AKİT MENÜ

Oruç

Mü'min'in her anı değerlidir

Kendisiyle müşerref olduğumuz İslam, hayatımızın her anını salih amel kategorisi olan hayırlı ve anlamlı işlerle geçirmemizi emreder. Sözün en doğrusunu söyleyip, sözün en güzeline uymamızı tavsiye eder.

Haber Merkezi

İslam, dünyada ve ahirette fayda sağlamayacak, zaman kaybına yol açacak tüm boş işlerden uzak durmamızı emreder. Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de kurtuluşa eren müminlerin en belirgin vasıflarından birini de “kendilerini ilgilendirmeyen, mâlâyânî işlerden uzak durmalarıdır.” (Mü’minûn, 23/3) şeklinde belirtir. Rabbimiz bize nice nimet ve imkânlar sunmuştur. O’nun bizlere bahşettiği bu nimetler, gereksiz ve amaçsız yere harcanamayacak kadar kıymetlidir. Bu itibarla her Müslümanın, kendisine ve çevresine faydası olmayacak boş işlerden uzak durması, mü’min olmasının gereğidir. Fiillerinde, sözlerinde ve her hareketinde Allah’ın rızasını gözetmek mümine yakışandır.

MÜ’MİNİN KARAKTER ÖLÇÜSÜ

Mü’min, Rabbimiz’in Kur’an’da tavsif ettiği, peygamberimizin örnekliğiyle sergilediği karakteri oluşturmaya gayret etmeli. Müslümanlığımızın güzelleşmesi, kulluğumuzun Allah katında kıymet kazanması bu ölçüye riayet etmeye bağlıdır. Kur’an’ın ifade ettiği “mâlâyânî işlerden uzak durmaları”, Allah’ın kullarında görmek istemediği her türlü boş ve yanlış (bâtıl) tutum ve davranışlardır. Zira her boş söz, hal ve hareket fayda sağlamadığı gibi çeşitli günahlara da sevk eder. Yalan, gıybet, dedikodu ve iftiraya sebebiyet verir. İster bu haller kendisinde sadır olsun isterse de oturduğu yerde bunlara şahit olsun. Mümine yakışanı Yüce Rabbimiz şöyle haber veriyor: “O mü’minler, gıybet, dedikodu, yalan gibi sözleri işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler. ‘Bizim yaptıklarımızın sorumluluğu bize, sizin yaptıklarınızın sorumluluğu da size aittir. Selam olsun size. Bizim cahillik edenlerle işimiz yok’ derler.” (Kasas, 28/55)

 

Resûl-i Ekrem (s.a.s) de: “Faydasız işleri terk etmesi, bir kişinin iyi Müslüman olmasındandır.” (Tirmizî, Zühd; Muvatta’, Hüsnü’l-hulk) buyurur.

İman etmek, mü’min olmak sorumluluk üstlenmektir. Bizlere verilen her nimet de bu sorumluluğumuzun gereği bahşedilmiştir ve şükrü gerektirir.

MÜ’MİNİN BOŞ ZAMANI YOKTUR

Peygamberimiz zamanı, iki nimetten biri olarak haber verir ve birçok insanın bundan gafil olduğunu bildirir.

Dolayısıyla Allah’a, resûlüne ve ahiret gününe iman eden biri için ömrünün her anı kıymetlidir, boşa geçirilemeyecek kadar paha biçilmezdir. İnanan insan, yarın hesap gününde her anının hesabını vereceğini unutmamalı.

Allah Rasulü (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününde insanoğlu, şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan bir yere kımıldayamaz: Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini ne şekilde geçirdiğinden, malını/servetini nereden kazandığından ve nerelere harcadığından, bildiği ile amel edip etmediğinden.” (Tirmizi, Sıfatü’l- Kıyâme)

Sonuç olarak kâmil mü’min kalabilmenin şartı; her hal ve hareketinde dünya ve ahirette yarar sağlamayacak boş şeylerden yüz çevirmektir.

Yorumlara Git

Erzincan Valisi Aydoğdu söz verdi! Kardeşlerine hem anne hem baba oldu

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den dosta güven düşmana korku veren mesaj! “Türkiye Yüzyılı güçlü güvenlik demektir!”

Emniyetin içine sızan "Casper" hainlerine darbe! Uyuşturucu baronlarına bilgi satan rüşvetçi polisler adalete teslim edildi!

Görüşmeler Cenevre’de! ABD-İran hattında kritik gün

CHP’nin akıl hocası ortaya çıktı! Çin üniforması giyip zafer tiyatrosu oynayarak dünyayı kandırmaya kalktılar