Dünya
Pasifik’te Çin üstünlüğü: ABD’de olmayan silahlar
Savunma bütçesini her yıl katlayan Pekin, Washington’ın elinde bulunmayan ultra gelişmiş silah sistemlerine yatırım yapıyor. 8 bin kilometre menzilli füzelerden mobil kıyı savunma hatlarına kadar Çin’in Pasifik’te kurduğu devasa kale, Amerikan stratejistlerin planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Askeri dengelerin hızla değiştiği bir dönemde Çin, savunma sanayisindeki devasa atılımlarıyla küresel bir güç olmanın ötesinde, kendi bölgesinin mutlak hakimi olma yolunda ilerliyor. 2026 yılı itibarıyla ABD'nin ardından dünyanın en büyük ikinci savunma bütçesine sahip olan ülke; hayalet uçaklardan uçak gemilerine, balistik füzelerden roket topçu sistemlerine kadar geniş bir yelpazede teknoloji depoluyor.
Ancak Çin'in askeri envanterini asıl ilginç kılan nokta, sahip olduğu bazı silahların ve teknolojilerin, dünyanın en güçlü ordusu kabul edilen ABD'de bile bulunmaması. Bu durum ABD için bir yetersizlikten ziyade, iki ülkenin askeri hırsları ve stratejik ihtiyaçları arasındaki derin farktan kaynaklanıyor.
ABD kendisini küresel çapta güce sahip bir dünya devi olarak konumlarken, Çin’in öncelikli hedefi Doğu ve Güney Çin Denizi’nden Tibet platosuna kadar uzanan geniş coğrafyada bölgesel hakimiyet kurmak. Bu yerel odaklanma, Çin'i doğrudan rakiplerini durdurmaya yönelik çok spesifik silah türlerine yatırım yapmaya itiyor.
GEMİ AVCISI BALİSTİK FÜZELER VE MENZİL YARIŞI
Çin, hareket halindeki savaş gemilerini binlerce kilometre uzaktan vurabilen anti-gemi balistik füzelerini (ASBM) geliştiren sayılı ülkeler arasında. Bu teknoloji, Çin ordusuna Amerikan uçak gemilerini anakaradan ayrılmadan, ülkenin derinliklerinden vurma kabiliyeti kazandırıyor. Envanterde bulunan YJ-21, DF-21D ve DF-17 gibi füzeler yaklaşık 2000 kilometrelik bir alanı kontrol altında tutuyor. Asıl dikkat çeken DF-27 varyantı ise 8000 kilometreye ulaşan menziliyle Guam, Alaska ve hatta Hawaii’deki Amerikan üslerini doğrudan hedef menziline alıyor.
ABD'nin elinde bu füzelerden tek bir tane bile yok. Bunun sebebi ise tarihsel olarak böyle bir silaha ihtiyaç duymamış olması. Pasifik’te Çin’e karşı baskı kuran bir ABD bulunurken, Amerika kendi bölgesinde benzer büyüklükte bir rakip tarafından tehdit edilmiyor. Dolayısıyla ABD, bu açığı denizaltılardan fırlatılan füzeler ve uzun menzilli hipersonik silahlarla kapatmayı seçiyor.
KIYI SAVUNMASI VE KARADAN FIRLATILAN GÜÇ
Çin’in savunma stratejisinin bir diğer ayağı ise dünyada eşi benzeri olmayan devasa bir kıyı füze ağı. Sadece balistik füzelerle yetinmeyen ülke; kamyonlara monte edilmiş, yüksek hareket kabiliyetine sahip kıyı savunma füzeleriyle kıyı şeridini adeta bir kaleye çeviriyor. YJ-62 ve YJ-12B gibi füzeler, mobil bataryalar aracılığıyla kıyı boyunca veya adalardaki ileri karakollarda her an ateşlenmeye hazır bekliyor.
ABD'de ise böyle ulusal bir kıyı savunma ağı bulunmuyor. Amerikan Deniz Piyadeleri son dönemde bu tarz mobil üniteleri denemiş olsa da, bu sistemler ülke savunması için değil, denizaşırı operasyonlarda kullanılmak üzere tasarlanıyor.
Orta menzilli kara füzeleri için de benzer bir durum geçerli. ABD, Sovyetler Birliği ile imzaladığı bir anlaşma gereği 30 yıl boyunca bu menzildeki füzeleri geliştirmekten vazgeçmişti. Çin ise bu anlaşmanın bir tarafı olmadığı için karadan fırlatılan, 1500 ile 4000 kilometre menzile sahip devasa bir füze gücü inşa etti.
Her ne kadar ABD 2019 yılında bu anlaşmadan çekilip kendi sistemlerini geliştirmeye başlasa da, Çin’in bu alandaki onlarca yıllık deneyimine yetişmesi için hala zamana ihtiyacı var.