AKİT MENÜ

Teknoloji

Kamyonlar dolusu gıda çöpe gidiyor! Nedeni şaşırtacak

Yapay zekâ tabanlı lojistik altyapılarda yaşanan bir aksaklık, depolar tıka basa dolu olsa dahi sevkiyat zincirini durma noktasına getirebiliyor; kamyonlarca gıda ürününün dağıtımı yapılamadan bekleyebiliyor.

Alican Öztekin

Yapay zekâ tabanlı lojistik altyapılarda yaşanan bir aksaklık, depolar tıka basa dolu olsa dahi sevkiyat zincirini durma noktasına getirebiliyor; kamyonlarca gıda ürününün dağıtımı yapılamadan bekleyebiliyor.

Gıda tedarik zincirlerinde yapay zeka ve otomasyonun artan rolü, sistem arızalarında ciddi kırılganlıklar oluşturuyor. Uzmanlara göre, dijital onay ve doğrulama altyapısına bağımlı hale gelen lojistik ağlarda yazılım çöktüğünde, fiziksel olarak mevcut olan gıda bile pazara ulaşamıyor.

Market rafları dolu görünse de, arka plandaki dijital sistemlerde yaşanan aksaklıklar dağıtımı durma noktasına getirebiliyor. Sevkiyatlar, dijital platformlar ve otomatik onay araçları tarafından doğrulanamadığında serbest bırakılamıyor, sigortalanamıyor ya da yasal olarak dağıtılamıyor. Başka bir ifadeyle, sistem “görmezse” gıda piyasaya giremiyor.

 

Siber saldırılar riski gösterdi

Son dönemde ABD’de büyük süpermarket zincirlerini ve gıda dağıtım ağlarını hedef alan siber saldırılar, bu kırılganlığı somut biçimde ortaya koydu. Çevrim içi sipariş sistemleri devre dışı kalırken, teslimatlar gecikti. Fiziksel stok bulunmasına rağmen lojistik akış sekteye uğradı.

2021’de JBS Foods’a yönelik fidye yazılımı saldırısında da et işleme tesisleri faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Hayvanlar, çalışanlar ve altyapı hazır olmasına rağmen dijital sistemlerin çökmesi üretimi engelledi.

“Yetkilendirme” sorunu

Uzmanlar, gıda güvenliğinin yalnızca arz meselesi olmadığını, aynı zamanda “yetkilendirme” meselesi olduğunu vurguluyor. Dijital sevk belgeleri bozulduğunda ya da sistemler donduğunda kamyonlar yüklenmiş olsa bile hareket edemiyor.

Yaklaşık 72 saat içinde dijital kayıtlarla fiziksel gerçeklik arasında kopukluk oluşabiliyor. Envanter sistemleri raflardaki ürünlerle uyuşmuyor ve manuel müdahale gerekiyor. Ancak verimlilik gerekçesiyle manuel prosedürler büyük ölçüde kaldırılmış durumda ve personel bu tür müdahaleler için eğitilmiyor.

 

İnsan faktörü zayıflıyor

Otomasyon, maliyetleri düşürüp verimliliği artırsa da insan müdahalesinin geri plana itilmesi yeni riskler doğuruyor. Kararlar giderek şeffaf olmayan algoritmalar tarafından alınıyor ve bu kararlar çoğu zaman kolayca sorgulanamıyor ya da değiştirilemiyor.

Taşımacılık, depolama ve denetim alanlarındaki iş gücü eksiklikleri de kırılganlığı artırıyor. Dijital sistemler toparlansa bile akışı yeniden başlatacak insan kapasitesi sınırlı kalabiliyor.

Uzmanlar, yapay zekanın tamamen terk edilmesi gerektiğini değil, insan denetiminin korunması gerektiğini belirtiyor. Algoritmaların denetlenebilir olması, acil durum tatbikatlarının yapılması ve manuel müdahale kapasitesinin sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.

Gıda sistemlerinde asıl soru, dijital altyapının arızalanıp arızalanmayacağı değil; arızalandığında sistemi ayakta tutacak insan kapasitesinin bulunup bulunmadığı.

Yorumlara Git

Kar New York’u dondurdu, ama… Müslüman Belediye Başkanı Mamdani’den örnek davranış

Yapay zekayla basur merhemi sattırmışlardı! Nihat Hoca’dan şaşırtan cevap: Din yapay zekadan öğrenilir mi?

Nükleer enerji ertelenemez bir ihtiyaç

Zelenski dünyaya ilan etti: Rusya-Ukrayna savaşında Putin kaybetti

Özgür Özel ve saz arkadaşları kara kara düşünsün! Dokunulmazlık dosyaları Meclis'te