AKİT MENÜ

Kobi

İmalat sanayine yeni destek paketi! İmzalar atıldı

"İmalat Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı" resmen hayata geçirildi. Programla KOBİ’lerin finansmana erişimi kolaylaştırılarak nakit akışlarının rahatlatılması ve mevcut istihdamın korunması hedefleniyor.

AA
Güncelleme Tarihi:

İmalat sektöründe faaliyet gösteren firmaların finansmana erişimini güçlendirmek ve istihdamı korumak amacıyla hazırlanan “İmalat Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı” için imzalar atıldı.

 

Program için düzenlenen imza töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Alpaslan Çakar, burada yaptığı konuşmada, imalat sanayisinin, ihracatın lokomotifi, teknolojik dönüşümün taşıyıcısı ve sürdürebilir kalkınmanın temeli olduğunu, KOBİ'lerin ise toplam işletmelerin yüzde 99'unu ve istihdamın 4'te 3'ünü meydana getirdiğini söyledi. Bu yapının sadece ekonomik değil, aynı zamanda ülkenin sosyal yapısının da temeli olduğuna işaret eden Çakar, şu ifadeleri kullandı:

 

"Küresel ölçekte yaşanan dalgalanmalar, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, özellikle artan maliyetler, talep koşullarındaki belirsizlikler üretim yapan, istihdam sağlayan firmaların üzerinde baskı oluşturmaktır. Tam da bu noktada, üretimi, yatırımı, istihdamı korumak ve ona ilişkin etkin ve zamanında adımlar atmak en önemli sorumluluğumuzdur. Bu pakette, onun somut bir çalışma örneğidir. Paketle, imalat sanayinde faaliyet gösteren firmalarımızın işletme sermayesi ihtiyacı karşılanarak, finansmana erişimi sağlanacak. KOBİ'lerin finansmana erişimi sağlanarak, nakit akışları rahatlatılacak, üzerlerindeki maliyet baskısı azaltılacak. Mevcut istihdamın korunmasına katkı verilmiş olacak, etkin kapasitesinin kaybı önlenmiş olacak."

 

Çakar, Kredi Garanti Fonu (KGF) teminat mekanizması sayesinde, krediye erişimde teminat sıkıntısı yaşayan firmalar için güçlü bir destek zinciri oluşturduklarını anlattı. Reel sektöre, güçlü bir finansman desteği sağlayacaklarını vurgulayan Çakar, "Biz, zor zamanlarda reel sektörün yanında duran, ekonomimizin nabzını tutan ve özelikle büyüme dönemlerinde yatırımları destekleyerek, firmalarımızın ve reel sektörümüzün stratejik ortaklarıyız. Küresel rekabetin daha da artacağı, verimlilik ve teknolojik faaliyetlerin özellikle belirleyici olacağı bir döneme geliyoruz. Bankacılık sektörü olarak ticari kredilerimizin bugün itibariyle yüzde 33'ünü imalat sanayine vermiş olacağız. İmalat sanayi bir ülkenin ana taşıyıcısı, özellikle dış pazarlardaki rekabetteki ana gücü ve ana fonksiyonudur. Bankacılık sektörü olarak reel sektörü finanse etmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

 

"Katılım bankalarımız çözüm üreten birer iş ortağıdır"

Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Akben de Katılım Bankaları sektörünün toplam aktif büyüklüğünün 2025 yılı sonunda 2 trilyon 222 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Toplam bankacılık varlıkları içinde aldığı payın da yüzde 9,2'ye ulaştığını aktaran Akben, şu değerlendirmelerde bulundu:

 

"Finansal ekosistemdeki istikrarlı gelişimimizi, artan derinliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Bizim için aktif büyüklüğümüzdeki bu gelişim kadar, büyümenin reel sektör odaklı niteliği de modelimizin başarısını simgelemektedir. Katılım bankalarımız sadece finansman sağlayan kurumlar değil, aynı zamanda çözüm üreten birer iş ortağıdır. Biz bu süreçleri yürütürken, ekosistem paydaşlarımızla tam bir uyum içinde hareket ediyoruz."

 

Akben, ihracatçıların küresel pazardaki varlığını güçlendirmek adına, Türk Eximbank ile katılım esaslı ürün ve hizmetleri hayata geçirdiklerini dile getirdi. Bu işbirliğinin en güncel ve stratejik adımı olarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kaynaklı ihracatın finansmanını, reel sektörün kullanımına sunduklarına dikkati çeken Akben, şunları kaydetti:

 

"Aynı şekilde, KOBİ'lerimizin ve imalatçılarımızın finansmana erişimindeki teminat bariyerini açmak için sektörümüzün öz kaynaklarıyla kurulan Katılım Finans Sektörü Kefalet AŞ (KFK) üzerinden de çözüm üretiyoruz. KFK kuruluşundan bugüne kadar öz kaynak ve hazine destekli kefaletleriyle toplam 14 milyar lira kefalet hacmine ulaşarak, reel sektörümüze can suyu olmuştur. 2026 yılı sonunda 55 milyar liralık kefalet hacmine erişmeyi hedefliyoruz. KFK, sağladığı katılım esasında teminatlar sayesinde, finansman süreçlerindeki tıkanıklıkları gidermekte ve işlemcilerimizin üretim iştahını desteklemektedir. Bugün KOSGEB ile imzaladığımız bu protokolü de bu bütüncül ve sonuç odaklı yaklaşımımızın stratejik bir halkası olarak görüyoruz. Katılım bankalarımız fonlarını, üretime, istihdama, ihracat kapasitesine ve verimlilik yatırımlarına kanalize ederek, Türkiye'nin üretim ekonomisini desteklemeye kararlılıkla devam edecektir."

 

Konuşmaların ardından, "İmalat Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı" için bankaların ve ilgili kurumların temsilcileri tarafından imzalar atıldı.

 

Yorumlara Git

AB'nin jeopolitik rotasında kilit rol oynuyoruz Tek şansları Türkiye

TSK’nın NATO tatbikatındaki performansı ürküttü Hem sahada hem masada gücümüzü gördüler

Meclis'te köşeye sıkışınca tehdit etti! 'Hayal bile edemeyecekleri bir güçle vururuz'

888 şüpheli tutuklandı! Sıra diğerlerine de gelecek...

Emperyalistlerin şeytani oyununun belgesi! YPG/PKK karargahında DAEŞ merkezi!