmada, son tüketim tarihlerinin ve parti numaralarının kolayca silinip değiştirilememesine yönelik önerilerimizi somut hale getirip bakanlığa sunacağız. Tarihler kabartmalı olarak basılabilir veya QR kod gibi daha kompleks yöntemlerle tarih ve parti numaralarıyla oynanmasının önüne geçilebilir. Bu tür basit çözümlerle halk sağlığı daha etkin korunabilir.

TOPLU YEMEKLERDE ZEHİRLENMELER NEDEN FAZLA OLUYOR?

Toplu yemeklerde neden zehirlenme vakalarına sık rastlanıyor?

Burada özellikle son kullanım tarihi yaklaşmış tavukların daha uygun fiyata toplu yemek firmaları tarafından alınıp imalatta kullanılmasından kaynaklı zehirlenmeler başı çekmektedir. Yine dana kıyma yerine soya proteini ile çoğaltılarak yemeklerin içine kıyma olarak katmaktadırlar. En fazla rastlanan hile budur. Bu tür toplu yemeklerde kızartma yağları, olması gerekenden daha fazla tekrarlı kullanılmaktadır. Bu da mikrobiyal zehirlenmeye yol açmasa da kimyasal olarak uzun vadede arazlara sebep olacak zehirlenmelere neden olmaktadır. Bu yağlarda oluşan nitrozaminler, hücre içine girip genetik materyali tahriş ettiğinden, kansere varacak kadar sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir.

 

KÖFTELERE DİKKAT!

Köftelerle ilgili çok söylenti dolaşıyor. Köftelerde durum nedir?

Özellikle baharatla kokusu bastırılmış özellikle köfte gibi ürünlerde, dana kıymaya ilave olarak kanatlı kıyması, soya proteini gibi ürünler katılmakla beraber, bahsettiğimiz üzere ağırlaşmış, bozulmaya yakın ürünleri de köftelerde kullanmaktadırlar.

KOKOREÇLER KURTÇUKLARLA BİRLİKTE PİŞİYOR!

Kokoreçleri sormaya gerçekten korkuyorum ama kokoreçlerle ilgili durumu da sormak zorundayım…

Dışarıda “sokak lezzetleri” adı altında satılan kokoreçlere yakından bakıldığında, birçoğunda kendi renginde, beyaz kurtçukların olduğunu göreceksiniz. Ne yazık ki çoğu zaman kurtçuklar ve kokoreç birlikte pişerek tüketiciler tarafından tüketilmektedir.

 

VATANDAŞLARIMIZ ETİKETLERİ İYİ OKUMALI

Son olarak kısaca vatandaşlarımızın gıda ürünü alırken dikkat etmesi gerekenleri aktarır mısınız?

Vatandaşlarımız, köfte ve sucuk gibi yoğun baharat kokusuyla bastırılmış ürünleri alırken temkinli olmalıdır. Yine ambalajı bozuk, kalitesiz ürünleri almamaları gerekmektedir. Özellikle etiketleri iyi okumalı ve ne aldıklarını bilmelidirler.

Yorumlara Git

Yine ‘laiklik elden gideyah’ naraları! Ha kemalist CHP ha DEM Parti

İmamoğlu’nun’VİP’ tutukluluğu sona erdi! Adalet yerini buldu

Horonlu cenazeye tepki: Burası Trabzon mu Yunanistan mı kardeşim?

Cennet koyu betona boğdular

İstanbul, Eyüpsultan'da 3 farklı noktada yangın! Ekipler olay yerinde